Hacvî kimdir ?

4 Ramazan 1291 (15 Ekim 1874) tarihinde Fas şehrinde doğdu. Cezayir'in meşhur kabilelerinden Seâlibe'ye mensuptur. Ashaptan Ca'fer b. Ebû Tâlib'e nisbetle Ca'ferî, Hz. Ali'nin kızı Zeyneb'e nisbetle Zeynebî nisbeleriyle de anılır. İlk eğitimini babasından aldı; ardından özel bir okulda öğrenime başladı (1881). Daha sonra resmî okula geçerek burada hıfzını da tamamladı. 1889 yılında lise ve yüksek öğrenim için Karaviyyîn Üniversitesi'ne kaydoldu. Devrin tanınmış hocalarından İslâmî ilimleri tahsil etti. Karaviyyîn Üniversitesi'nden mezun olunca (1898) bu üniversitede ders vermeye başladı. Bu arada ticaretle de meşgul oldu.

Fas Sultanı Abdülazîz el-Alevî'nin zamanında Miknâs'taki devlet hazinesini düzenlemekle görevlendirilen Hacvî (1899), üç yıl sonra buradaki başarısından dolayı Fas'ın Cezayir sınırında bulunan Vücde şehri divan eminliği vazifesine terfi etti. Bu sırada devlete baş kaldırmış olan Ebû Hammâre'nin hücumlarından Vücde'yi korumaya çalışan Fas'ın en büyük ordusunda müfettişlik görevine getirildi (1903). Böylece ordunun malî işleri konusunda Maliye Bakanlığı'nın, savaş araç gereçleriyle mühimmat konularında da Savunma Bakanlığı'nın nâibi olarak görev yaptı. Bu arada orduda bazı düzenlemelerde bulundu. Sınır bölgesinde kralın nâibi oldu ve Fas'ın sınır güvenliğini korumak üzere ordu oluşturmakla vazifelendirildi. Bir müddet sonra ayrıca Fas'ın Cezayir büyükelçiliğine tayin edildi. Ağır görevleri sebebiyle sağlığı bozulunca 1905 yılında Fas'a döndü. Daha sonra kendisine çeşitli görevler teklif edildiyse de bunların hiçbirini kabule yanaşmadı ve kendini ilme verdi. 1912'de Millî Eğitim Bakanlığı'nda nâiblik görevini kabul ederek okullara Arapça ve Kur'an gibi dersler konulması için çaba sarfetti ve başarılı oldu. Ülkede dinî eğitimi yaygınlaştırdı. Bu arada Karaviyyîn Üniversitesi'ndeki eğitim programının ıslahı için bir komisyon kurulmasını sağladı. Ardından bu vazifeden de ayrıldı (1914) ve Rabat'tan Fas'a döndü. Fas'ta, ayrıca Rabat ve Merakeş'te ders verdi. 1920'de Millî Eğitim Bakanlığı'ndaki görevine döndü ve fırsat buldukça ders vermeye devam etti. 1922 yılında Rabâtü'l-Feth'te toplanan bir kongrede kızların eğitimiyle ilgili olarak verdiği konferans Fas'taki muhafazakâr çevrelerin tepkisini çektiyse de kız öğrenci sayısında büyük bir artışın meydana gelmesine sebep oldu. Fas'ın Fransız mandası altında bulunduğu dönemde Millî Eğitim ve Adalet bakanlığı görevlerinin yanı sıra Yüksek Şer'î İstînaf Mahkemesi başkanlığı da yapan Hacvî Rabat'ta öldü ve Fas'ta defnedildi. Daha sonra kabri Fas hükümeti tarafından bilinmeyen bir yere nakledilmiştir.

Selef akîdesini ve amelde Mâlikî mezhebini benimsemiş olan Hacvî'nin ilmî çalışmalarda bulunabileceği dönem devletin çalkantılı zamanlarına rastlamıştır. Bununla birlikte Hacvî birçok devlet hizmeti yanında İslâmî ilimler sahasında da kendini iyi yetiştirmiş, birçok konferans vermiş ve etkili konuşmalar yapmıştır. Hayatı boyunca fıkhın tekrar canlandırılması, bu maksatla Kitap ve Sünnet gibi aslî kaynaklara dönülmesi konusu üzerinde durmuştur.

Eserleri. Bir kısmı verdiği konferanslardan ibaret elli civarında eseri bulunan Hacvî'nin en önemli eserleri şunlardır: 1. el-Fikrü's-sâmî fî târîḫi'l-fıḳhi'l-İslâmî. İslâm hukukunun geçirdiği dönemleri çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık olmak üzere dört bölümde ele alan, bu dönemlerin her birinde yaşamış 1000'den fazla müslüman hukukçunun biyografisinin bulunduğu eserde ayrıca bazı fıkhî meseleler, fıkıh usulü, tasavvuf, eğitim, siyaset ve tarihle ilgili konulara da yer verilmiş ve çağdaş İslâm toplumunun bazı meselelerine temas edilmiştir. Müellifin İslâm hukukuyla ilgili konferansları eserin üçüncü ve dördüncü bölümlerinin büyük kısmını oluşturmaktadır. el-Fikrü's-sâmî ilk defa 1340'ta (1922) Rabat'ta yayımlanmaya başlamış, bu baskı 1345 (1927) yılında Fas ve Tunus'ta tamamlanmıştır. Eser daha sonra Abdülazîz b. Abdülfettâh el-Kārî (I-II, Medine 1396-1397/1976-1977) ve Eymen Sâlih Şa'bân (I-II, Beyrut 1416/1995) tarafından neşredilmiştir. 2. el-Muḥâḍaratü'r-Rabâṭıyye fî ıṣlâḥi taʿlîmi'l-feteyât fi'd-diyâri'l-Maġribiyye. Rabâtü'l-Feth'te 1922 yılında düzenlenen kongrede verilen konferansın metnidir. Bu konuşma daha önce en-Nehḍa (Tunus) gazetesinde yayımlanmıştır.

Hacvî'nin kaynaklarda adı geçen diğer belli başlı çalışmaları da şunlardır: S̱elâs̱ü resâʾil fi'd-dîn, et-Teʿâḍudü'l-metîn beyne'l-ʿaḳl ve'l-ʿilm ve'd-dîn, Müstaḳbelü ticâreti'l-Maġrib, en-Niẓâm fi'l-İslâm, el-Fetḥu'l-ʿArabî li-İfrîḳıyâ eş-Şimâliyye (Tunus'ta Haldûniyye'de verdiği konferans), Muḫtaṣarü'l-ʿUrveti'l-vüṣḳā, Tefsîrü'l-âyâti'l-ʿaşri'l-ûlâ min sûreti Ḳad efleḥa.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN