YAZARA MAİL GÖNDER Çetin Altan.. Düşünceler.. Öfkeler..

YAZARLAR

Gene öfkeliyim.. Bugünlerde her şey beni fena halde öfkelendiriyor.. Ülkenin hali.. Hal meydanda iken, el ele verme yerine, yangına körükle giden siyasetçiler, gazeteciler..
Cennet vatanın içindeki güzellikleri izlemeye yazmaya, insanlara "O kadar karamsar olmayın. Bakın Türkiyem'de neler var" demeye çırpınıyorum, tek başıma..
Hayır.. Seçim var ya.. Oy var ya.. Gerisi önemli değil.. Yahu işte başta Yavuz (Donat) gittiği her yerden yazıyor. İşte hepimiz, gittiğimiz her yerde görüyoruz. İşte anketler, söylüyor.
Cumhuriyet tarihinin en ilgi duymadığı seçimi yaşıyor halk.. Ana fikir "1 Kasım geçsin de ne olursa olsun.."
Ama "Halkım niye aldırmıyor" diyeceğimize, birbirimize daha şiddetle saldırmaya devam ediyoruz.
Bugün aslında, Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki "Zero" sergisiyle ilgili son yazımı yazacak, sizi bu hafta sonu bu sergiye bir daha davet edecektim. Öyle şeyler oldu ki, ön alan.. Beni gene öfkeden deliye döndüren.. O yazım haftaya kaldı.
Çetin Ağabeyi kaybettik.. Haberi veren sözüm ona, güya, lafa ve reklama gelince "Haber kanalı" diye adı geçen tenekelere baktım akşama dek, evden çıkmadan..
Yahu Çetin Altan bir anıt.. Gazeteciliğiyle.. Siyasetçiliğiyle.. Yazarlığı, edebiyatçılığıyla.. Son zamanlarda alenen resmen feylesofluğuyla anıt..
Yahu Çetin Ağabey hasta.. Fena hasta.. Dönüşü yok.. Zaten 88 yaşında.. Yani her an kötü haber gelebilir. Bunu bilmek için Müneccim olmak gerekmez.
Her haber kanalının, böyle durumlarda haber alınır alınmaz, beş dakikada güncellenip yayına koyacak bir belgeseli arşivinde bulundurması gerekmez mi?.
El oğlu bulundurur, hem de nasıl bulundurur bilir misiniz?.
Ben biliyorum. BBC arşivinde, Sofra Lokantaları sahibi Hüseyin Özer'in belgeseli var. Tokat'ın köyündeki doğumundan başlayarak. Hazırlarlarken ben ordaydım, biliyorum.
Yahu koskoca (!) Haber Kanalı'nın bir arşivi olmaz mı?.
Koskoca kanalda bir, tek bir yöneticinin aklına gelmez mi, "Yahu Çetin Altan'ı her an kaybedebiliriz, hazırlıklı olalım" demek.
Hadi adam çalıştırmaktan korkuyorsun, maaştı, vergi, sigorta, tazminattı.. Yahu işte bizim Nebil.. Özgentürk.. Ona sipariş ver, sana en iyisini yapsın. Koy arşivine..
Geldi mi haber.. Koy Çetin Altan filmini yayına, herkese Çin Seddi boyunda geçir, gazeteciliğini, haberciliğini..
Ne gezer.. Bir ajanstan üç beş metre Çetin Altan görüntüleri gelir sanılsa.. Uç uca ekle, çember yap, makineye tak akşama kadar ayni görüntüler bin defa dönsün. Millet eşek ya.. Yıllardır böyle yapıyorsunuz yiyor ya, gene yer..
Laf tamam.. Peki görüntü?. Beleşe televizyonda konuşma meraklısı binlerce insan var bu ülkede.. Cenazelere bile onun için gidiyorlar. Çağırırsın birini. Oturtursun Ana Haber (!) Spikeri'nin (Sevsinler) karşısına. Kaç dakka dersen o kadar konuşmak üzere de emir verirsin. Olur sana "Çetin Altan öldü" haberi..
Yahu gazetecilik öldü.. Katlettiniz, bitirdiniz. Onun haberini kim yapacak?.
Çetin Ağabey, 1958'de başlayan Mülkiye günlerinde anıtımızdı daha.. Kantin'de bir araya geldik mi, ilk duyulan soru "Çetin'i okudun mu" olurdu.. O yaşta herkes devrimci olur ya.. "Çetin" de biz devrimcilerin ilahıydı işte...
Bedii Faik "Bir Damla" yazardı.. Üç satırda hedefinin canına okuyarak. Çetin Ağabey de üç satırla öyle bir "Taş"lardı ki, hedefini yıkardı. Biz de ona tapardık.
1970'li yıllarda.. TRT televizyonu yeni kurulmuş. Ben de spor ve yarışma sunuculuğu yapıyorum. Bir bayram sabahı evden çıktım. Ev TRT stüdyolarının hemen orda. Stüdyo dediğim bir apartman bodrumu o zaman. O apartmanın önünden geçiyorum.
TRT'ci arkadaşlar kolumdan yapıştı, "Seni Allah gönderdi" diye.. Bayram Sabahı özel yayınına Çetin Altan'ı çağırmışlar, eski bayramları anlatsın diye. Canlı.. Ama konuşacak sunucu gelmemiş iyi mi?. "Hadi otur, hemen başlıyoruz" dediler.. "Bre aman" dememe kalmadı, kendimi stüdyoda Çetin Ağabey'in karşısında buldum. Hayatımın en güzel programı çıktı iyi mi?. Çünkü Çetin Ağabey öyle zengin ki, kafada.. Öyle dolu ki.. Pası ver yeter.. Ötesi Pele!..
Ondan sonra işte, dost olduk, gençlik ilahım, anıtımla..
İlahım gitti..
Anıtım duruyor, dimdik.. Hep duracak!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.