Bahar kimdir?

10 Aralık 1886'da Meşhed'de doğdu. Babası zamanın önde gelen bilgin ve şairlerinden olup, Sabûrî mahlası ile şiir yazan ve sonradan "melikü'ş-şuarâ" unvanını kazanan Hâc Muhammed Bâkır-ı Kâşânî'dir. Bahâr mahlasını, babasını ziyarete geldiği sırada (1300/1882-83) ölen şair Mirza Nasrullah Bahâr-ı Şirvânî'den aldı. Annesi aslen Kafkasyalı müslüman bir Gürcü ailesine mensuptur. Bahâr ilk öğrenimini babasının yanında tamamladı. 1904 yılında babası ölünce Meşhed'in tanınmış bilgini Edîb-i Nîsâbûrî'nin derslerine devam etti. Küçük yaştan itibaren şiirle ilgilendi ve eski büyük şairleri taklit ederek şiirler yazdı. Babasının ölümünden sonra Kaçarlar'dan Muzafferüddin Şah tarafından kendisine melikü'ş-şuarâ unvanı verildi. Dünya aktüalitesini Mısır basınından takip eden ve Avrupa kültürüne âşina olan Bahâr 1906'da devlet hizmetinde çalışırken Meşrutiyet hareketlerine katıldı. Muzafferüddin Şah'ın ölümünün (1907) ardından çıkardığı Horâsân gazetesinde ilk milliyetçi şiirlerini yayımladı. 1910 yılında İran Demokrat Partisi (Hizb-i Demokrât-i Îrân) kurulunca bu partinin yayın organı niteliğindeki Nevbahâr gazetesini neşretmeye başladı. 1912'de meydana gelen siyasî çalkantılar sırasında gazete kapatılıp dokuz arkadaşı ile beraber Tahran'a sürülünce gazeteyi buraya nakletti. Bu arada birkaç defa milletvekili seçildi. 1917'den itibaren üç yıl süreyle yarı resmî Îrân gazetesinin müdürlüğünü yaptı. Ferhengistân-ı Îrân'ın (İran Akademisi) dâimî üyeliğine seçildi. 1918 yılında, aralarında Abbas İkbâl-i Aştiyânî, Reşîd-i Yâsemî, Ali Asgar Hikmet gibi edebiyatçıların da bulunduğu Dânişkede (ilim evi, fakülte) adlı edebî bir dernek kurdu. Bu dernek, eski nesir ve nazım kalıpları içinde yeni konuların işlenmesini savunan aynı adlı edebî bir dergi çıkarmaya başladı. Bu dergi, onun ölümünden sonra Mecelle-i Dânişkede-i Edebiyyât adıyla yıllarca yayın hayatını sürdürdü. Bahâr bir ara hükümet aleyhindeki sert yazılarından dolayı hapsedildi. Pehlevî hânedanının iş başına geçmesinden sonra siyasî hayattan çekilen Bahâr bir taraftan Tahran Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaparken diğer taraftan da kendini ilmî çalışmalara verdi. Tahran'da vefat etti.

Bahâr günlük olayları, yeni meseleleri dilde aşırılığa kaçmadan, klasik şiir kalıbında anlatan bir şairdir. Melikü'ş-şuarâ unvanını aldığı yıllarda yazdığı Horasan büyükleri ile din adamlarını öven kasidelerinde eski büyük kaside şairlerini taklit etmiş, Meşrutiyet hareketlerine katıldığı yıllardan sonraki şiirlerinde ise, eski şiirin kurallarından ayrılmamakla birlikte inkılâp, hürriyet, meşrutiyet ve vatan konularını işlemiştir. Genellikle kaside tarzında ve Horasan üslûbu (sebk-i Horâsânî) ile şiirler yazmakla birlikte yeniliğe açık bir şair olan Bahâr yenilik taraftarı genç şairlerle de iş birliği yaptı. Mersiye, kahramanlık ve aşk şiirleriyle hiciv ve mizah tarzındaki şiirlerinde XXI. yüzyıl şairlerinin üslûbundan faydalanmıştır.

Eserleri. Telif, tercüme, tenkitli basım ve derleme türünden çalışmaları bulunan Bahâr'ın belli başlı eserleri şunlardır: 1. Dîvân (I-II, Tahran 1335-1336 hş./1956-1957). 2. Sebkşinâsî yâ Târîḫ-i Teṭavvür-i Nes̱r-i Fârisî (I-III, Tahran 1321 hş./1942). 3. Târîḫ-i Teṭavvür-i Şiʿr-i Fârisî (Meşhed 1334 hş./1955; Tahran 1342 hş./1963). Farsça nesir dilinin gelişim tarihinden başlayarak dönemler halinde dil ve edebiyatta meydana gelen değişme ve gelişmelerin örneklerle açıklandığı bu eser, edebiyat fakültelerinde doktora safhasında okutulmak üzere kaleme alınmıştır. 4. Çehâr Ḫiṭâbe (Tahran 1305 hş./1926). Bazı şiirlerini ihtiva etmektedir. 5. Zindegânî-yi Mânî (Tahran 1313 hş./1934). 6. Risâle der Aḥvâl-i Firdevsî (İsfahan 1313 hş./1934). 7. Risâle der Terceme ve Aḥvâl-i Muḥammed b. Cerîr-i Ṭaberî (Tahran, ts.). 8. Târîh-i Muhtasar-ı Ahzâb-ı Siyâsî ve İnkırâz-ı Kâcâriyye (Tahran 1323-1325 hş./1944-1946). Bu eserde İran'da demokratik hareketlerin başlamasıyla birlikte kurulan siyasî partilerin tarihçesi ile Kaçar hânedanının çöküş sebepleri anlatılır. 9. Destûr-i Zebân-i Fârisî (Tahran 1329 hş./1950). Bedîüzzamân Firûzanfer, Celâl-i Hümâî ve Reşîd-i Yâsemî ile birlikte hazırladığı iki ciltlik Farsça dil bilgisi kitabıdır.

Bahâr'ın bunların dışında Kenîzân-ı Sefîd adlı romanı, Mihr ve Peyâm-i Nevîn dergilerinde yayımlanmış makalelerini ihtiva eden Şiʿr der Îrân (Tahran 1333 hş./1954) adlı eseri ile "Nakkāşî ve Tehzibkârî der Îrân", "Hatt u Zebân-ı Pehlevî der ʿAsr-ı Firdevsî", "Edebiyyât-ı Hind" ve "Bâzgeşt-i Edebî" gibi önemli makaleleri de vardır. Ayrıca Orta Farsça (Pehlevî) ile yazılmış birkaç metni de Terceme-i Çend Metn-i Pehlevî (nşr. M. Gulbun, Tahran 1347 hş.) adıyla günümüz Farsça'sına çevirmiştir.

Metin Neşirleri. Melikü'ş-şuarâ Feth Ali Sabâ-yi Kâşânî, Gülşen-i Sabâ (Tahran 1313 hş./1934); Târîh-i Sîstân (Tahran 1314 hş./1935); Baba Efdal, Terceme-i Risâle-i Nefs (Tahran 1316 hş./1937); Mücmelü't-tevârîḫ ve'l-ḳıṣaṣ (Tahran 1317 hş./1939); Avfî, Cevâmiʿu'l-hikâyât ve levâmiʿu'r-rivâyât (Tahran 1324 hş./1945); Bel'amî, Târîh. Bu eser Bahâr'ın vefatından sonra M. Pervin Gunâbâdî tarafından neşredilmiştir (Tahran 1341 hş./1962).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN