Feriguniler hanedanı hakkında...

Hânedanın adını efsanevî İran hükümdarı Ferîdun'dan (Efrîdun) aldığını söyleyenler bulunduğu gibi Hârizm'de hüküm süren Ferîğ (Efrîğ) adlı bir hükümdarın ismiyle ilgili olduğunu ileri sürenler de vardır. Coğrafyacı Makdisî, Kuzey Cûzcân'da Ribât-ı Efrîğ adlı bir yerden bahseder ki burası muhtemelen Ferîgūn tarafından kurulmuştur. İbn Hurdâzbih Cûzcân hâkiminden Gûzgân-hudât, Taberî ise Cûzcân b. Cûzcân veya Cûzcânî diye bahseder. Ḥudûdü'l-ʿâlem'de X. yüzyılda Cûzcân'da Efrîdun'un torunlarından birinin hüküm sürdüğü kaydedilir.

Nerşahî'nin ifadesinden, hânedanın ilk hükümdarı Ahmed b. Ferîgūn'un Sâmânî emîri İsmâil b. Ahmed ile aynı seviyede bir hükümdar olduğu anlaşılmaktadır. Saffârîler'den Amr b. Leys'e (879-902) tâbi olan Ahmed b. Ferîgūn'dan sonra yerine oğlu Ebü'l-Hâris Muhammed geçti. Ebü'l-Hâris kızını Sâmânî Hükümdarı Nûh b. Mansûr ile evlendirerek onunla akrabalık kurdu. Müellifi meçhul en eski Farsça genel coğrafya kitabı olan Ḥudûdü'l-ʿâlem de 372'de (982-83) Ebü'l-Hâris Muhammed'e ithaf edilmiştir. Ebü'l-Hâris'in oğlu ve halefi Ebü'l-Hâris Ahmed'in 380 (990) yılında Sâmânîler tarafından âsi kumandan Fâiku'l-Hassa üzerine gönderilmesinden onun bu sırada Sâmânîler'e tâbi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Fâiku'l-Hassa Ahmed'i Türk ve Araplar'dan oluşan 500 kişilik bir süvari birliğiyle bozguna uğrattı. Nûh b. Mansûr, Horasan'da kendisine karşı ayaklananları cezalandırmak üzere çıktığı seferde Cûzcân'a uğradı ve Ebü'l-Hâris'in Herat'ta kendilerine katılmasını emretti (383/993). Bir süre sonra Gazneli Mahmud Ebü'l-Hâris'in kızıyla, Ebü'l-Hâris'in oğlu Ebû Nasr Muhammed de Mahmud'un kız kardeşiyle evlendi. Böylece Gazneliler'le Ferîgūnîler arasındaki dostluk ve iş birliği daha da güçlendi. Ebü'l-Hâris Ahmed, Sebük Tegin'in ölümü üzerine (387/997) oğullarından İsmâil ve Mahmud arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesinde aracılık etti. Mahmud İsmâil'i yenip tahtı ele geçirdiği vakit (389/999) kardeşini Ebü'l-Hâris'in gözetiminde bıraktı. Ebü'l-Hâris vefat edince (390/1000) yerine oğlu Ebû Nasr Muhammed geçti. Bu tarihten itibaren Cûzcân, Garcistan, Çagāniyân ve Huttel Gazneliler'in hâkimiyetine girdi. Halbuki Garcistan ve Gur hâkimleriyle Cûzcân steplerindeki bedevî Araplar, Ebû Nasr'ın dedesi Ebü'l-Hâris Muhammed b. Ahmed'e yıllık muayyen bir haraç ödüyorlardı. Ebû Nasr Muhammed 401'de (1010) ölünceye kadar Gazneliler'e tâbi olarak hüküm sürdü. 398'de (1008) Karahanlılar'a karşı Gazneli Mahmud'un yanında savaştı ve onun bazı Hint seferlerine katıldı. Ebû Nasr'dan sonra hânedanın başına geçen ve Ferîgūnîler'in son hükümdarı olarak zikredilen Hasan'ın (muhtemelen Ebû Nasr'ın oğlu) fazla hüküm süremediği ve Gazneli Mahmud'un Ferîgūnîler'e son vererek bölgede hâkimiyet kurduğu anlaşılmaktadır. Ferîgūnîler'e ait topraklar, daha sonra Ebû Nasr'ın kızı ile evlenmiş olan Muhammed b. Mahmûd-ı Gaznevî'nin yönetimine bırakılmıştır.

Cûzcân'a tarihinin en parlak dönemini yaşatan Ferîgūnîler âlim, şair, edip ve sanatkârları himaye etmişlerdir. Makāmât sahibi Bedîüzzaman el-Hemedânî ile meşhur şair Ebü'l-Feth el-Büstî ve Mefâtîḥu'l-ʿulûm müellifi Muhammed b. Ahmed el-Hârizmî, Ferîgūnîler'in himayesine mazhar olmuş âlim ve şairler arasında yer alır. Minorsky, Cevâmiʿu'l-ʿulûm sahibi İbn Ferîgūn'un bu hânedanla bir ilgisinin olabileceğini söyler (DİA, VII, 441).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA