Rakīk el-kayrevânî

Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. 362 (972) yılından sonra doğduğu tahmin edilmektedir. İbnü'r-Rakīk olarak da kaydedilmekle birlikte çağdaşı İbn Reşîḳ el-Kayrevânî onun Rakīk lakabıyla bilindiğini söyler (Ünmûẕecü'z-zamân, s. 55). Zîrîler'den Mansûr b. Bulukkîn, Nâsırüddevle Bâdîs b. Mansûr ve Muiz b. Bâdîs döneminde uzun süre nedimlik, kâtiplik ve Dîvân-ı İnşâ reisliği yaptı. Bu sebeple kaynaklarda "el-kâtib en-nedîm" lakabıyla anılır. 388'de (998) Bâdîs b. Mansûr tarafından hediyelerle Fâtımî Halifesi Hâkim-Biemrillâh'a elçi gönderildi ve iki yıl Mısır'da kaldı. Kendisi şiirlerinde Mısır'da unutulmayacak günler yaşadığını, burada geçirdiği bir günün bir ömre bedel olduğunu ve Kayrevan'a güzel hâtıralarla döndüğünü ifade eder (İbn Reşîḳ el-Kayrevânî, s. 56 vd.; Makrîzî, I, 370-371). Muhtemelen 417 (1026) veya 425 (1034) yılından sonra Kayrevan'da vefat etti. Uzun süre sarayda kalması ve devlet yazışmalarını bizzat yürütmesi sebebiyle Zîrîler hakkında belgelere dayalı bilgiler vermesi onun tarihçi olarak önemini arttırmıştır. İbn Haldûn onu İfrîkıye bölgesinin ve Kayrevan'da kurulan devletlerin başlıca tarihçisi diye niteler ve sonraki tarihçilerin bu konularda eserini temel kaynak kabul ettiklerini söyler (Mukaddime, I, 203). İbn Reşîḳ el-Kayrevânî de Rakīk'in sözleri kolay anlaşılan ince ruhlu bir şair ve rivayetlerine güvenilir bir tarihçi olduğunu söyler (Ünmûẕecü'z-zamân, s. 55). Şiirlerinde çeşitli konulara yer veren Rakīk el-Kayrevânî, bazı şiirlerinde ilk gençlik yıllarını boş geçirip içki meclislerinde bulunmuş olmaktan duyduğu pişmanlığı dile getirmekte, ayrıca başta Zîrî Hükümdarı Bâdîs b. Mansûr olmak üzere dönemin ileri gelen şahsiyetlerini övmektedir.

Eserleri. 1. Târîḫu İfrîḳıyye ve'l-Maġrib (Aḫbâru İfrîḳıyye, Târîḫu'l-Ḳayrevân). Birçok ciltten oluştuğu kaydedilen eserin tamamı zamanımıza ulaşmamıştır. Günümüze kadar gelen kısım, Kuzey Afrika'nın Ukbe b. Nâfi'in ikinci valiliği sırasında fethedilişinden (62/681) Ağlebî Hükümdarı Abdullah b. İbrâhim'in tahta çıkışına (196/812) kadarki tarihini ihtiva etmektedir. İbn İzârî'nin ondan 415 (1024) yılına ait bir olayı nakletmesi (el-Beyânü'l-muġrib, I, 272) eserin bu yıllara kadar gelen geniş bir tarih kitabı olduğunu göstermektedir. İzzeddin İbnü'l-Esîr, Ahmed b. Abdülvehhâb en-Nüveyrî, İbnü'l-Ebbâr, İbn İzârî, İbn Haldûn, Hasan el-Vezzân, Abdülazîz b. Şeddâd bu eserden yararlanmıştır. Ebü's-Salt ed-Dânî bu esere bir zeyil yazmıştır. İlk defa Müncî el-Kâ'bî tarafından yayımlanan Târîḫu İfrîḳıyye'yi (Tunus 1968) daha sonra Abdullah Ali ez-Zeydân ve İzzüddin Ömer Mûsâ neşretmiştir (Beyrut 1990). 2. Ḳuṭbü's-sürûr fî evṣâfi'l-(enbiẕeti ve'l-)ḫumûr. İçki meclisleri, şarabın tarihçesi, haram oluşu ve şarapla ilgili çeşitli görüşler hakkındadır (nşr. Ahmed el-Cündî, Dımaşk 1389/1969). Nûreddin el-Mes'ûdî'nin (ö. 619/1222) kitaptan yaptığı seçmeleri Abdülhafîz Mansûr yayımlamıştır (Tunus 1976). Rakīk el-Kayrevânî'nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: er-Râḥ ve'l-irtiyâḥ, Kitâbü'n-Nisâʾ, Naẓmü's-sülûk fî müsâmereti'l-mülûk, el-Eġānî, el-İḫtiṣârü'l-bâriʿ li't-târîḫi'l-Câmiʿ.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN