Gucerâtî kimdir ?

Hayatının ilk dönemi hakkında bilgi bulunmamakta, nisbesinden Gucerât'ta doğduğu, eserlerinden de iyi bir öğrenim gördüğü anlaşılmaktadır.

Gucerâtî, Hindistan'da Bâbürlü hükümdarlarından Nûreddin Cihangir döneminde (1605-1627) Kâbil valisi olan Leşker Hân-i Meşhedî'nin münşîliğine tayin edildi. Leşker Han'ın Kâbil valiliğinden azlinden sonra bir tür vezirlik olan Dîvân-ı Ten göreviyle I. Şah Cihan'ın hizmetine girdi (1042/1632-33). I. Şah Cihan tarafından 1045'te (1635-36) Kutubşâhîler'den Abdullah b. Mahmûd'a, cuma ve bayram hutbelerinde Safevîler'den Şah Safî'nin adının kaldırılarak onun yerine Şah Cihan'ın adının okunmasını, sahâbeye küfür edilmemesini ve Ehl-i sünnet inancına uymasını bildirmek üzere merkezî Hindistan'da Gûlkünde'ye gönderildi. Ertesi yıl I. Şah Cihan'ın bütün isteklerini yerine getirerek geri dönen Gucerâtî Şah Cihan'a 20 milyon rupye ile değerli eşya, 100 fil, süslü eyerleriyle elli at getirdi; ayrıca kendisine verilen hediyeleri de Şah Cihan'a takdim etti. 1047 Ramazanında (Ocak-Şubat 1638) Akīdet Hanlığı unvanını aldı. Aynı yıl uzun süren hastalığı sebebiyle Dîvân-ı Ten görevinden istifa etti ve 1049'da (1639) öldü.

Eserleri. İyi bir nâsir olan Gucerâtî münşîliği yanında dikkatli bir şârih olarak da tanınır. Başlıca eserleri şunlardır: 1. Nüsḫa-i Nâsiḫa-i Mes̱neviyyât-ı Saḳīme. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Mes̱nevî'sinin yetmişe yakın nüshasından faydalanarak meydana getirdiği metnin açıklaması ile fihristler ve notlardan ibaret olup Hindistan'da hazırlanan Mes̱nevî şerhlerinin en eskisidir. Mes̱nevî'nin her cildine bir önsöz yazan müellif metnin anlaşılmasını sağlamak için büyük gayret göstermiştir. Yazımına 1024'te (1615) başlanan eser 1032 (1622-23) yılında tamamlanmıştır. Bir nüshası Nuruosmaniye Kütüphanesi'nde kayıtlıdır (nr. 2550). 2. Leṭâʾifü'l-luġāt (Ferheng-i Luġāt-ı Mes̱nevî-i Rûmî). Yine Mes̱nevî için hazırlanan alfabetik bir sözlüktür. Muhammed b. Abdülhâliḳ'ın Kenzü'l-luġa'sı, Cemâleddîn-i İncû'nun Ferheng-i Cihângîrî'si gibi Farsça ve Arapça sözlüklerden faydalanılmak suretiyle kaleme alınan eser, on iki yılda tamamlanmıştır. Eserin bilinen iki nüshasından biri Millet (Ali Emîrî, Farsça, nr. 255), diğeri Nuruosmaniye (nr. 4278) kütüphanelerindedir; ayrıca çeşitli neşirleri yapılmıştır (Leknev 1877; Kanpûr 1905; Tahran 1319 hş.). 3. Leṭâʾifü'l-maʿnevî min ḥaḳāʾiḳi'l-Mes̱nevî (Leknev 1866; Kanpûr 1876). Gucerâtî'nin Nüsḫa-i Nâsiḫa-i Mes̱neviyyât-ı Saḳīme'den sonra kaleme aldığı bu eser Mes̱nevî'deki güç beyitlerin şerhinden ibarettir. 4. Mirʾâtü'l-Mes̱nevî. Nüsḫa-i Nâsiḫa-i Mes̱neviyyât-ı Saḳīme'ye yazdığı önsözlerle yeniden yazdığı bir yedinci önsözden meydana gelmiştir. 5. Mirʾâtü'l-ḥadâʾiḳ. Senâî'nin Ḥadîḳatü'l-haḳīḳa adlı eserinin şerhidir. Bazı nüshalarda adı Leṭâʾifü'l-ḥadâʾiḳ min nefâʾisi'd-deḳāʾiḳ veya Şerḥu'l-Ḥadîḳa olarak da geçen eser Leknev'de 1877 ve 1304 (1886) yıllarında basılmıştır (Storey, V, 530). 6. Ruḳʿat-i ʿAbdüllaṭîf (İnşâ-yi ʿAbdüllaṭîf). Leşker Han'ın isteği üzerine çeşitli kişilere yazdığı mektuplardan ibarettir. 7. Ḫulâṣatü'ş-şuʿarâʾ (Ḫulâṣa-i Aḥvâlü'ş-şuʿarâʾ). İranlı şairlerin hal tercümeleriyle şiirlerinden seçtiği parçaları ihtiva eden kitap, Gucerâtî'nin Muhammed Sûfî-yi Mâzenderânî'nin (ö. 1035/1625-26) Bütḫâne adlı eserine yazdığı önsözün genişletilmiş şeklidir. Gucerâtî Devletşah, Mîrhând, Hândmîr gibi müelliflerin eserlerinden faydalandığını söylemekteyse de Devletşah dışındaki müelliflerden istifade etmediği eserden anlaşılmaktadır. 1021'de (1612) tamamlanan Ḫulâṣatü'ş-şuʿarâʾnın iki yazma nüshası Hindistan'da Ahmedâbâd Kadı Sâhib Kütüphanesi ile Tahran'da Meclis Kütüphanesi'nde (nr. 120, 132) bulunmaktadır.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN