İbn Amîre kimdir ?

582 Ramazanında (Kasım-Aralık 1186) Belensiye'nin (Valencia) güneyinde yer alan Cezîretü Şukr'da (Alcira) doğdu. Nisbesinden Endülüs'e göç eden Benî Mahzûm kabilesine mensup olduğu anlaşılmaktadır. Doğduğu yerde başladığı tahsilini Belensiye'de sürdürdü. Belensiye'de Süleyman b. Sâlim el-Kelâî, Ebü'l-Hattâb Ahmed b. Vâcib ve Muhammed b. Eyyûb el-Gāfikī'den dil, edebiyat, fıkıh, hadis, tarih, kelâm, felsefe ve mantık dersleri aldı. Daha sonra Dâniye'ye (Denia) giderek Ebû Muhammed İbn Havtullah, İşbîliye'de (Sevilla) Ömer b. Muhammed eş-Şelevbîn ve Mürsiye'de (Murcia) Azîz b. Abdülmelik b. Hattâb gibi âlimlerden istifade etti. Edebiyat ve tarihte Süleyman b. Sâlim el-Kelâî'den; kelâm, usûl-i fıkıh, felsefe, mantık, tıp gibi dinî ve aklî ilimlerde Azîz b. Abdülmelik b. Hattâb'dan etkilendi. Bu ilimlerde belli bir seviyeye geldikten sonra çeşitli resmî görevlerde bulundu. 607-637 (1210-1239) yılları arasında Belensiye, İşbîliye ve daha başka şehirlerde Muvahhidî valilerine kâtiplik yaptı. Muvahhidîler'in zayıflaması üzerine Endülüs'te hükümran olan Benî Merdenîş, Hûdîler ve Hattâbîler dönemlerinde de kâtiplik görevine devam etti.

Bir süre Şâtıbe (Jativa) ve Uryûle'de (Orihuela) kadılık yaptı. Aragon Kralı I. James'in 627 (1230) yılında Mayurka'yı (Majorka) istilâ ettiği sırada da bu görevine devam etti. I. James Belensiye'yi istilâ edince (636/1238) arkadaşı Hasan b. Halâs el-Belensî'nin vali bulunduğu Sebte'ye (Ceuta) gitti. Burada bir süre kalıp Rabat'a geçti. Rabat'ta tanıştığı Muvahhidî Halifesi Abdülvâhid er-Reşîd'le birlikte başşehir Merakeş'e kadar yolculuk yaptı. Bir süre Reşîd'e kâtiplik yaptıktan sonra Merakeş'in doğusunda bulunan Hîlâne'ye kadı olarak tayin edildi. İlmî bir çevre bulamadığı Hîlâne'de fazla kalmak istemedi ve arkadaşlarının aracılığı ile Rabat'a kadı tayin edildi. 640'ta (1242) Reşîd'in ölümü üzerine yerine geçen Ali b. İdrîs el-Mu'tazıd zamanında (1242-1248) Vezir Yahyâ b. Atûş'un himayesine girdi ve bu sayede kadılık görevine devam etti. Vezir görevinden azledilince İbn Amîre de Miknâs'e kadı olarak gönderildi. Buradaki memuriyeti döneminde hükümdarlığa daha lâyık gördüğü Hafsîler'e yardım ederek şehri ele geçirmelerinde etkili oldu. Bir süre Hafsî emîri Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Abdülvâhid'e kâtiplik yaptı. Miknâs'in Muvahhidîler tarafından geri alınması üzerine 646'da (1248) Sebte'ye giderek arkadaşı Vali Hasan b. Halâs'a kâtiplik yaptı ve onun için methiyeler kaleme aldı. Aynı yıl Emîr Ebû Zekeriyyâ Yahyâ el-Hafsî'nin daveti üzerine Bicâye'ye (Bougie) geçti ve halifeye iki kaside takdim etti. Bicâye'de kaldığı iki yıl içinde öğrenci yetiştirdi, edebî mektuplar ve şiirler yazdı. Yahyâ b. Abdülvâhid'in ölümünden sonra Tunus'ta hâkimiyet kuran oğlu Muhammed el-Müstansır'a tâziye ve tebrik mektubu göndererek kendisiyle iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. Daha sonra da halife ve devlet ricâliyle mektuplaşmayı sürdüren İbn Amîre Müstansır'ın daveti üzerine Tunus'a gitti. Kābis, Ürbüs ve Kostantîne'de kadılık yaptı. Edebî ve ilmî kudretini takdir eden Müstansır onu kendisine nedim ve müsteşar olarak tayin etti. Bu dönemde birçok öğrenci yetiştirdi. Muhammed b. Ebû Bekir el-Berrî, Muhammed b. İbrâhim el-Berâziî, Ahmed b. Şerîf el-Belensî, Ebû Bekir İbn Habîş, Muhammed İbnü'r-Remîmî, İbnü'z-Zübeyr es-Sekafî, Tâhir b. Ali eş-Şükrî ve oğlu Ebü'l-Kāsım İbn Amîre yetiştirdiği öğrencilerden bazılarıdır. 20 Zilhicce 658'de (26 Kasım 1260) Tunus'ta vefat etti.

Nesir ve nazımda, özellikle sanatlı nesirde devrinin büyük ediplerinden olan İbn Amîre şiirlerinden çok sanatlı nesirle kaleme aldığı resmî ve oldukça uzun özel mektuplarıyla tanınır. Mektuplarında yoğun olarak kullandığı tarihî telmihler, edebî tazminler, ilmî terimler onun geniş kültüre sahip olduğunu göstermektedir.

Eserleri. Kaynaklarda pek çok eser telif ettiği kaydedilen İbn Amîre'nin günümüze sadece iki eseriyle bazı risâle ve manzumeleri ulaşmıştır. 1. Dîvânü resâʾil. İbn Amîre'nin resmî ve özel mektuplarından meydana gelen eser öğrencisi Ahmed b. Şerîf el-Belensî tarafından derlenmiştir. İbn Abdülmelik el-Merrâküşî, eẕ-Ẕeyl ve't-tekmile adlı eserinde İbn Amîre'nin mektup ve şiirlerinden verdiği örnekleri bu divandan seçmiştir. Mağribli Muhammed b. Ali b. Hânî es-Sebtî tarafından Buġyetü'l-müstaṭrif ve ġunyetü'l-müteṭarrif min kelâmi imâmi'l-kitâbe Ebi'l-Muṭarrif adıyla da bir araya toplanan nesir ve şiirleri Rabat el-Hizânetü'l-âmme ile (nr. 232-233) Madrid Tarih Akademisi Kütüphanesi'nde (Mektebetü akādîmiyyeti't-târîhi'l-melikiyye, nr. 3) bulunmaktadır. 2. et-Tenbîhât ʿalâ mâ fi't-Tibyân mine't-temvîhât. Kemâleddin İbnü'z-Zemlekânî'nin beyân ilmine (belâgat) ve Kur'an'ın i'câzına dair et-Tibyân fî ʿilmi'l-beyân el-muṭliʿ ʿalâ iʿcâzi'l-Ḳurʾân adlı eserine reddiyedir (Brockelmann, GAL, I, 381). H. Monés'in bu eserin adını et-Tibyân fî ʿilmi'l-kelâm olarak kaydetmesi ve kelâma dair bir eser olarak göstermesi yanlıştır (EI2 [İng.], III, 705). 3. Kitâb fî kâʾineti Mayûrka. Aragon Kralı I. James'in Mayurka adasını işgal ettiği 627 (1230) yılında müslümanlara yaptığı zulümleri anlatan uzun bir mektuptan ibarettir. Makkarî bu mektuptan alıntılar yapmıştır (Nefḥu'ṭ-ṭîb, IV, 490-496).

Bunların dışında İbn Amîre'nin, Fahreddin er-Râzî'nin kelâma dair el-Meʿâlim adlı eserine tenkit mahiyetinde bazı fasıllar eklediği nakledilir (Muhammed b. Şerîfe, s. 297-298). İlmî risâleler de kaleme aldığı anlaşılan İbn Amîre'nin kaynaklarda bu tür risâlelerinden bazı parçalar nakledilmektedir (a.g.e., s. 301-304).

Bazı kaynaklarda (Hediyyetü'l-ʿârifîn, I, 96; Îżâḥu'l-meknûn, I, 326; Ziriklî, I, 159) et-Tenbîh ʿale'l-muġālaṭât ve't-temvîh adlı eserin İbn Amîre'ye nisbet edilmesi doğru değildir. Escurial Library'de nüshası bulunan bu eserin İbn Amîre'nin vefatından iki asır önce kaleme alındığı kaydedilmektedir (Brockelmann, GAL, I, 381).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN