Hindistanlı Hanefî fakihi Civen

1047'de (1638) Hindistan'da Leknev civarındaki Emeytî'de doğdu. Bu sebeple Leknevî, ailesi aslen Mekkeli olduğu için Mekkî, Sâlih peygamberin soyundan geldiği rivayetinden dolayı da Sâlihî nisbeleriyle anılır. Şeyh Cîven ve Molla Cîven diye meşhurdur. Yedi yaşında iken hâfız oldu. Önce Muhammed Sâdık es-Siterkihî'nin, daha sonra Molla Lutfullah el-Kûrâ-Cihanâbâdî'nin derslerine devam ederek yirmi iki yaşında tahsilini tamamladı. Hocası vasıtasıyla Çiştiyye tarikatına girdi. Kırk yaşına kadar Emeytî'de müderrislik yaptı. 1087'de (1676) önce Ecmîr'e, daha sonra Delhi'ye giderek öğretim ve irşad faaliyetlerine devam etti. 1691 yılında hac için gittiği Mekke ve Medine'de beş yıl kadar kaldıktan sonra tekrar Hindistan'a döndü. Dekken bölgesinde altı yıl Evrengzîb'in hizmetinde bulundu. 1700'de ikinci hac yolculuğuna çıktı ve bir süre kalıp ders okuttuktan sonra Emeytî'ye döndü (1704). Burada Şeyh Yâsîn b. Abdürrezzâk el-Kādirî tarafından kendisine hırka giydirilen Cîven, iki yıl sonra geniş bir mürid topluluğu ile Delhi'ye geldi. Dekken bölgesinden gelen Şah Âlem'i (I. Bahadır Şah) Ecmîr'de karşılayarak onunla birlikte Lahor'a gitti (1119/1707). Şah Âlem ölünce tekrar Delhi'ye döndü ve ders vermeye devam etti, Emeytî'de bir medrese kurdu. Şeyh Cîven 9 Zilkade 1130 (4 Ekim 1718) tarihinde Delhi'de vefat etti ve naaşı önce Mîr Muhammed Şefî ed-Dihlevî'nin zâviyesine, kısa bir süre sonra da Emeytî'ye nakledilerek kendi medresesine defnedildi.

Güçlü bir hâfızaya sahip olan Cîven zühd ve takvâ sahibi bir âlimdi. Bundan dolayı Sultan Evrengzîb ve oğlu Şah Âlem'in saygısını kazanmış ve onlara hocalık yapmıştır.

Eserleri. 1. et-Tefsîrâtü'l-Ahmediyye fî beyâni'l-âyâti'ş-şerʿiyye maʿa taʿrîfâti'l-mesâʾili'l-fıkhiyye. Ahkâm âyetlerini tefsir ettiği bu Farsça eserini henüz on altı yaşında iken yazmaya başlayarak beş yılda bitirmiş (1069/1658-59), tahsil hayatını tamamladıktan sonra tekrar gözden geçirip tashih etmiştir (1075/1664-65). Eser birkaç defa basılmıştır (Kalküta 1263; Hindistan 1300; Kazan 1904; Bombay 1327). 2. Nûrü'l-envâr fî şerhi'l-Menâr. Ebü'l-Berekât en-Nesefî'nin (ö. 710/1310) fıkıh usulüne dair Menârü'l-envâr adlı eserinin şerhidir. Eserini Medîne'de ikameti sırasında Menârü'l-envâr'ı okuttuğu öğrencilerinin isteği üzerine iki ay içinde yazmıştır (1693). Diğer bazı hâşiyeleri yanında Muhammed Abdülhalim el-Leknevî de esere Kamerü'l-akmâr adlı bir hâşiye yazmış, Vahîdüddin b. Mesîhüzzamân İşrâku'l-ebsâr fî tahrîci ehâdisi Nûri'l-envâr adlı eserinde (Bombay 1288) hadislerini tahriç etmiştir. Nûrü'l-envâr birçok defa basılmıştır (Kalküta 1818, 1819; Delhi 1253; Leknev 1266, 1279, 1295 [Kamerü'l-akmâr ve diğer bazı eserlerle birlikte]; Hindistan 1293 [adı geçen hâşiyeyle]; Kanpûr 1299; Bulak 1316-1317 [I-II, Nesefî'nin Keşfü'l-esrâr'ı ve adı geçen hâşiye ile]; Beyrut 1406/1986 [Keşfü'l-esrâr ile]). 3. eş-Şemsü'l-bâziġa (Leknev 1280, 1288). Molla Mahmûd b. Muhammed el-Fârûkī'nin (ö. 1062/1652) el-Hikmetü'l-bâliġa'sının şerhidir.

Kaynaklarda ayrıca es-Sevânih, Menâkıbü'l-evliyâʾ, Âdâbü Ahmedî, es-Suʾâlâtü'l-Ahmediyye fî reddi'l-melâhide adlı eserleri zikredilen Molla Cîven, 25.000 beyitlik bir mesnevi, 5000 beyitlik bir divan ve "kaside-i bürde" tarzında 220 beyitlik bir kaside yazdığını söyler (bk. Abdülhay el-Hasenî, VI, 21).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN