Haskefî kimdir?

1025 (1616) yılında Şam'da doğdu. Aslen Hasankeyfli (Hısnıkeyfâ) bir aileden olup bundan dolayı Haskefî nisbesiyle anılır. İlk tahsilini babasının ve Şam hatibi Muhammed b. Tâceddin el-Mehâsinî'nin yanında yaptı. Uzun süre bu hocasının derslerine devam etti ve Ṣaḥîḥ-i Buḫârî dersinde onun yardımcısı oldu. Daha sonra Remle'de Hanefî âlimi Hayreddin er-Remlî, Kudüs'te Fahreddin b. Zekeriyyâ el-Makdisî'den ders aldı. 1060'ta (1650) hacca gitti. Medine'de Safiyyüddin Ahmed b. Muhammed el-Kuşâşî'nin derslerini takip etti. Ayrıca Mansûr b. Ali es-Sütûhî, Eyyûb el-Halvetî es-Sâlihî, Abdülbâkī b. Abdülbâkī el-Ba'lî gibi âlimlerden faydalandı.

Muhammed Emîn el-Muhibbî'nin kaydettiğine göre önceleri maddî sıkıntı içinde bulunan Haskefî 1073'te (1663) İstanbul'a gitti ve burada Sadrazam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın takdirine mazhar olarak Şam'da Çakmakıye Medresesi'ne müderris tayin edildi. Ancak bu görevden vazgeçince talep ettiği Şam müftülüğüne getirildi. Burada beş yıl kaldı ve Muhammed b. Yahyâ el-Habbâz vefat edince (1075/1664-65) onun yerine Emeviyye Camii'nde hadis derslerini verdi. Bir süre sonra kendisini çekemeyenlerin şikâyetleri üzerine her iki görevinden de alınarak Selimiye Medresesi'ne tayin edildi. Burada bir yıl kaldıktan sonra İstanbul'a giderek Şeyhülislâm Minkārîzâde Yahyâ Efendi ile görüştü ve şikâyetlerini ona bildirdi. Bunun üzerine Kāre ve Aclûn kadılıkları uhdesine verildi, ayrıca Emeviyye Camii'ndeki görevine iade edildi. Sadrazam Fâzıl Ahmed Paşa o sırada Girit seferinde bulunduğundan Haskefî de Girit'e gitti. Sadrazamın iltifatına mazhar oldu ve fethedilen Kandiye'de (Eylül 1669) fetih hutbesini okudu. Burada Hama kadılığı da uhdesine verildi. Tekrar Şam'a dönen Haskefî bir süre ders verdiyse de vefatına dair bir haber İstanbul'a ulaşınca müderrislik ve kadılık görevlerinden alınmış oldu. Bu yüzden bir müddet boşta kaldı ve Suriye nakibi Muhammed b. Kemâleddin b. Hamza vefat edince Şam Takaviye Medresesi'nde görevlendirildi. Ardından İstanbul'a gitti ve bu görevine Sayda kadılığı eklendi. Şam'a dönerek vefatına kadar ders vermeye devam etti. Devrinde Hanefî ulemâsının önde gelenlerinden biri olan ve aralarında İsmâil b. Ali el-Müderris, Dervîş b. Nâsır el-Hulvânî, İsmâil b. Abdülbâkī el-Kâtib el-Yâzicî, Ömer b. Mustafa el-Vezzân ve Ḥulâṣatü'l-es̱er müellifi Muhibbî gibi âlimlerin de bulunduğu birçok talebe yetiştiren Haskefî 10 Şevval 1088 (6 Aralık 1677) tarihinde vefat etti ve Bâbüssagīr Kabristanı'na defnedildi.

Eserleri. 1. ed-Dürrü'l-muḫtâr. Şemseddin Muhammed b. Abdullah et-Timurtaşî'nin (ö. 1004/1595) fıkha dair Tenvîrü'l-ebṣâr adlı eserinin şerhidir. 1071 (1661) yılında kaleme alınan ve Süleymaniye Kütüphanesi ile (meselâ bk. Esad Efendi, nr. 687, Hamidiye, nr. 490, Fâtih, nr. 1681-1684, Kılıç Ali Paşa, nr. 382) Şam Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'de (M. Mutî' el-Hâfız, I, 324-330) birçok nüshası bulunan eser müstakil olarak veya bazı hâşiyeleriyle birlikte birçok defa basılmıştır (İstanbul 1260, 1277, 1294, 1307, 1308; Hint 1223; Kalküta 1243, 1268; Leknev 1280, 1293 [Hintçe tercümesiyle birlikte], 1294; Bombay 1278, 1300-1302, 1309; Lahor 1305; Bulak 1254, 1272; Kahire 1268, 1293, 1299, 1307, 1318, 1321). Eserin nikâh, talâk, vakıf, hibe, şüf'a, vesâyâ ve ferâiz bölümleri Brij Mohar Doyal tarafından İngilizce'ye tercüme edilerek Arapça metniyle birlikte basılmıştır (Leknev 1913; tıpkıbasım Delhi 1992). ed-Dürrü'l-muḫtâr, Hanefî mezhebindeki sahih görüşlere yer vermesi ve birçok fıkhî meseleyi muhtasar şekilde ihtiva etmesi sebebiyle rağbet görmüş, üzerine çeşitli hâşiyeler yazılmıştır. Bunların içinde en önemlileri İbn Âbidîn'in Reddü'l-muḥtâr'ı ile (I-V, Bulak 1272, 1286; I-VIII, Kahire 1386) Tahtâvî'nin Ḥâşiye ʿale'd-Dürri'l-muḫtâr'ıdır (Kalküta 1264; Kahire 1268, 1304; Bulak 1269, 1282). Tahtâvî'nin eseri Abdülhamîd el-Ayıntâbî tarafından Tercümetü't-Tahtâvî ale'd-Dürri'l-muhtâr adıyla Türkçe'ye çevrilmiştir (I-VIII, İstanbul 1285-1288). Eserin diğer belli başlı hâşiyeleri de şunlardır: İbn Abdürrezzâk, Silkü'n-naḍḍâr (Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, nr. 6662); Halîl b. Muhammed el-Fettâl, Delâʾilü'l-esrâr (Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, nr. 9496 [I]; 59 [II]); Hasan b. İbrâhim el-Cebertî, Iṣlâḥu'l-isfâr (namazın vâcipleri bölümüyle ilgili bir risâledir; Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, nr. 2682); İbrâhim b. Mustafa el-Halebî, Tuḥfetü'l-aḫyâr (Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, nr. 5246, 6644, 8191, 8441, 9153, 11137); Muhammed b. Abdülkādir el-Ensârî, Nuḫbetü'l-efkâr (I-IV, Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, nr. 2567-2570; eser ed-Dürrü'l-Muḫtâr'ın çeşitli hâşiyelerinin özeti mahiyetindedir). 2. ed-Dürrü'l-münteḳā. İbrâhim b. Muhammed el-Halebî'nin (ö. 956/1549) Mülteḳa'l-ebḥur adlı eserinin şerhidir. 1080 (1669) yılında telif edilen eserin Süleymaniye Kütüphanesi'nde (meselâ bk. Fatih, nr. 1809, Hâlet Efendi, nr. 147, Esad Efendi, nr. 773) ve Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'de (M. Mutî' el-Hâfız, I, 331-335) birçok nüshası mevcut olup defalarca basılmıştır (İstanbul 1302, 1309, 1310, 1311, 1317, 1319, 1321-1322, 1327, 1328). 3. İfâḍatü'l-envâr. Ebü'l-Berekât en-Nesefî'nin (ö. 710/1310) fıkıh usulüne dair Menârü'l-envâr adlı eserinin şerhidir (İstanbul 1300). Kitap, Muhammed Saîd el-Burhânî'nin (ö. 1966) ta'likiyle birlikte Muhammed Berekât tarafından da neşredilmiştir (Dımaşk 1413/1992). İbn Âbidîn bu esere Nesemâtü'l-esḥâr adıyla bir hâşiye yazmıştır (İstanbul 1300; Kahire 1328, 1399). 4. Ḫazâʾinü'l-esrâr ve bedâʾiʿu'l-efkâr. Haskefî'nin Tenvîrü'l-ebṣâr'a yazmak istediği ve ed-Dürrü'l-muḫtâr'dan daha hacimli olarak tasarladığı şerhin vitir ve nâfile namazlar bahsine kadar yazılan kısmı olup eser müellifin vefatı sebebiyle yarım kalmıştır. Bir nüshası Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'de bulunmaktadır (nr. 10104). 5. İḫtiṣârü'l-Fetâva'ṣ-ṣûfiyye fî ṭarîḳati'l-Bahâʾiyye. Fazlullah Muhammed b. Eyyûb el-Mâcevî'ye (ö. 666/1286) ait eserin muhtasarıdır (Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, nr. 1437). 6. Şerḥu Ḳaṭri'n-nedâ. Hişâm el-Burhânî'nin özel kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur (Muhammed Berekât, s. 22).

Haskefî'nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: el-Cemʿ beyne Fetâvâ İbn Nüceym (Zeynüddin İbn Nüceym'in Fetâvâ'sının kendi oğlu ve Şemseddin et-Timurtaşî tarafından yapılan tertiplerinin birleştirilmiş şeklidir)

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN