YAZARA MAİL GÖNDER Faizin reel politiği

YAZARLAR

Avrupa'ya eksi faiz geldi, deflasyon riski kapıda demektir. Bu da üretimde daralma sürecinin yaşanması ihtimalinin yüksek olduğu anlamına geliyor. İşsizlik artacak, ekonomiler küçülecek, tüketim düşecek... Onun için piyasalar hem özellikle son çeyrekte pompalanacak fonla hem de mevduattan kaçan miktarın gelmesiyle ciddi bir likiditeye kavuşacak.
Ülke açısından piyasalarda olumlu bir havanın eseceğini şimdiden öngörebiliriz. Birilerinin morali bozulup "Türkiye gene dört ayak üstüne düştü" demekten kendini alamadığına eminiz. Ancak bu süreç beraberinde aşırı değerli kur riskini getireceğinden MB çok dikkatli bir politika uygulamalıdır. Ankara bürokrasisinin yeniden şekillendiği ve şekilleneceği bu dönemde artık hatalar eskisi kadar kabul edilebilir olmayacaktır.
Binlerce yıllık ticaret döngüsünde Doğu'nun ipek ve baharat yollarıyla beslediği ekonomik coğrafya her ne kadar birkaç yüzyıldır eski ehemmiyetini kaybetse de, son zamanlarda Çin ve Ortadoğu özelinde kazandığı ivmeyle eski ticari ve stratejik pozisyonuna hızla yol almaktadır. İşte burada Türkiye sahip olduğu konumla gene kritik bir rol oynamaktadır.
Bütün bu yaşananlara paralel olarak bugün Ortadoğu coğrafyasında gelişen kırılgan süreç, beraberinde yeni politik ve ekonomik denklemleri de getirecektir. Bu noktada Türkiye, resmin en önemli oyuncusu olarak sahnede yerini almaktadır. Gerek mezhep savaşları ihtimali, gerek enerji politikalarının güvenliği, gerekse bölgenin ekonomik kalkınması bağlamında Türkiye'nin birleştirici ve yönlendirici potansiyeli tarihsel açıdan her zamankinden daha fazla anlam ifade etmektedir.
Tabii ki bölgenin statükosunu uzun yıllardan beri yöneten oyuncuların etkisini ve farklı motivasyonlarla hareket edebileceklerini hesap etmek gerekir. Ancak hem artık eski kimliğinden farklı konumda hem de küresel iklimin refahı ve güvenliği için önemli bir oyuncu olan Türkiye'nin kazankazan ilkesiyle ortaya koyacağı katkı her kesim için ortak fayda üretmektedir.
Burada Türkiye'nin sistem içinde dinamik bir oyuncu olarak kalabilmesi her şeyden önce istikrarlı ve güçlü ekonomisiyle var olabilmesi ile mümkündür. Bunun en önemli unsurlarından biri ise, rekabetçi ve büyüyen trendini devam ettirebilmesi için faizin iç ve dış faktörlerden minimum düzeyde etkilenerek bağımsız bir biçimde şekillenmesidir.
Bugün bir kez daha, zor ama bir o kadar fırsatlarla dolu bir dönemin eşiğindeyiz. Neyse ki Türkiye böyle bir döneme siyasi, ekonomik ve stratejik olarak hiç bu kadar hazır olmamıştı. Milletimiz son yıllarda karşılaştığı birçok imtihanı teker teker başarıyla vermiştir. Artık sıra sorumluluk sahibi olanların da görevlerini layıkıyla eksiksiz yerine getirmesindedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.