Belensiye neresidir ?

Endülüs Arapları'nın Belensiye dedikleri şehir, milâttan önce 138 yılında Romalılar tarafından Valentia Edetanorum adıyla İspanya'nın doğusundaki Turia veya Guadalaviar (Vâdilebyaz) nehri kıyısında askerî garnizon olarak kurulmuştur. Daha önce ise o bölgenin Grekler ve Kartacalılar tarafından iskân edildiği bilinmektedir. Akdeniz sahiline 4 km. uzaklıkta olup ülkenin pamuk, pirinç, mısır, sebze ve meyve başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirildiği en verimli topraklara sahip şehirlerinden biridir. Ayrıca Barselona'dan sonra önemli bir ticaret ve sanayi merkezi haline gelmiştir; nüfusu 1986 sayımına göre 763.949'dur.

Şehir 95 (714) yılında müslümanlar tarafından fethedildi; ancak merkezî idareye tam olarak bağlanamadı. Çünkü Berberîler Emevî otoritesini kabul etmeyip kendi başlarına hareket ediyorlardı. Hatta Miknâse Berberîleri'nden Şakyâ adıyla meşhur Abdullah b. Muhammed (Abdullah b. Abdülvâhid) Ehl-i beyt'ten olduğunu iddia ederek Endülüs'ün doğusunda bu bölgede büyük bir ihtilâl başlattı (152/769) ve Emevî hâkimiyetinin ilk dönemlerinde üzerine gönderilen birkaç orduyu bozguna uğrattıysa da sonunda kendi adamları tarafından öldürüldü. Hakem b. Hişâm zamanında (796-822) Belensiye Emîr Abdullah el-Belensî tarafından Endülüs Emevî hâkimiyetine sokuldu. Fakat Abdurrahman en-Nâsır devrinde (912-961) tekrar karışıklıklar çıktı ve daha sonra şehir, Endülüs Emevî Devleti'nin yıkılışı sırasında mülûkü't-tavâiften Âmirîler'in âzatlıları Mübârek ve Muzaffer el-Âmirî'nin eline geçti (401/1010-11). Hâcib İbn Ebû Âmir el-Mansûr'un torunu Abdülazîz b. Abdurrahman'ın 1021'de merkezi Belensiye olmak üzere kurduğu Âmirîler hânedanı bazı fâsılalarla 1094 yılına kadar varlığını sürdürdü. İspanyollar'ın meşhur destan kahramanı Rodrigo Diaz de Vivar 1094'te şehri ele geçirerek başta Belensiye hâkimi Kadı İbn Cehhâf olmak üzere pek çok müslümanı öldürtüp şehirde ve civarında oturanları haraca bağladı. Onun 1099'da ölümüyle karısı Ximena'nın eline geçen Belensiye 1102'de Murâbıtlar tarafından zaptedildi ve VI. (XII.) yüzyılın ortalarına kadar onların idaresinde kaldı. Daha sonra Muhammed b. Sa'd b. Merdenîş Belensiye'ye hâkim oldu (1147). Ancak dört yıl sonra meydana gelen halk isyanı sonucu yönetimden uzaklaştırıldı ve şehir bu tarihten itibaren Muvahhidler'e tâbi mahallî emîrler tarafından idare edilmeye başlandı. Nihayet Belensiye Kurtuba'dan iki yıl sonra Aragon Kralı I. Jacques tarafından ele geçirilerek hıristiyan topraklarına katıldı (1238). Bundan sonra halkın büyük bir kısmı hıristiyan hâkimiyeti altında yaşamaya devam etti. Ancak müslümanlar çok zulüm gördüler ve hıristiyan olmaya zorlandılar; dinlerini değiştirmeyenler ise zamanla sürgün edildiler. O sırada Belensiye ve çevresinde yaşayan müslümanların sayısı 100.000'den fazla idi.

Bugün Belensiye'de İslâmî döneme ait çok az eser vardır. Bunlar arasında özellikle büyük kilise yakınındaki hamam kalıntıları zikredilebilir. Rivayete göre İspanya'da ilk matbaa 1474'te bu binada kurulmuştur. İslâm hâkimiyeti sırasında Belensiye'de pek çok bilgin ve düşünür yetişmiştir. İbnü'l-Ebbâr, Ebû Abdullah Muhammed İbn Halesa en-Nahvî b. Umeyre bunlar arasındadır.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN