İbnü’s-serrâc

265 (878) yılı civarında Bağdat'ta doğdu. Babası veya dedesi saraç olduğu için İbnü's-Serrâc künyesiyle tanındı. Çocukluk ve gençlik yıllarını Bağdat'ta geçirdi. Başta dönemin Basra dil mektebi reisi Müberred olmak üzere çeşitli hocalardan nahiv dersleri aldı. Büyük ölçüde etkisinde kaldığı Müberred'in vefatı üzerine nahvi bırakarak mantık ve mûsikiyle ilgilenmeye başladı. Fârâbî'den mantık okudu, kendisi de ona nahiv ilmini öğretti. Hocalarından Zeccâc, nahvi ihmal ettiği için kendisine sitemde bulununca tekrar nahivle meşgul olmaya başladı. Ebü'l-Kāsım ez-Zeccâcî, Ebû Saîd es-Sîrâfî, Ebû Ali el-Kālî, lugat âlimi Muhammed b. Ahmed el-Ezherî, Ebû Ali el-Fârisî ve Ali b. Îsâ er-Rummânî, İbnü's-Serrâc'ın yetiştirdiği talebeler arasında zikredilebilir. Uzun yıllar Bağdat'ta dil ve edebiyat dersleri veren İbnü's-Serrâc 26 Zilhicce 316'da (9 Şubat 929) vefat etti.

Müberred ve Zeccâc'dan sonra nahiv sahasında döneminin en güçlü siması olarak kabul edilen İbnü's-Serrâc, eserlerinde seleflerinin topladığı Arapça'nın gramerine dair dağınık malzemeyi düzenli bir hale getirmiş, bu sebeple eleştirmenler, "Nahiv ilmi deli (dağınık) idi, onu akıllandıran (derli toplu hale getiren) İbnü's-Serrâc oldu" demişlerdir. Basra dil mektebine bağlı kalan İbnü's-Serrâc'ın diğer bir özelliği de Kitâbü Sîbeveyhi'den yaptığı nakillerde ve rivayetlerde gösterdiği titizliktir. Aynı zamanda şair olan İbnü's-Serrâc'ın bazı şiirleri kendi eserlerinde ve diğer kaynaklarda yer almaktadır.

Eserleri. 1. el-Uṣûl. İbnü's-Serrâc, bu önemli eserinde Kitâbü Sîbeveyhi'den çıkardığı malzemeyi benzer kural ve konuları bir araya getirmek suretiyle yeni bir tasnife tâbi tutmuştur. Üzerinde şerh, hâşiye, ta'lik ve ihtisar şeklinde birçok çalışma yapılan eser (Sezgin, IX, 84) Abdülhüseyin el-Fetlî tarafından üç cilt halinde neşredilmiştir (Bağdad 1973; Beyrut 1985, 1988). Bu neşir hakkında Muhammed Tâhir el-Hımsî ve Ahmed Matar el-Atıyye birer tenkit yazısı kaleme almışlardır (bk. bibl.). Mahmûd Muhammed et-Tanâhî el-Uṣûl'ün çeşitli indekslerini yaparak Fehârisü Kitâbi'l-Uṣûl li'bni's-Serrâc adıyla yayımlamıştır (Kahire 1986). Îsâ b. Abdülazîz el-Cezûlî, İbn Bâbeşâz, Ebü'l-Hasan İbnü'l-Bâziş ve İbn Mu'tî el-Uṣûl üzerine birer şerh yazmışlardır. 2. el-Mûcez. Sarf ve nahve dair olan bu eser dil âlimleri arasında büyük rağbet görmüş ve muhtelif çalışmalara konu olmuştur. Kitabı Mustafa eş-Şüveymî ve Bensâlim Dâmercî yayımlamıştır (Beyrut 1965). 3. el-ʿArûż (nşr. Abdülhüseyin el-Fetlî, Mecelletü Külliyyeti'l-Âdâb, XV [Bağdad 1972], s. 211-240). 4. İḥticâcü'l-ḳurrâʾ. Kıraat ilmi ve tefsirle ilgili olup Abdülhüseyin el-Fetlî tarafından neşredilmiştir (DMBİ, III, 672). 5. el-Ḫaṭ (el-Hicâʾ). Arapça kelimelerin imlâları konusunda telif edilen eser, Arapça'da kelimelerin imlâsıyla gramer kuralları arasında sıkı bir ilişki bulunduğundan aynı zamanda bir gramer kitabıdır (nşr. Abdülhüseyin Muhammed, el-Mevrid, V/3 [Bağdad 1976], s. 103-134). Yâkūt el-Hamevî bunu el-Hicâʾ ve el-Ḫaṭ şeklinde iki ayrı eser olarak göstermiştir (Muʿcemü'l-üdebâʾ, XVIII, 200). 6. el-İştiḳāḳ. Arap dilinin etimolojisi konusunda yapılan ilk çalışmalardan biri olup Muhammed Ali Derviş Mustafa el-Hudarî (Dımaşk 1973) ve Muhammed Sâlih et-Tikrîtî (Bağdad 1973) tarafından neşredilmiştir. 7. eş-Şekl ve'n-naḳṭ. Kur'ân-ı Kerîm'in noktalanması ve harekelenmesinden bahseden eserin bir nüshası Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanesi İsmail Saip Sencer bölümünde bulunmaktadır (Sezgin, IX, 85). Abdülazîz es-Sâverî, İbnü's-Serrâc'a ait "Kitâbü'l-Ḳalem" adlı tek sayfalık bir metni müellifin eserlerine dair bir mukaddimeyle birlikte yayımlamıştır (bk. bibl.).

İbnü's-Serrâc'ın kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Aḥkâmü'ş-şiʿr, el-Cümel, el-Hemz, ʿİlelü'n-naḥv, Mücmelü'l-Uṣûl (Cümelü'l-Uṣûl, el-Uṣûlü'ṣ-ṣaġīr; el-Uṣûl'ün özeti olmalıdır), el-Muvâṣalât ve'l-müẕekkirât (el-Muvâṣalât, el-Muvâṣalât fi'l-aḫbâr ve'l-müẕekkirât, el-Muvâṣalât ve'l-müẕekkirât fi'l-aḫbâr), er-Riyâḥ ve'l-hevâʾ ve'n-nâr, Şerḥu Kitâbi Sîbeveyhi, eş-Şiʿr ve'ş-şuʿarâʾ, Tehẕîbi'l-luġa ve İttifâḳu ehli'l-luġa ve fırâḳuhum ve mâ yenferidü bihi'l-vâḥidü minhüm.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN