Eşref-i Gaznevi kimdir?

Seyyid Hasan-ı Gaznevî adıyla da tanınır. Nisbesinden Gazneli olduğu ve kaynaklardaki bazı kayıtlardan VI. (XII.) yüzyılın ilk yarısında yaşadığı anlaşılmaktadır. Şiirlerinde genellikle Hasan mahlasını kullanmıştır. Çağdaşları tarafından kendisine verilen Seyyid Eşref lakabı ve şiirlerindeki mahlası sebebiyle tezkirelerde Seyyid Eşref veya Hasan-ı Gaznevî adı altında yer alır. Senâî'nin Kârnâme-i Belḫ adlı eseriyle diğer bazı kayıtlardan, Gazneli II. Mesud döneminde (1099-1115) şiirle meşgul olduğu, Kemâlüddevle Şîrzâd (1115-1116) ve Sultânüddevle Arslan (1116-1117) dönemlerinde de saray şairleri arasında yer aldığı öğrenilmektedir. Behram Şah (1117-1157), tahta geçince onun için bir kutlama şiiri yazdı ve bundan sonra yıllarca Behram Şah'ın sarayında yaşadı. Behram Şah, Muhammed Bâ Halîm ve oğullarının ayaklanmasını bastırmak üzere Hindistan'a gittiğinde ona refakat etti ve kazandığı zaferden ötürü kendisi için bir kaside yazdı. Bir müddet sonra tekrar baş gösteren ayaklanmanın kesin olarak bastırılması üzerine Nîşâbur'da bir kaside daha yazıp Gazne'ye gönderdi. Eşref bu kasidesinde, Bâ Halîm ailesinin dostu olma ithamı altında kaldığını ve Behram Şah'ın gazabından kurtulmak için Gazne'den Nîşâbur'a kaçtığını anlatır. Bir süre sonra affedilerek tekrar Gazne'ye döndü. Behram Şah 1148-1149'da, Gurlular'dan kardeşini öldürttüğü Seyfeddin Sûrî tarafından Gazne'den çıkarıldığında Eşref Gazne'de kaldı. Ertesi yıl Behram Şah Sûrî'yi mağlûp edince Eşref bu defa Sûrî ile birlikte olduğundan şüphelenileceği endişesiyle Gazne'den kaçıp Horasan'a, oradan da Nîşâbur'a gitti (1149). Ardından Bağdat yoluyla Mekke'ye geçti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra Hemedan'a gitti. Burada Selçuklu Sultanı Gıyâseddin Mesud için bir mersiye yazdı. Daha sonra Sultan Sencer'in hizmetine girdi ve onu öven kasideler söyledi. Bu arada Hârizm'e giden Eşref burada Hârizmşah Atsız için kaside yazdı. Onun ölümünden sonra Hemedan'a geldi ve Selçuklu şehzadesi Süleyman Şah'ın 12 Rebîülevvel 555'te (22 Mart 1160) tahta çıkışı münasebetiyle bir kutlama şiiri kaleme aldı. Hemedan'dan Horasan'a dönen Eşref, Sencer'in kız kardeşinin oğlu olan Karahanlı Sultanı Mahmûd b. Muhammed Buğra Han için kaside söyledi. Eşref-i Gaznevî'nin 548'de (1153) Serahs'ta veya 565'te (1170) Nîşâbur'un batısında Cüveyn'e bağlı Âzâdvâr'da öldüğü rivayet edilir. Ancak onun 556'da (1161) Âzâdvâr'da vefat ettiği ve burada gömüldüğü rivayeti gerçeğe daha yakındır. Türbesi uzun yıllar ziyaretgâh olmuştur.

Eşref-i Gaznevî, Mes'ûd-i Sa'd-i Selmân, Muizzî ve Senâî gibi çağdaşı şairlerin üslûbunu benimsemekle birlikte bu üslûbu geliştirmiş ve kendine özgü bir hale getirmiştir. Kendisinden sonraki şairlerden Cemâleddin Abdürrezzâk-ı İsfahânî, onun oğlu Kemâleddîn-i İsfahânî ve Mücîrüddîn-i Beylekānî gibi birçok şairi etkilemiştir. Ölümünden sonra adı bilinmeyen bir kişi tarafından derlenen ve 4750 beyit ihtiva eden divanını Müderris-i Razavî Dîvân-ı Seyyid Ḥasan-ı Ġaznevî adıyla yayımlamıştır (Tahran 1328 hş./1949). Eşref-i Gaznevî'nin Terceme-i Vaṣıyet-i Emîri'l-müʾminîn ʿAlî b. Ebî Ṭâlib adlı bir eseri de vardır (yazmalar için bk. Storey, V/2, s. 335).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN