YAZARA MAİL GÖNDER Mesajı bol müzikal

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Derya Şensoy ile New York sokaklarında tanışmıştık. Arkadaşlığımıza İstanbul'da devam etmek istesek de, şehrin karmaşasında bocalayıp gözden de, gönülden de ırak düşmüştük. Derya geçtiğimiz günlerde beni arayıp "Hadi atla gel Cihangir'e" dedi. Nişantaşı'ndan Cihangir'e yürüyerek gittim; ara sokaklarda kayboldum, sokak kedilerinin peşine takıldım... Derya, beni bir müzisyen arkadaşının İstanbul'un serin lacivert sularına tepeden bakan Cihangir sırtlarındaki evinde ağırladı.
O an kendi kendime şöyle dedim: "Benim ne evim, ne de ruhum güneş görüyor." Şehrin sıkışık binalarında karşı komşuyu dikizleyen dairelere hapsolmuşuz, çoğumuz güneş görmüyoruz. Denizi görmek ise hayal!
Sanırım 2015 kararlarımdan biri de 'Tebdili mekanda ferahlık vardır' diyerek ev değiştirmek olacak. Cihangir sırtlarından benzer bir manzara hoş olabilir. Nişantaşı'nı terk etme zamanı. Hem de yeni bir mahallenin sakini olmak kulağa hoş geliyor, öyle değil mi? Şimdi 'secret' yapıp evrene yolluyorum; küçük de olsa camdan baktığımda deniz görmek istiyorum.

14 MART'TA SAHNEDELER

Neyse bu ev muhabbetine şimdilik ara verelim. Derya Şensoy ile Cihangir'de buluştuktan sonra birlikte Beyoğlu Ses Tiyatrosu'na gidip tarih kokan salona giriyoruz. Derya, "Prova zamanı, saat 15.00'de toplanacağız" diyor. Bunun üzerine salonun altında yer alan kulise iniyoruz. Etrafta siyah-beyaz fotoğraflar; Hümeyra'dan MFÖ'ye, Erol Günaydın'dan Münir Özkul'a kimi ararsanız var Ortaoyuncular sahnesinde... Tam bir film şeridi; tüylerim diken diken oluyor, duygulanıyorum. Baba Ferhan Şensoy yok ama her an gelecekmiş gibi heyecanı üzerimizde. Ne de olsa başöğretmen!
Derya ve Ferhan'ın yeni oyunu 'Perada'ki Hayalet'in oyuncuları, kendilerini 'Ortaoyuncular'ın yeni jenerasyonu' olarak adlandırıyor. Bu projeye, 2015 pop müzikal desek yeridir. Müzikalin şarkılarını tek tek dinliyoruz, birçoğunun sözlerini Ferhan ve Derya yazmış. Parçaları dinleyince, "Kızlar siz bunları albüm yapın; bir taşla iki kuş" diyorum.

HERKES HER ŞEY...

Bir de içlerinde bir şarkı var ki, beni çok etkiliyor. Söz ve bestesi Murat Güneş'e ait olan 'Herkes Her Şey' isimli şarkının sözleri çok manidar, biz gençlere hafif dokunduruyor. Sözleri şöyle: 'Ben de mükemmel bir şeyim/Hafta sonları DJ'im hatta süpermodelim/ Herkes her şey...'
Kendimi buluyorum bu şarkıda. Bugün sorsalar "Mesleğin nedir?" diye, sıralarım; "İşletmeciyim, organizatörüm, yok yok köşe yazarıyım, kreatif danışmanım, sosyal medya yöneticisiyim..." Yahu ben neyim? Aynen şarkıdaki gibi; herkes her şey, yani ben de her şeyim. 10 parmağımızda 10 marifet!

TEK BİR İŞ YAPMAK KALDI MI?
İnsanların hobilerinden para kazandığı bir dönemdeyiz. Ev hanımları bile youtube'da kendi kanallarını kurup pişirdikleri yemekleri yayınlıyor. Üstüne takipçi kazanıp, reklam alıp para kazanıyorlar. Ya da bahçesine çiçek ekip biçen kişiler, çiçek böcek uzmanı oluyor; bu yeteneğinden, pardon hobisinden bile para kazanıyor. Bu işlerdeki en önemli nokta ise istikrar. İstikrarlı paylaşım ile siz de youtube'da yaşamınızı paraya çevirebilirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.