İspehbed nedir?

Farsça ispeh (ordu) ve bed (emîr) kelimelerinden meydana gelen ispehbed unvanı, İran'da Ahamenîler zamanından (m.ö. 539-333) başlayarak "başkumandan" mânasında kullanılmıştır. Sâsânîler'in ilk döneminden itibaren bu unvan idarî bir anlam da kazanmaya başlamış, Enûşirvân yaptığı yeni düzenlemeler çerçevesinde ülkeyi kuzey, güney, doğu ve batı olmak üzere dört bölgeye ayırarak her bölge için ispehbedler tayin etmiştir.

Terim Arapça kaynaklarda isbehbez şeklinde geçer. Halife Me'mûn, Mâzyâr b. Kārin'e ispehbez unvanını vererek Taberistan'a vali tayin etmişti. Taberistan'da basılan sikkeler üzerinde bu unvanın kullanıldığı görülmektedir. Taberî, Süveyd b. Mukarrin'in 22 (643) yılında barış antlaşması imzaladığı Taberistan ve Cîl-i Cîlân hâkimi Ferruhân'a Horasan ispehpezi diye hitap ettiğini kaydeder (Târîḫ, IV, 153). Kaynaklardan I. (VII.) yüzyılın sonuna doğru bu unvana sıkça rastlandığı anlaşılmaktadır. İran'da Debûyîler ve Kārinvend (Suhrânîler) gibi bazı mahallî hânedanlar ispehbed unvanını liderleri ve hükümdarları için kullanmışlardır.

Taberistan'da hüküm süren Bâvendîler'in bu unvanı Moğol istilâsına kadar kullandıkları bilinmektedir. İspehbed unvanı Hazar kıyılarının güneybatısında hüküm süren Deylemîler'de de görülmektedir. Kâbe'de bulunan, Abbâsî Halifesi Me'mûn zamanına ait 200 (815-16) tarihli bir kitâbede İspehbez Kābul (Kābil) Şah'ın tahtının halifenin emriyle Horasan'dan Mekke'ye gönderildiği kaydedilmektedir (Ezrakī, I, 227). Selçuklu emîrlerinden birinin adı da İspehbez'dir. Emîr İsfehbez b. Savtegin et-Türkmânî, 487 (1094) ve 488'de (1095) Mekke'nin Şiî valisi Kāsım b. Ebû Hâşim el-Alevî'yi yerinden sürmüş ve şehrin idaresini bir müddet elinde tutmuştur (İbnü'l-Kalânisî, s. 130). İbnü'l-Esîr, Sabâve b. Humâr Tegin adlı Selçuklu kumandanın ispehbez unvanıyla anıldığını kaydetmektedir (el-Kâmil, X, 299)

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN