5 günlük hava durumu
09 Aralık 2010, Perşembe
İsrail'de eksen kayması!
İletişim
SMS: OM yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373

İsrail'de eksen kayması!

Şu meşhur "eksen kayması" tartışması sadece Türkiye'ye özgü görünmüyor.
Oldukça sıkıntılı günlerden geçen Türkiye-İsrail ilişkileri de bir başka eksen kaymasına işaret ediyor. "İsrail'deki eksen kaymasına..." Zira Tel Aviv, Ankara'da dikkatle izlenen politikasını Türkiye'yi ikame edecek ülkeler üzerine kurmayı deniyor.
Lakin eksen arayışına rağmen İsrail'in iç dinamikleri, Türkiye'nin vazgeçilmezliğini içten içe kabul ediyor.
Mavi Marmara baskını sonrası en alt düzeye inen Türkiye- İsrail temasları, yangın diplomasisi ile yeniden ivme kazansa da Cenevre'deki tablo aşılması gereken dağların hiç de küçük olmadığına işaret ediyor.
***

Ankara'da giderek hâkim olan kanı, İsrail'in, Türkiye ile ilişkileri normalleştirme kararlılığı sergilemek yerine alternatif politikalara yöneldiği şeklinde... Bu görüşe göre,
İsrail yönetimi, meselesini Türkiye ile çözmek yerine ABD'yi joker olarak kullanıp, Kongre üzerinden baskı kurmayı tercih ediyor.
İsrail; Türkiye'nin, İran-Filistin-Suriye hattı kurarak ülkesini kuşattığı paranoyasına kapılıyor. Buna alternatif olarak Türkiye'nin etkin olduğu Balkan ülkelerine, özellikle Sırbistan'a siyasi yatırım yapıyor. Bu sayede hem Ankara'yı ikame edebileceğini göstermeyi hem de Balkanlar'daki dengeleri etkileyebileceğini hissettirmeyi deniyor.
***

Peki, "özür pazarlığı" nasıl sonuçlanır?
Türkiye, "resmi özür dilenmesi, tazminat ödenmesi ve Gazze ablukasının kaldırılması"nda ısrar ederse, İsrail tarafının bu üç hamleyi aynı anda yapması, çıkmaza işaret ediyor. "Özür tonu, İsrail'in kendini inkârı anlamına gelebilir" mesajı veriliyor. Tamamıyla "güvenlik" konsepti üzerine kurulmuş devlet yapısı ile İsrail, Mavi Marmara baskını için "resmi özür" dilemesi halinde, terörle mücadele tezinin zayıflayacağını savunuyor. Bir başka ifade ile Hamas'ın seçimlere girmesine ve siyasi kimlik kazanmasına kapı aralayan İsrail yönetimi, kendince terörist ilan ettiği Hamas'ın kimlik değiştirmesine fırsat tanımıyor. Hatta bir adım ileri giderek İran üzerinde artan küresel baskının İsrail'in temel politikaları ile örtüştüğünü görüp, "kapsamlı özür" dilemesi halinde Tahran'a karşı elinin zayıflayacağını öne sürüyor.
Hal böyle olduğu için özür metninde kullanılacak dil, İsrail bakımından iki yönlü önem kazanıyor:
1- Ortadoğu'daki, askeri pozisyonunu zayıflatmayacak, mevcut politikalarını sürdürebilir kılacak bir formül.
2- Ankara'nın, özür mutabakatını gerek iç gerekse bölgesel siyasette İsrail'in yenilmez imajını zedeleyecek şekilde kullanmaması.
Yani, İsrail öyle sihirli bir reçete arıyor ki hem Türkiye ile arasını düzeltecek hem de Filistin-İran-Suriye çizgisindeki politikalarının meşruiyetini koruyacak. Ankara'nın, birbirine endeksli beklentileri karşısında ya İsrail değişecek ya da vaziyet hemen değişmeyecek!
***

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun, BM Mavi Marmara Komisyonu'nda görevli İsrail temsilcisi Yosef Ciechanover ile uzlaşma sınırına yaklaştığı bir ortamda, riskli de olsa analizi şöyle devam ettirebiliriz...
İsrail, Türkiye'nin yükselen değerini, bölgedeki çıkarları için taşıdığı anlamı bir kez daha keşfediyor. Ancak, özgün koşullara uyum sağlamakta zorlanıyor. Tel Aviv'deki gelgitlere, Türkiye'de yaklaşan genel seçim ortamı da eşlik ediyor. İsrail'e karşı duruşun, seçim meydanlarında koz olarak sunulacağı tahmin ediliyor. Saadet Partisi'ne Necmettin Erbakan'ın genel başkan olması, SP'nin İsrail'e yönelik sert açıklamalarla puan toplama planı yaptığı biçiminde okunuyor.
SP'den ayrılan ekibin kurduğu HAS Parti'nin de Genel Başkan Numan Kurtulmuş'un söylemi ile İsrail'e yüklenmesi sürpriz sayılmıyor. Oy ve taban kaymasını önlemek için İsrail'in insanlık sınırlarını zorlayan uygulamaları konusunda AK Parti'nin meydanı kimseye bırakmayacağı korkusu ise Tel Aviv'in üstüne çöküyor.

Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Ekonomiye bir de otellerden bakalım! (06.12.2010)
CHP'de kolay kurultay yanılgısı (04.12.2010)
Anayasa Mahkemesi'nde sancılı bekleyiş! (02.12.2010)
Bankaların durum raporu (29.11.2010)
Askerle sivil arasındaki güven boşluğu (27.11.2010)
Üç general sendromu (25.11.2010)
Büyük barışın analizi (22.11.2010)
Düğmeye kim basacak? (20.11.2010)
Bardakoğlu Hoca'ya dair (18.11.2010)
Gül'ün 'özel sektör' gözlemi (15.11.2010)
ARŞİV