Midyat ile Nusaybin ilçeleri arasında kalan Kaleli köyünde eski adıyla "Efşe" olan yaşayan Yezidiler 1987 yılında terörden zarar görmemek için yerlerini yurtlarını bırakıp Almanya ve Belçika'ya göç etti. Yıllarca vatan hasreti çeken Yezidiler, bölgede sağlanan güven ve huzur ortamıyla birlikte yeniden anavatanları Türkiye'ye dönüp, köyde aslına uygun Midyat'ın Nahit Katori taşıyla villa evler inşa etmek istiyorlar.
100 EZİDİ AİLE GERİ DÖNME KAKARI ALDI
Almanya ve Belçika'da bir araya gelen Kaleli köyünden Yezidi vatandaşlar, bölgede sağlanan güven ve huzur ile birlikte köyde incelemelerde bulunup, eksikleri ve acilen yapılacak olanları listeledi. Kadastro girmediği için Yezidilerin arazileri ormanlık kapsamına girdi ve köy de sit alanı olarak kabul edildi. Yezidilerin bunlara yönelik açtığı hukuk mücadelesi sürerken, Avrupa'dan geri dönmek için karar alan yaklaşık 100 Yezidi aile, şimdi yeni villa evler ve bir tane sosyal tesis ve ibadethane inşa etmek için kolları sıvadı.
Köye elektrik, su ve altyapı hizmetleri getirilmesi için Mardin Valiliği ve Nusaybin Kaymakamlığı'na başvuran Yezidiler, sorunlarına çözüm için destek istediler.

AVRUPA'DAN GENÇLER DE GELDİ
Aileleri Avrupa'ya göç ettikten sonra yaklaşık 40 yıl aradan sonra aileleri ve akrabaları ile köye gelen Yezidi gençler de yolun kapatılmış olmasının şaşkınlığını yaşarken, çarşıdan aldıkları eşyalarla köye yürümek zorunda kaldılar. Köyde bir zamanlar ailelerin yaşadığı evleri gezen, Yezidi gençler, ailelerin köye dönme kararını desteklediklerini belirttiler.
"EN AZ 50-100 VİLLA PROJEMİZ VAR"
17 yaşındayken ailesiyle birlikte Kaleli Köyü'nden Almanya'ya göç eden 52 yaşındaki Fayik Kaleli, "Buralardan göç ettik Avrupa'ya. Bizim köyümüz 1989 yılında tamamen boşaldı terör nedeniyle. Hemen hemen yüzde yüz toplumumuz Avrupa'da yaşıyor. Bizim köylüler bir karar aldılar, köye dönüş kararı. Bu son olay da bizim komşu köy Süryaniler, Taşköy, bizim yolumuzu kapattılar. Bizim amacımız buraya atalarımızdan kalan yerlerimize geri dönmek istiyoruz. Yeniden buralı olmak istiyoruz. Bu imkânları da bize devlet sağlayabilir, sağlayacakta. Yeni ev inşa etmek için hazırlık yapıyoruz. En az 50-100 villa projede vardır. Köylülerimiz bu villaları yapmaya karar vermiştir" dedi.
"VATAN HASRETİ HER ŞEYDEN HER ŞEYDEN ÖNCELİKLİDİR"
Köyü dönme kararı alan İzzettin Yalçın ise, "Gördüğünüz köyde atalarımız, dedelerimiz, babalarımız yaşamıştır. Biz en son terör nedeniyle 1989'da köyü boşalttık. Avrupa yollarına düştük. Biz de uzun bir süreden sonra yaklaşık 35 sene sonra tekrar köyümüze dönüş kararı aldık. Tabi bunu devletin yardımıyla biz yeniden köyümüze inşa etmeye çalışıyoruz. İnan ki vatan hasreti her şeyden her şeyden önceliklidir. İnsan bu kadar yabancı ülkede, yabancı bir memlekette yaşasa bile yani vatan hasreti, insan doğduğu yeri, büyüdüğü yeri unutamaz. Bu mümkün değil. Bunu 35 sene sonra keşfetmedik, yani gittiğimizden beri her gün köyümüzü, doğduğumuz yeri, büyüdüğümüz yeri unutmak için her ne kadar şey olsa bile insan köyünü düşünmeden, vatanını düşünmeden edemez. İnanız ki biz her gün her saniye her dakika memleketimizi, doğduğumuz büyüdüğümüz yeri düşünüyoruz. Her ne kadar binlerce kilometre uzak olsa bile biz yine köyümüzün, vatanımızın hasret ile yaşıyoruz. O yüzden biz tekrar dönme kararı aldık, köyümüzü inşa etmek için. Yani yaşayabilmemiz için bir çaba içerisine girdik" dedi.