Türkiye'nin en iyi haber sitesi

DİLEK GÜNGÖR

Fon krizi ekonomiyi nasıl etkiliyor?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Yüzbinlerce kişiyi mağdur eden fon krizinin ekonomiye yansıması olur mu?
Şimdilerde en çok tartışılan konu bu...
Geçtiğimiz hafta Meclis'te değerlendirmelerde bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim'de TBMM'de yaptığı açıklamada fon krizinin finansal sistemin geneline yayılma riskinin sınırlı kaldığını söyledi. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye piyasalarında yaşanan fon krizinin ekonomiye etkilerinin sınırlı olacağı değerlendirmesinde bulundu. ABD'li ekonomist Nouriel Roubini, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Türkiye'nin reformlar ve denetimler yaparsa fon krizinin ekonomiye zararının geçici olabileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon piyasasının belli bir alanında yaşanan hadisenin genele sirayet etmemesi için hızlı bir şekilde tasfiye kararı aldıklarını, bir anlamda sorunlu fonları karantinaya aldıklarını anlattı.
Doğru, devletin ilgili birimleri çalışıyor. Savcılık haksız kazanç elde edenlerle ilgili tedbir kararları uyguluyor. TMSF, tahsilatlar için hazırlık yapıyor. SPK, Takasbank, MKK ve İş Bankası fonzedelerin alacaklarıyla ilgili hesapları çıkarıyor.
Peki hadisenin ekonomiye yansıması ne şekilde oluyor?
Aslında şimdiden fon krizinin ekonomi üzerindeki etkisini ölçmek için erken... Bu işin nasıl yansıyacağını tasfiye sürecinin hızı ve piyasalara olan güvenin yeniden tesisi belirleyecek.
Rakamlara bakarsak...
Son 1 ayda para piyasası, döviz ve hisse senedi yoğun fonlardan çıkış 700 milyar TL'yi geçti. Ancak sevindirici olan paranın finansal sistemin dışına çıkmamış olması... Fakat, krizin ileride bankaların aktif kalitesinde ve takipteki kredilerinde baskı yaratıp yaratmayacağını şu anda bilmiyoruz. Çok konuşulan Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) bakacak olursak... Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (SEDDK) son 15 günlük verileri bir önceki 15 günlük dönemle karşılaştırmasından anladığımız hem katılımcı sayısında hem de sisteme giren para miktarında olumlu bir tablo var.
Gelelim borsa tarafına...
Borsada taban serisiyle birçok yatırımcı hisse senedi portföyünü sıfırladı. Son üç aylık dönemde SPK'nın onayıyla Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlayan 16 şirketin 12'sinde fiyatlar halka arz değerinin altına geriledi. Borsada işlem hacmindeki daralma aracı kurumlarda zorunlu küçülmeye ve işten çıkarmalara yol açıyor.
Reel sektör nasıl etkilendi, derseniz.
Burada hem borsaya açık şirketleri hem de tahvil ve finansman bonosu ihracı yapanları dikkatle izlemek gerekir. Zira, sermaye piyasalarından yeterli finansmanı bulamazlarsa ne olur?
Ekonomi yönetiminin risk oluşması durumunda acil eylem planlarını hazırlaması şart!
Vatandaş tarafında durum ne?
Fon krizi nedeniyle hane halkının harcamalarında ciddi bir frene basma söz konusu... Özellikle perakende tarafında bir daralma yaşandığı malum... Tasfiye edilen fonlardaki parasına ulaşamayanlar, ev-araba-altın satıyor. Tüketim harcamalarının azalması enflasyonda aşağı yönlü etki yaratsa da büyümeyi negatif etkileyebilir.
Ancak..
Dediğim gibi, bu etkilerin kalıcılığını tasfiye sürecinin uzamaması ve sermaye piyasalarına güvenin yeniden tesis edilmesi belirleyecek.
Umarım, bu yaşadığımız 'musibet' ileride daha güçlü bir sermaye piyasası oluşturmak yönünde hayra döner...

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA