YAZARA MAİL GÖNDER Önemli olan uğurlamak

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Geçen gün 'Bizim milletin en belirgin özelliği nedir?' diye düşünüp notlar alıyordum. Bakış açısına göre, herkes farklı özellikler çıkarabilir ama bahse girerim ki yüksek bir yüzdeyle, 'adabıyla ayrılamamak' konusunda mutabık kalırız. Biz ayrılmayı, uğurlamayı bilmeyen bir milletiz. El sıkışamaz, başarılar dileyemeyiz... Adisyonu kapamaz, masayı temizlemeyiz...
İşte de böyleyiz, aşkta da!
Hangimiz ayrıldığımız sevgiliyle iyi kalabildik? Canciğer kuzu sarması olalım demiyorum ama kaçımız, "Allah yolunu açık etsin, mutlu olsun" diyebildik mesela? Veya hangimiz, yaşananlar ne olursa olsun, bir işyerinden dostça ayrılabildik?
Herkesle ortalama 'mesafeli iyilik' paydasında buluşamıyoruz çünkü; ya kan kardeşlerimiz var ya da hiç sevmediklerimiz.
Peki, futbolumuz farklı mı?
Hadi gelin, bugüne kadar havaalanlarında şaşaayla karşılayıp kovarcasına yolladığımız isimlerin listesini yapalım. Hazır Sneijder vakaası varken, bir yerinden güncelliği de yakalamış oluruz. İki gün önce Twitter'da beni takip edenlerle ortak bir liste hazırladık; bakın kimler varmış...

GELİŞ BAYRAM GİDİŞ CENAZE
Guti... Real Madrid'den transfer ettiğimizde sadece havaalanı değil, İnönü Stadyumu da sallandı. Binlerce taraftar önünde sözleşme imzalandı. Hayatında böyle atmosfer görmediğini söyleyen Guti'nin gidişi bir hayli sessizdi.
Quaresma... Oynadı, oynamadı, huzur bırakmadı derken; geldiğinde dünya medyasını peşinde sürükleyen, Beşiktaş taraftarının adeta havaalanını işgal etmesini sağlayan adamı, giderken yöneticilerden bir tek Serdar Adalı uğurladı.
Lincoln... Nümayişle geldi, adeta yaka paça gönderildi. Gelirken kurtarıcıydı. Giderken, 'Gitti de kurtulduk!' oldu.
Guiza... Gol kralı olarak transfer edildi. Gelişi bayram gibiydi. Her ne kadar 'Biz gol makinesi diye aldık, çamaşır makinesi çıktı!' performansı sergilemiş olsa da, o karşılamayı görmüş adam daha vefalı bir uğurlama beklerdi.
Listeyi; Elano, Appiah, Lincoln, Misimovic, Linderoth, De Boer, Kezman diye devam ettirmek mümkün.
Bazılarınız, "İstenilen performansı alamadığımız adamları ne diye uğurlayalım?" diye soruyor olabilir. Ben uğurlayalım demiyorum; karşılarken de, uğurlarken de mantıklı olalım diyorum.
Oldu da istenilen performansı veremedi; bugün Sneijder için havaalanını yıkanların kaçı elini sıkıp teşekkür edebilecek?
Bizim istediğimiz, bizim büyüttüğümüz umutların karşılığını alamadık diye, kaçımız hain ilan edecek peki?
Dilerim bu sefer tarih tekerrürden ibaret olmaz...

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.