YAZARA MAİL GÖNDER Neden o bina kamerayla izlenmedi?

YAZARLAR

Paris cinayeti... Akıllara durgunluk veren ve hem Fransız polisini, hem de Avrupa'da yaşayan PKK'lı Kürtleri hayretlere düşüren olay. Aydınlanmadı henüz ama yavaş yavaş ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı.
Pazartesi günü Remzi Kartal'la görüşmemizden sonra bağlandığım a haber canlı yayınında aktardıklarım her ne kadar haber atlamış olmanın hıncıyla bazılarınca ısrarla çürütülmeye çalışılsa da cinayeti bir değil birden fazla kişinin organize ettiği belli. Kartal'a göre saldırganlar 3 kişi. Fransız polisinden aldıkları duyumlara göre konuşan Kartal'ın bu tezini dayandırdığı argümanlar da gerçekten dikkat çekici.
Bir önceki yazımda da yazmıştım. Olay yerine ilk gelen kişiler öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez'in arkadaşları. Onların gözlemlerini aktardı Kartal. Üçü de oldukları yerde öldürülmüş olarak bulunmuş. Ne bir boğuşma, ne bir tartışma ne bir direniş... Dün Hürriyet'ten Arzu Morin yazmıştı çok güzel bir yazı. İlginç anekdotlar aktarmıştı o da. Mesela kadınlardan sadece birinin paltolu olması olayı. "Hangisi paltoluydu?"
Bu sorunun yanıtını aslında Abdurrahman Şimşek daha önce vermişti ve ben de yazmıştım. Paltolu olan Sakine Cansız ona göre. Zaten katiller onu adım adım takip edip olay mahalline ulaşıyor. Ve takip edenler 3 kişi. Binanın giriş kapısını izleyen bir kamera olmadığı için o 3 kişinin içeri girip girmediği belli değil ama Cansız'ı takip edenlerin 3 kişi olduğu kesin.
Bence soru asıl burada sorulmalı işte. Her şeyi kayıt altına alan, her bir şeyi arşivleyen, her yanı izleyen Fransız Gizli Servisi ya da polisi, her gün onlarca PKK'lının gidip geldiği büronun bulunduğu o binayı neden bir kamerayla izlememiş?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.