YAZARA MAİL GÖNDER Çocuğun bilinçaltını kim tayin eder?

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bir çocuğa doğruları öğretmek, bağırıp çağırmakla olmaz. Hele korkutmakla hiç olmaz. İlk başta ona doğru örnek olmalı, bizim yaşam biçimimizi kopyalayacağını unutmamalıyız. İkinci önemli faktör, ona pozitif yönlerini hatırlatmalı ve hataları yerine, neyi daha iyi yapabileceğini göstermeliyiz. Bir erkek tanıdım. Başarılı bir işadamı. Kendine çok iyi bakıyor, haftada iki-üç akşam spora gitmeyi ihmal etmiyordu. Sonra karısı ile tanıştım. Çok mutsuz görünüyordu. Sohbet arasında eşinden hem sözel hem de fiziksel şiddet gördüğünü söyledi. Sabah geç kalktıysa kabahat, yemek kötüyse kabahat... Herkesin önünde kaba konuşmalar, karısını bozmalar, anne ve babasının önünde kızlarından şikayetçi olmalar... Ama en önemlisi, çok canı sıkıldı mı, elindeki bardağı duvara fırlatmak, hakarete varana dek yüksek sesle sonu gelmek bilmeyen şekilde söylenmek... Üstelik çocuklarının önünde! Karşısındaki kadın ağlayarak "Neden?" diye sorduğunda, pervasızca "Ne yapıyorum ki? Bunlar normal," diyebiliyorlar. Daha da fenası, çocuğunu yetiştirirken, ona hakaret, küfür edebiliyor, hatta "Ne var? Bize de yapıldı çocukken," diyebiliyorlar. Aslında bu konuda ne kadar hasarlı olduğunu ve çocuğunda ne büyük yangınlara sebep olduğunu anlayamadan. Ve çocuğun ileride kendisinden nefret edeceğini hesaplamadan. Sanıyor musunuz ki bu adam mutlu? Çok derinlerde asıl öfkeli olduğu kişi kendisidir. Ama bunu itiraf etmesi öyle zor ki... Çocuğuna, karısına, en yakınında kendisini çekeceğine emin olduğu kişilere bu öfkeyi yöneltmesi çok daha kolay. Babası da ona bağırıp küfür etmiştir. Hayatı haksızlıklar içinde geçmiştir ama yetişkin olduğunda kendisini mükemmel görmeye başlamıştır. Neden mi mükemmel? Sırf eli ekmek tuttuğu, bir aile kurduğu, bir çocuk dünyaya getirdiği için. Bunların hayatta başarılı olmak için yettiğine inandırmıştır kendini. Oysa ne eksiklikleri vardır göremediği...

DUYGULARI SÖYLEMEK GEREK
Mesela sevdiği kadını duygusal, ruhsal, bedensel ve zihinsel olarak mutlu etmeye çalışmanın, ekmeğin bereketini artıracağını. Bir kadının kendisine saygı duymasının sırrının kaba güç değil, ona güvenli bir alan sunmak, ihtiyacı olduğunda şefkat gösterip derdine ortak olmak olduğunu. Çocuğuna, geçici bir süre rehberlik etmek için babalık yapması gerektiğini... Sevdiklerine duygularını da bildirmek ve söylemek zorunda olduğunu... Baba olmak zordur. Ama iyi bir baba öyle çok sevilir ki! Kızlar için ileride âşık olacağı erkek modelidir. Erkek için kendi değer duygusunu belirleyen kişidir. Ve en önemlisi: Baba, bir çocuğun bilinçaltını, yaratıcı ile olan ilişkisini tayin eden varlıktır. Farkında olsa da olmasa da...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.