Hz. Peygamber’in süvarisi olarak tanınan cengâver sahâbî Ebû Katâde

Adının Nu'mân, Amr, Avn ve Beldeme olduğu da nakledilir. Medineli olup Benî Selime kabilesindendir. Bedir Gazvesi'nde bulunduğuna dair rivayet zayıf görülmekle birlikte daha sonraki bütün gazvelere katıldığı bilinmektedir. 8 yılı Şâban ayında (Kasım-Aralık 629) Benî Gatafân'a gönderilen Hadıra Seriyyesi ile aynı yıl ramazan ayında yapılan Batn-ı İdam Seriyyesi'ne kumandanlık etti. Bu ikinci seriyyede kumandanın Abdullah b. Ebû Hadred olduğu da rivayet edilir. Savaşlarda gösterdiği kahramanlıklar sebebiyle Hz. Peygamber'in takdirini kazanıp duasını aldı. Gābe Gazvesi'ndeki gayret ve başarısından dolayı Resûlullah onun hakkında, "Süvarilerimizin en hayırlısı Ebû Katâde'dir" demiştir (Müslim, "Cihâd", 132). Bir gazvede gece boyunca devam eden yolculuk sırasında Hz. Peygamber sabaha karşı bineğinin üzerinde uyuklamaya başlayınca Ebû Katâde onu iki defa uyandırmadan doğrulttu; üçüncüsünde Resûl-i Ekrem uyanarak kendisine, "Peygamberini koruduğun için Allah da seni korusun" diye dua etti (Müslim, "Mesâcid", 311).

Ebû Katâde'nin, Hz. Ömer'in emri üzerine sefere katılarak Fars bölgesi hâkimini bizzat öldürdüğü ve onun üzerindeki değerli zırhın kendisine ganimet olarak verildiği rivayet edilmektedir. Hz. Ali onu Mekke'ye vali tayin etti; daha sonra azlederek yerine amcası Abbas'ın oğlu Kusem'i getirdi. Muâviye b. Ebû Süfyân Medine'ye gelişinde, yakınlarını kayırması sebebiyle ensarın kendisine karşı tavır alıp onu karşılamaması üzerine durumu Ebû Katâde'ye şikâyet yollu söylediği zaman Ebû Katâde ensarı savunur tarzda konuşmuş ve Hz. Peygamber'in kendilerine, "Benden sonra insan kayırma olaylarına şahit olacaksınız" dediğini belirtmiştir. Muâviye bu konu ile ilgili olarak Hz. Peygamber'in ne tavsiye ettiğini sormuş, Ebû Katâde'nin sabır tavsiye ettiğini söylemesi üzerine o da aynı tavsiyede bulunmuştur. Muâviye devrinde Medine valisi olan Mervân, Hz. Peygamber'in ve ashabının savaş yaptıkları yerleri Ebû Katâde ile birlikte dolaşarak ondan buralarda geçen olaylar hakkında bilgi almıştır.

Ebû Katâde Hz. Peygamber'den başka Muâz b. Cebel ve Hz. Ömer'den de rivayette bulunmuştur. Rivayet ettiği hadislerin sayısı 170 olup bunlardan on biri Buhârî ve Müslim'in el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'lerinde, ayrıca ikisi yalnız Buhârî'de, sekizi yalnız Müslim'de bulunmaktadır. Kendisinden Enes b. Mâlik ve Câbir b. Abdullah'tan başka Saîd b. Müseyyeb, Atâ b. Yesâr, oğulları Abdullah ve Sâbit, âzatlı kölesi Nâfi' b. Abbas ve daha başkaları hadis rivayet etmişlerdir. Rivayetleri toplu halde Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde mevcut (IV, 383; V, 295-311) olup Abdullah Merhûl Sevâlime bu konuda Merviyyâtü Ebî Katâde el-Ensârî fî Müsnedi Ahmed b. Hanbel adıyla bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır (Mekke Ümmülkurâ Üniversitesi, 1400/1980).

Ashabın ileri gelenlerinden olan Ebû Katâde 54 (674) yılında Medine'de vefat etti. Onun 38'de (658) Kûfe'de öldüğü ve cenaze namazını Hz. Ali'nin yedi tekbirle kıldırdığına dair rivayet zayıf kabul edilmiştir. Vefatında yetmiş yaşlarında olan Ebû Katâde'nin, Resûlullah'ın hakkındaki sağlık ve âfiyet duası sebebiyle son derece dinç olduğu rivayet edilmektedir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN