Liyâkat ali han

Pencap'ın Karnal bölgesinde zengin bir toprak sahibinin ikinci oğlu olarak doğdu; atalarının İran veya Afganistan'dan geldiği söylenir. Büyük dedesi Nevvâb Ahmed Ali Han, 1857 ayaklanmasında İngilizler'in yanında yer aldığı için onlar tarafından ödüllendirilmişti. Liyâkat Ali, sonradan üniversiteye dönüştürülen Aligarh'daki Muhammadan Anglo-Oriental College'ı bitirdikten sonra İngiltere'ye giderek Oxford Üniversitesi'nde hukuk okudu ve avukatlık sertifikası alarak baroya kaydoldu. 1922'de Hindistan'a döndü. Önceleri dönemin pek çok aydını gibi Hint milliyetçiliğine eğilim göstermesine rağmen 1923'te Hindistan Müslümanları Birliği'ne katılarak bu hareketin önemli temsilcilerinden biri oldu. 1926-1940 yılları arasında United Provinces eyaletinin yasama meclisinde önce bağımsız milletvekili, ardından kurduğu Demokratik Parti'nin başkanı olarak görev yaptı ve 1931'den 1936'ya kadar bu meclisin başkan yardımcılığını yürüttü. O yıllarda eski canlılığını kaybeden Hindistan Müslümanları Birliği'nin tekrar canlanması için yoğun faaliyetlerde bulundu ve 1934 Nisanında Londra'dan dönerek birliğin başına geçen Muhammed Ali Cinnah'ı bunu yapmaya ikna edenler arasında yer aldı. 1936'da birliğin genel sekreterliğine getirildi ve 1947'ye kadar bu görevi yürüttü; ayrıca Hindistan'ı dolaşarak birliğin politikasını anlattı. Cinnah'ın sağ kolu olarak tanınan Liyâkat Ali, Pakistan'ın doğuşu yıllarında da olayların merkezinde bulundu. 14 Ağustos 1947'de Pakistan kurulunca Cinnah devlet başkanı, kendisi başbakan oldu. Çok geçmeden Cinnah'ın ölümüyle (1948) iki parçalı (Doğu Pakistan [Bangladeş] ve Batı Pakistan) yeni devletin bütün problemleriyle karşı karşıya kalan Liyâkat Ali, Dışişleri Bakanlığı'nın sorumluluğunu da üzerine alıp II. Dünya Savaşı sonrasının zor şartlarında milletlerarası alanda tarafsızlık politikası güderek Pakistan'ı yönetmeye çalıştı. Bu arada İslâm dünyasıyla yakınlaşmaya önem vererek Suriye, Türkiye, İran ve Endonezya ile dostluk antlaşmaları imzaladı. Ülke içinde yeni bir Pakistan kimliği oluşturmaya ve bunun için ilk anayasanın hazırlanmasına gayret etti.

Liyâkat Ali Han, 16 Ekim 1951'de Ravalpindi'deki bir açık hava toplantısı esnasında gerçekleştirilen suikast sonucu öldürüldü. Pakistan'ın kuruluş sürecinin bütün aşamalarında daima en merkezdeki isimlerden birini oluşturmuş ve hayatı boyunca Cinnah'a bağlı kalıp Pakistan'ın varlığını öncelikle ona borçlu olduğuna inanmıştı. Azimliliği ve kararlarını uygulamadaki ısrarı ile kısa süren başbakanlığında büyük güven kazanmış, bu sebeple kendisine, Muhammed Ali Cinnah'a "kāid-i a'zam" diyen Pakistan halkı tarafından "kāid-i millet" (milletin önderi) unvanı verilmiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA