İbnü’z-zeyyât, muhammed b. abdülmelik

173 (789) yılında Bağdat'ta doğdu. Kerhli zengin bir tüccarın oğlu olduğundan iyi bir öğrenim gördü. İlme, şiir ve edebiyata ilgi duyuyor, babası ise ticaretle meşgul olmasını istiyordu. Halife Me'mûn'un valilerinden Hasan b. Sehl'i öven kasidesine karşılık 10.000 dirhem ihsana nâil olunca babası meslek seçimi konusundaki ısrarından vazgeçti. Bu olaydan sonra kendini ilmî çalışmalara veren İbnü'z-Zeyyât özellikle nahiv ve lugat alanlarında temayüz etti.

Me'mûn'un halifeliğinin sonlarına doğru Dîvânü'n-nafakāt'ın başına getirilen İbnü'z-Zeyyât, Mu'tasım-Billâh'ın hilâfetinin üçüncü yılında vezirliğe tayin edildi (836) ve halifenin ölümüne kadar altı yıl vezirlik yaptı. Bu görevi Vâsiḳ-Billâh döneminde de (842-847) sürdürdü. Vâsiḳ-Billâh'ın veliaht belirlemeden önce vefatı üzerine Abbâsî tarihinde ilk defa devlet erkânı yeni halifeyi seçmek için hilâfet sarayında bir araya geldi. Yapılan müzakereler sonunda Mu'tasım'ın oğlu Ca'fer, Türk kumandanları tarafından Mütevekkil-Alellah unvanıyla halife ilân edildi. Bu emrivâki karşısında mecliste hazır bulunan diğer devlet ricâli de Ca'fer'e biat etmek zorunda kaldılar. Vezir İbnü'z-Zeyyât'ın kendisinden yana olmadığını farkeden Halife Mütevekkil, onu Vâsiḳ-Billâh devrindeki bazı tasarruflarını bahane ederek hapsetti; mallarına da el konuldu. Bizzat kendisinin başkalarını cezalandırmak için yaptırmış olduğu çivili demire asılan İbnü'z-Zeyyât bu işkenceye birkaç gün dayanabildi ve 19 Rebîülevvel 233'te (2 Kasım 847) öldü. Bazı kaynaklarda ölümünden kısa bir süre önce Mütevekkil'e hitaben bir şiir yazdığı, bu şiirden çok etkilenen halifenin İbnü'z-Zeyyât'ın asıldığı yerden çıkarılmasını emrettiği, ancak onun bu emir yetkililere ulaşmadan önce öldüğü kaydedilmektedir.

İbnü'z-Zeyyât'tan kibirli, haşin, halka zulmeden bir vezir olarak bahsedilmektedir. Onun, "Bağışlama insan tabiatının bir zaafıdır" sözü acımasızlığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Vezirliğinin ilk dönemleri olan Mu'tasım-Billâh ve Vâsiḳ-Billâh devirleri Mu'tezilî düşünce ve görüşlerin siyasî iktidar tarafından desteklendiği, halkın ve ulemânın bu görüşleri kabule zorlandığı yıllardı. Bunlar arasında üzerinde en çok durulanı, Kur'an'ın mahlûk olduğu ve Allah'ın âhirette müslümanlar tarafından görülemeyeceği görüşleridir. Me'mûn zamanında başlatılan dinî siyaset ondan sonraki iki halife döneminde de sürdürülmüştür. Siyasî iktidarın desteklediği bu görüşler kabul edilmediği veya aleyhine bir ortam hazırlama teşebbüsüne girişildiğinde İbnü'z-Zeyyât tarafından şiddetle bastırılmış ve savunucuları idama kadar varan cezalara çarptırılmıştır. İbnü'z-Zeyyât'ın baskıcı tutumunun diğer bir örneği, Başkadı Ahmed b. Ebû Duâd'ı ve bazı kâtipleri eleştirerek onlara suç isnat etmesi ve Halife Vâsiḳ-Billâh tarafından cezalandırılmalarını sağlamasıdır. İbnü'z-Zeyyât özellikle hilâfetinin ilk yıllarında Vâsiḳ-Billâh üzerinde çok etkili olmuş, halife, İbnü'z-Zeyyât'ın meclise gelişinde herkesin ayağa kalkmasını emretmiştir.

İbnü'z-Zeyyât, devrin ilim ve edebiyat hayatında önemli yeri olan bir devlet adamı idi. Huneyn b. İshak, Câlînûs'un Kitâbü'ṣ-Ṣavt (De Voce) adlı eserini onun adına tercüme ettiği gibi Câhiz de Kitâbü'l-Ḥayevân ile Risâletü'l-Câḥiẓ fi'l-ġaḍab ve'r-rıżâ'sını ona takdim etmiştir. Cehşiyârî, İbnü'z-Zeyyât'ı akıllı, devlet idaresinde mahir, şiir, edebiyat ve hitabet konusunda zamanın en yetenekli siması olarak tanıtır (el-Vüzerâʾ ve'l-küttâb, s. 64). Ebü'l-Ferec el-İsfahânî de ancak Mu'tasım-Billâh, Vâsiḳ-Billâh ve Mütevekkil-Alellah'a kâtiplik yapmış olan İbrâhim b. Abbas es-Sûlî'yi ona denk görür. Kullandığı lafızları çok iyi seçen, beliğ bir hatip ve güçlü şair olarak ün yapan İbnü'z-Zeyyât kitâbet, şiir, edebiyat, devlet adamlarıyla ilgili usul ve prensipler, ayrıca riyâset âdâbı mesleğinde zamanının nâdir kişileri arasında yer alır.

İbnü'n-Nedîm, İbnü'z-Zeyyât'ın şiirlerini elli varaklık bir kitapta topladığını kaydeder; bu kitap, Cemîl Saîd tarafından Dîvânü İbni'z-Zeyyât adıyla açıklamalı olarak neşredilmiştir (Kahire 1949, 1410/1990). İbnü'z-Zeyyât methiye, mersiye, gazel ve hiciv türü şiirler yazmış, bu şiirlerinde sevgi, hasret, serzeniş gibi konuları işlemiştir. Methiye türü şiirleri kısa kıtalar ve uzun kasideler halindedir. İbn Ebû Duâd'ı hicveden doksan beyitlik manzumesi en tanınmış şiirlerindendir. Mersiye ve gazel türünde de başarılı olan İbnü'z-Zeyyât bazı şiirlerinde eğlence ve içki meclislerini, bazılarında da Abbâsî yönetimine karşı ortaya çıkan ayaklanmaları tasvir etmiştir. Mu'tasım-Billâh'ı öven kasidesinde olduğu gibi methiye türündeki şiirleri halifelerin zaferlerini anlatan birer belge niteliğindedir. İbnü'z-Zeyyât'ın şiiri Abbâsî şiirindeki yenilik hareketini temsil eder. Onun şiirinde karikatürize edilmiş tasvirler de görülür. Bir kısım şiirlerinde de Fars medeniyetinin Arap medeniyetiyle kaynaşmasının izlerine rastlanır. İbnü'z-Zeyyât'ın, mektuplarını ve diğer nesirlerini içeren Dîvânü resâʾil adlı bir eserinin bulunduğu da kaydedilmektedir. Fâyiz Alemüddin el-Kays'ın İbnü'z-Zeyyât hakkında el-Câmiatü'l-Lübnâniyye'de hazırladığı Muḥammed b. ʿAbdilmelik ez-Zeyyât adlı doktora tezi yayımlanmıştır (Beyrut 1983).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN