İbnü’ş-şecerî

450 yılı Ramazan ayında (Kasım 1058) Bağdat'ta doğdu. Hz. Hasan'ın soyundandır. Kendisine niçin İbnü'ş-Şecerî denildiği konusunda kesin bilgi yoktur; kaynaklarda bu hususta verilen bilgiler birer tahminden ibarettir (Yâkūt, XIX, 282; İbn Hallikân, VI, 50; Süyûtî, II, 324). Tahsilini Bağdat'ta yapan İbnü'ş-Şecerî, Ebü'l-Muammer Yahyâ b. Tabâtabâ el-Alevî, Ali b. Faddâl el-Mücâşiî, Hatîb et-Tebrîzî, Saîd b. Ali es-Silâlî gibi âlimlerden dil ve edebiyat dersleri aldı. Ebü'l-Hasan Mübârek b. Abdülcebbâr es-Sayrafî, Ebû Ali Muhammed b. Saîd b. Şihâb el-Kerhî el-Kâtib'den hadis okudu. Zehebî, onun Saîd b. Yahyâ el-Emevî'nin el-Meġāzî adlı eserini hocası Mübârek b. Abdülcebbâr'dan rivayet ettiğini kaydeder (Aʿlâmü'n-nübelâʾ, XX, 195).

İbnü'ş-Şecerî'nin, çağdaşları içinde nahvi en iyi bilen kişi olduğu rivayet edilmektedir (Kemâleddin el-Enbârî, s. 405). Yetmiş yıl nahiv okutmuş, bu uzun öğretim hayatı süresince aralarında Ebü'l-Berekât Kemâleddin el-Enbârî, İbnü'l-Haşşâb, İbn Abîde, Ebü'l-Yümn el-Kindî, Ebü'l-Hasan b. Zâhide, Dellâlülkütüb ve Abdülkerîm es-Sem'ânî gibi âlimlerin bulunduğu çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Hocalığının yanı sıra babasına niyâbeten Kerh'te Tâlibîler'in nakîbliğini yapan İbnü'ş-Şecerî'nin güzel ahlâk sahibi, ağır başlı bir şahsiyet olduğu kaydedilmektedir. Meclislerinde ilim ve edebiyatın dışında hiçbir şey konuşulmadığı belirtilmekte, tatlı sözlü ve güzel anlatım yeteneğine sahip bulunduğu ifade edilmektedir. Zemahşerî bir hac yolculuğu sırasında onunla görüşmüş ve kendisini çok beğenmiştir. İbnü'ş-Şecerî, 26 Ramazan 542 (18 Şubat 1148) tarihinde Bağdat'ın Kerh mahallesinde vefat etti.

Birçok nahiv meselesinde kendine has görüşleri olan İbnü'ş-Şecerî gazel, kaside, mersiye türünde şiirler yazmıştır. Benî Cehîr ailesinden Vezir Nizâmeddin Ebû Nasr Muhammed b. Ali'yi methettiği kasidesi gibi bazı güzel şiirleri varsa da genelde başarılı bir şair sayılmaz. Şair Ebû Muhammed Hasan b. Ahmed el-Bağdâdî ile aralarında rekabet bulunduğu ve bu konuda çok sayıda şiirleri olduğu kaynaklarda zikredilmektedir (İbn Hallikân, VI, 49).

Eserleri. 1. el-Emâlî*. Dil ve edebiyatla ilgili çeşitli konuların ele alındığı eser seksen dört bölümden meydana gelmiş olup Haydarâbâd'da (1349) gerçekleştirilen eksik bir baskısından sonra tamamını Mahmûd Muhammed et-Tanâhî yayımlamıştır (I-III, Kahire 1413/1992). 2. el-İntiṣâr. İbnü'l-Haşşâb'ın el-Emâlî hakkındaki tenkitlerine cevaptır (DİA, XI, 73). 3. Dîvânü'l-Ḥamâse (el-Ḥamâsetü'ş-Şeceriyye, Ḥamâsetü İbni'ş-Şecerî). Ebû Temmâm'ın el-Ḥamâse'si tarzında düzenlenmiş şiir antolojisidir (nşr. F. Krenkow, Haydarâbâd 1345; nşr. Abdülmuîn el-Mellûhî - Esmâ el-Hımsî, I-II, Dımaşk 1970). 4. Muḫtârâtü şuʿarâʾi'l-ʿArab (Dîvânü muḫtârâti'ş-şuʿarâʾ, Muḫtârâtü İbni'ş-Şecerî). İbnü'ş-Şecerî'nin çeşitli şairlerden seçtiği kaside örneklerinden meydana gelen eser Kahire'de basılmış (1306, 1344), ilmî neşri ise Ali Muhammed el-Bicâvî tarafından gerçekleştirilmiştir (Kahire 1395/1975; Beyrut 1412/1992). Abdülazîz Arafe Fennü't-taʿbîr fî Muḫtârâti şuʿarâʾi'l-ʿArab adıyla bir çalışma yapmıştır (Kahire 1975). 5. Muʿcem li'l-müştereki'l-lafẓî (Me'ttefeḳa lafẓuhû va'ḫtelefe maʿnâhu). Çok anlamlı kelimelere dair bir sözlüktür (nşr. Atıyye Rızk, Stuttgart 1413/1992; nşr. Ahmed Hasan Besec, Beyrut 1417/1996). 6. Şerḥu'l-Lümaʿ li'bn Cinnî (Keşfü'ẓ-ẓunûn, II, 1563). 7. Şerḥu't-Taṣrîfi'l-mülûkî. İbn Cinnî'nin sarfla ilgili eserinin şerhidir (a.g.e., I, 413). 8. Şerḥu'l-Maḳṣûre. Müellifin İbn Düreyd'in eserine yazdığı bu şerhin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunmaktadır (Esad Efendi, nr. 3750)

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN