Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ESRA EZMECİ

Yanlış bir ilişkide olmak en büyük yalnızlıktır

Her yıl olduğu gibi yine geldi Sevgililer Günü... Sevdiği olan için ayrı yalnızlar için ayrı anlamları var bugünün! Yalnız olmak başarısızlık değildir. Yanlış bir ilişkide olmak daha büyük bir yalnızlıktır. Sırf biri olsun diye biriyle olmak, insanın kendine yaptığı en büyük haksızlıktır. Yalnızlık geçer ama yanlış ilişkinin verdiği zarar uzun sürer

Şubat geldi mi herkesin içi bir tuhaf oluyor. Kimi heyecanlanıyor, kimi geriliyor, kimi de içten içe sinirleniyor. Çünkü Sevgililer Günü sadece aşkı değil, eksikleri de ortaya çıkarıyor. Yanında biri varsa "Acaba yeterince seviliyor muyum?" sorusu beliriyor. Yanında kimse yoksa "Bende bir sorun mu var?" düşüncesi dolanıyor kafada. Oysa mesele ne yalnız olmak, ne de bir ilişki içinde olmak. Mesele nasıl sevdiğimiz. Bugün herkes sevdiğini söylüyor. Ama sevmenin ne olduğunu bilen az. Sevgi denince akla hediyeler, sürprizler, paylaşımlar geliyor. Bir günlüğüne çok ilgili, çok romantik, çok düşünceli oluyoruz. Sonra? Sonra yine eski halimize dönüyoruz. İşte sorun tam da burada başlıyor.

SANMAK YANILGISI

Birini özlemek sevgi sanılıyor.
Onsuz yapamamak sevgi sanılıyor.
Kıskanmak sevgi sanılıyor.
Acı çekmek sevgi sanılıyor.
Ama çoğu zaman bunların adı sevgi değil. Bunların adı bağımlılık, alışkanlık, korku...

SEVMEK YANILGISI

Sevgi, "Beni bırakmasın" diye susmak değildir.
Sevgi, "İdare edeyim" diye kendinden vazgeçmek değildir.
Sevgi, "Böylesi de iyi" diye içindeki sesi susturmak hiç değildir.
Sevgi, yanında kendin gibi olabildiğin yerdir. Sevgi, korkmadan konuşabildiğin yerdir.

BAŞLANGIÇLAR HEP GÜZELDİR

Herkes ilgili, herkes anlayışlı, herkes sabırlı... Kimse kimseyi kırmıyor. Kimse sesini yükseltmiyor. Kimse rahatsız olmuyor. Sonra zaman geçiyor. Maskeler düşüyor. Gerçek hayat giriyor araya. Yorgunluk, stres, maddi kaygılar, aileler, geçmiş yaralar... Ve o zaman şunu fark ediyoruz:
Biz sevmeyi bilmiyoruz.
Konuşmayı bilmiyoruz.
Dinlemeyi bilmiyoruz.
Kırmadan anlatmayı bilmiyoruz.
Herkes haklı olmaya çalışıyor.
Kimse anlamaya çalışmıyor.

NEDEN İLK GÜNKÜ GİBİ KALMIYOR?

Çünkü ilk günkü hal gerçek değildi.
İlk günkü hal heyecandı.
İlk günkü hal beklentiydi.
İlk günkü hal "en iyi halimizi" sunmaktı.
Zaman geçince insan gerçek haline döner.
İşte orada ilişki ya güçlenir ya da dağılır.

AŞK KENDİ KENDİNE SÜRMEZ

Ne çok duyarız bu cümleyi di mi? Ne çok söylenir. Ama kimse şunu sormaz: "Ben eskisi gibi miyim?" Aşk kendi kendine sürmez. Aşk bakılmazsa solar. Tıpkı bir çiçek gibi... Sevgi nasıl artar? Sevgi büyütülen bir şeydir. Bağırarak değil. Üzerine düşerek değil. Kontrol ederek hiç değil.

SEVGİ KÜÇÜK ŞEYLERLE ARTAR

Gün içinde atılan bir mesajla...
"Bugün nasılsın?" diye gerçekten sorarak...
Dinlerken telefonu bir kenara bırakarak...
"Haklı olabilirsin" diyebilme cesaretiyle...
Sevgi, değer gördüğünü hissettiğin yerde çoğalır.

AŞKIN SONUNU KAVGALAR DEĞİL KONUŞULMAYANLAR GETİRİR

Aşk sürprizle değil, samimiyetle canlı kalır.
Birlikte gülmek,
Birlikte susabilmek,
Zor zamanlarda kaçmamak...
Bir ilişkide aşkı öldüren şey kavga değildir.
Konuşulmayanlardır.
İçine atılan her cümle, zamanla mesafe olur.

BİZ HEP KENDİ BİLDİĞİMİZ YERDEN SEVERİZ

Neden sevilmiyor gibi hissediyoruz?
Çünkü çoğu insan seviyor ama nasıl seveceğini bilmiyor.
Biri hediyeyle sever, diğeri ilgiyle.
Biri dokunarak sever, diğeri sözle.
Biri birlikte zaman geçirmek ister, diğeri destek görmek.
Ama biz hep kendi bildiğimiz yerden severiz.
Karşımızdakinin ihtiyacını sormayız.
Sonra da "Ben seviyorum ama yetmiyor" deriz.

AŞK ARAYANIN DEĞİL HAZIR OLANIN KARŞISINA ÇIKAR

Kendini tanımayan biri, doğru kişiyi seçemez.
Sınır koyamayan biri, mutlu ilişki kuramaz.
Yalnız kalamayan biri, yanlış kişiye tutunur.
Aşk önce insanın kendisiyle kurduğu ilişkide başlar.
Kendinle kavgalıysan, ilişkide de kavga edersin.
Kendini sevmiyorsan, sevildiğini de anlayamazsın.

SEVGİLİLER GÜNÜNE NE ANLAM VERMELİYİZ?

Bir günlüğüne iyi davranmak değil.
Bir günlüğüne romantik olmak değil.
Bir günlüğüne telafi etmek hiç değil.
Sevgi insanı evinde hissettirir.
Bu Sevgililer Günü'nde birine hediye almadan önce şunu düşün:
"Ben bu ilişkide kendim olabiliyor muyum?" Sevgililer Günü şunu hatırlatmalı:
"Biz ne durumdayız?"
Mutlu muyuz?
Konuşabiliyor muyuz?
Yan yana mıyız, yoksa sadece alışkanlık mı?
Aşk acıtır sanıyoruz.
Sevgi zor olmalı sanıyoruz

SEVİLMEK İSTİYORUZ AMA...

Çoğumuz sevilmek istiyoruz ama sevilmeye hazır değiliz. Sevilmek istiyoruz ama sınır koymaktan korkuyoruz. Sevilmek istiyoruz ama "Beni böyle kabul et" demeye cesaret edemiyoruz. Sonra da yanlış ilişkilerin içinde "Neden yine olmadı?" diye sorup duruyoruz.


AŞKA VERİLEN EMEK ÇİLE DEĞİL

Sürekli canını yakan şey aşk değildir.
Seni küçülten şey sevgi değildir.
Sürekli ağladığın yer ilişki değildir.
Sevgi bağırmaz.
Sevgi korkutmaz.
Sevgi küçültmez.
Sevgi rahatlatır.
Sevgi güçlendirir.
Sevgi insanı evinde hissettirir.

BİZ HEP KENDİ BİLDİĞİMİZ YERDEN SEVERİZ

Neden sevilmiyor gibi hissediyoruz?
Çünkü çoğu insan seviyor ama nasıl seveceğini bilmiyor.
Biri hediyeyle sever, diğeri ilgiyle.
Biri dokunarak sever, diğeri sözle.
Biri birlikte zaman geçirmek ister, diğeri destek görmek.
Ama biz hep kendi bildiğimiz yerden severiz.
Karşımızdakinin ihtiyacını sormayız.
Sonra da "Ben seviyorum ama yetmiyor" deriz.

AŞK ARAYANIN DEĞİL HAZIR OLANIN KARŞISINA ÇIKAR

Kendini tanımayan biri, doğru kişiyi seçemez.
Sınır koyamayan biri, mutlu ilişki kuramaz.
Yalnız kalamayan biri, yanlış kişiye tutunur.
Aşk önce insanın kendisiyle kurduğu ilişkide başlar.
Kendinle kavgalıysan, ilişkide de kavga edersin.
Kendini sevmiyorsan, sevildiğini de anlayamazsın.

SEVGİLİLER GÜNÜNE NE ANLAM VERMELİYİZ?

Bir günlüğüne iyi davranmak değil.
Bir günlüğüne romantik olmak değil.
Bir günlüğüne telafi etmek hiç değil.
Sevgi insanı evinde hissettirir.
Bu Sevgililer Günü'nde birine hediye almadan önce şunu düşün:
"Ben bu ilişkide kendim olabiliyor muyum?" Sevgililer Günü şunu hatırlatmalı:
"Biz ne durumdayız?"
Mutlu muyuz?
Konuşabiliyor muyuz?
Yan yana mıyız, yoksa sadece alışkanlık mı?
Aşk acıtır sanıyoruz.
Sevgi zor olmalı sanıyoruz.

SEVİLMEK İSTİYORUZ AMA...

Çoğumuz sevilmek istiyoruz ama sevilmeye hazır değiliz. Sevilmek istiyoruz ama sınır koymaktan korkuyoruz. Sevilmek istiyoruz ama "Beni böyle kabul et" demeye cesaret edemiyoruz. Sonra da yanlış ilişkilerin içinde "Neden yine olmadı?" diye sorup duruyoruz.

İLİŞKİLERDE EN ÇOK YAPILAN HATA

Herkes karşısındakini değiştirmeye çalışıyor. "Biraz daha ilgili olsa...", "Biraz daha romantik olsa...", "Biraz daha anlayışlı olsa..." Liste uzayıp gidiyor. Ama kimse şunu sormuyor: "Ben bu ilişkide nasılım?" Çünkü insan başkasını değiştirmeye çalıştığında kendisiyle yüzleşmekten kurtulduğunu sanıyor.
Oysa ilişkiler aynadır. Karşındaki sana kendini gösterir. Sürekli aynı tip insanlara aşık oluyorsan, bu bir tesadüf değildir. Sürekli aynı yerden inciniyorsan, bu kader değildir. Bu tanıdık bir duygudur. Çoğu insan aşık olduğu kişiyi değil, çocukluktan beri bildiği hissi seçer. Bazen sevilmemeyi, bazen beklemeyi, bazen yetememeyi... Çünkü beyin tanıdık olana "güvenli" der.
Sevgi dediğimiz şey de burada karışır. İnsanlar sevgiyi huzurla değil, heyecanla karıştırır. Kalbi hızlı atanı aşk sanar. Oysa kalbin hızlı atması her zaman iyi bir şey değildir. Bazen alarmdır. Bazen "Burada bir tehlike var" sinyalidir. Ama biz onu tutku sanırız. Sonra o ilişkide yoruluruz, ağlarız, kendimizi kaybederiz. Yine de kopamayız. Çünkü orası tanıdık gelir.
Gerçek sevgi ise başta biraz sıkıcı gelir çoğu insana. Drama yoktur. Belirsizlik yoktur. Gelgit yoktur. O yüzden de "Bir şey eksik" denir. Halbuki eksik olan kaosun kendisidir. Alışılmış kargaşa olmayınca boşluk hissi oluşur. Sağlıklı ilişki ilk başta yabancı gelir. İşte bu yüzden aşkı artırmak isteyenin önce şuna bakması gerekir: Ben huzura mı alışığım, yoksa karmaşaya mı? Ben sevgi mi arıyorum, yoksa tanıdık bir acıyı mı?


AŞKI CANLI TUTMANIN BİR YOLU DA MERAKTIR

Birbirini tanıdığını sanan ilişkiler ça-çabuk sıkılır. "Artık her şeyini biliyorum" buk dediğin anda bağ zayıflar. İnsan de- değişir. Hayat değiştirir. Duygular değişir. ğişir. Merak etmeyi bırakırsan, ilişki durağan- durağanlaşır. Birbirine alan tanımayan ilişkilerde laşır. sevgi boğulur. Sürekli birlikte olmak, sürekli hesap vermek, sürekli kontrol etmek sevgi değildir. Bu kaygıdır. Aşk, nefes alabildiğin yerde yaşar. Kendi hayatı olan insanlar yan yana geldiklerinde daha güçlü bağ kurar. Birbirine tutunarak değil, yan yana durarak. Sevgililer Günü'nde yalnız olan- olanlar için de şunu söylemek gerekir: lar Yalnız olmak başarısızlık değildir. Yanlış bir ilişkide olmak daha büyük bir yalnızlıktır. Sırf biri olsun diye biriyle olmak, insanın kendine yaptığı en büyük haksızlıklardan biridir. Yalnızlık geçer. Ama yanlış ilişki insanın içini uzun süre boşaltır. Aşk bulunacak bir şey değil, oluşturulacak bir bağdır. Kendine dürüst olan, ne istediğini bilen, ne istemediğini söyleyebilen insanlar aşkı daha kolay yaşar. Çünkü se- seçerler. Kabul etmezler. Razı olmazlar. Uyum ararlar.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.