Habib Efendi

İsfahan yakınlarındaki bir köyde doğdu. İsfahan, Tahran ve Bağdat'ta öğrenim gördükten sonra Tahran'a döndü. Sipehsâlâr Mehmed Han'a yazdığı siyasî bir hicviye sebebiyle takibata uğrayınca İstanbul'a giderek Osmanlı tâbiiyetine geçti (1867). Âlî Paşa ile tanıştıktan bir müddet sonra Ahmed Vefik Paşa'nın yardımıyla Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi Farsça ve Arapça hocalığına tayin edildi. Ayrıca Dârüşşafaka'da da ders verdi. Özellikle Farsça'ya vukufu ve bu dille yazılmış kitaplar hakkındaki geniş bilgisiyle tanındı. Yirmi beş yıl Osmanlı Devleti kadrolarında çeşitli görevlerde bulunan Habib Efendi, bir süre Maarif Nezâreti Encümen-i Teftîş ve Muâyene âzalığı yaptı. 1 Mayıs 1894'te Bursa'da vefat etti ve Pınarbaşı Mezarlığı'na defnedildi.

Arapça ve Fransızca bilen Habib Efendi, başta Çağatayca olmak üzere çeşitli Türk lehçelerine de vâkıftı. Kendisine Fransa hükümeti tarafından akademi nişanı, Paris Asya Cemiyeti âzalığı ve fahrî muhabirliği unvanı verilmiştir.

Eserleri. Habib Efendi'nin en önemli eseri Türkçe olarak yazdığı Hat ve Hattâtân'dır (İstanbul 1305). Eser İranlı ve Türk hattatların biyografileriyle hat sanatına dair çeşitli bilgi ve metinlerden meydana gelmiştir. Haklarında bilgi verdiği kişilere dair Arapça, Farsça ve Türkçe şiirlerle zenginleştirilmiş olan eserin bir özelliği de İbnü'l-Bevvâb'ın hatla ilgili Arapça el-Ḳaṣîdetü'r-râʾiyye'sinin metni ve Türkçe şerhiyle (s. 45-47), Muhammed b. Hasan es-Sincârî'nin Biḍʿatü'l-mücevvid fî ʿilmi'l-ḫaṭ ve uṣûlih adlı 135 beyitlik Arapça manzum risâlesini (s. 278-285) ihtiva etmesidir. Eserin sonunda ayrıca bazı meşhur müzehhip ve mücellitler hakkında bilgi verilmiştir.

Hat ve Hattâtân'ın baş tarafında hattın ortaya çıkışı, gelişmesi, özellikle Arap hattının menşei ve çeşitleri anlatılmış, bu sanata hizmet ederek onu geliştiren üstatların şeceresi verilmiştir. Eserin iki bölümden meydana gelen biyografi kısmı İran ve Osmanlı hattatlarına ayrılmış, ilk bölümde bilhassa ta'lik, ikinci bölümde sülüs ve nesih yazan hattatlara geniş yer verilmiştir. Ancak Osmanlı hattatlarıyla ilgili bilgilerde yer yer yanlışlıklar vardır.

Türkçe ve Farsça şiirler de yazan Habib Efendi'nin manzumelerinin büyük bir kısmı Ahter gazetesinde yayımlanmıştır. Ders kitabı mahiyetindeki Farsça eserleri ise şunlardır: Düstûr-ı Süḫan (İstanbul 1289), Düstûrçe (İstanbul 1293, diğer baskıları için bk. Özege, I, 270), Münteḫabât-ı ʿUbeyd-i Zâḳānî (İstanbul 1303), Berg-i Sebz (İstanbul 1304, 1312), Debistân-ı Fârisî (İstanbul 1308), Rehnümâ-yı Fârisî (İstanbul 1309), Ḫulâṣa-i Rehnümâ-yı Fârisî (İstanbul 1309), Münteḫabât-ı Gülistân (İstanbul 1309), Rehber-i Fârisî (İstanbul 1310).

Habib Efendi ayrıca Molière'in Le misanthrope adlı piyesini Merdüm-gürîz (İstanbul 1286), James Morier'in Aventures d'Hajji Baba d'Ispahan adlı romanını Ḥâcî Bâbâ-i İṣfahânî (Kalküta 1905), Rifâa et-Tahtâvî'nin G. Depping'den çevirdiği Ḳalâʾidü'l-mefâḫir fî ġarîbi ʿavâʾidi'l-evâʾil ve'l-evâḫir adlı eserini Ġarâʾib-i ʿAvâʾid-i Milel (İstanbul 1303) adıyla Farsça'ya tercüme etmiş, Ebû İshak Hallâc Şîrâzî'nin Dîvân-ı Eṭʿime (İstanbul 1302) ve Nizâmeddin Mahmud Kārî'nin Dîvân-ı Elbise'sini de (İstanbul 1303) neşretmiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN