Demîrî kimdir ?

742 (1341) yılı başlarında Nil deltasındaki Semennûd kasabası yakınında bulunan Demîre adlı iki köyden kuzeydekinde doğdu. Doğum tarihi bazı kaynaklarda 745 (1344) ve İbn Kādî Şühbe ile İbn Hacer tarafından 750 (1349) şeklinde verilirse de Sehâvî, Demîrî'nin kendi el yazısıyla bir notta doğum tarihini 742 (1341) olarak gördüğünü söylemektedir (eḍ-Ḍavʾü'l-lâmiʿ, X, 59).

Demîrî önceleri geçimini terzilikle sağlıyordu. Daha sonra kendisini ilme verip uzun müddet Bahâeddin es-Sübkî'nin yanında bulundu ve ondan faydalandı. Cemâleddin Abdürrahim b. Hasan el-İsnevî'den fıkıh, Burhâneddin İbrâhim b. Şerefeddin el-Kırâtî'den edebiyat, Bahâeddin Abdullah b. Abdurrahman İbn Akīl'den Arapça ve başka ilimler tahsil etti. Hocaları arasında İzzeddin Muhammed b. Ahmed en-Nüveyrî, Sirâceddin İbnü'l-Mülakkın ve Sirâceddin Ömer b. Reslân el-Bulkīnî gibi tanınmış âlimler de vardır. Kendisinden de Selâhaddin el-Akfehsî Mekke'de, Takıyyüddin el-Fâsî Kahire'de hadis dinlemişlerdir. Demîrî tefsir, hadis, fıkıh ve fıkıh usulünde, dil ve edebiyat ilimlerinde mütehassıs oldu; fetva ve tedris icâzeti aldı. Kahire'de Ezher ve Zâhir camileriyle Kubbetü'l-Baybarsiyye (II. Baybars Hankahı) ve Bâbünnasr içindeki İbnü'l-Bakarî Medresesi'nde ders verdi. 1360-1379 yılları arasında altı defa hacca gitti. 1379'dan 1399'a kadar yirmi yıl kaldığı Mekke'de hem ders okuttu hem de fetva verdi.

Zühd ve takvâsı dolayısıyla Kahire'de mensubu olduğu Dârü Saîdi's-suadâ (Salâhiyye Hankahı) dervişleri arasında büyük bir şöhret kazandı. Çağdaşı Makrîzî el-ʿUḳūd fî târîḫi'l-ʿuhûd adlı eserinde yıllarca onunla birlikte bulunduğunu ve vaazlarına katıldığını belirtmektedir. Demîrî 3 Cemâziyelevvel 808 (27 Ekim 1405) tarihinde Kahire'de vefat etti ve Dârü Saîdi's-suadâ yakınındaki Mekābirü's-sûfiyye'ye defnedildi. Gösterdiği rivayet edilen bazı kerametler ve hakkındaki mugayyebât*la ilgili haberler sayesinde meşhur oldu. Kendisi bu kerametlerin rüya olduğunu söylüyorsa da halk buna inanmıyor ve onun mânevî kişiliğini gizlemek için böyle davrandığını sanıyordu.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN