YAZARA MAİL GÖNDER Hz Ali'nin yolu

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Memleketin yalancılarına karşı devrimi yaptık. Bu açık.
Usul musul, her devrim sert başlar! Önce kuvvetimizi topladık, sonra harekete geçtik. Birinci elde cart curt öten askerlerden başladık, sonra sıra esas oğlana, oligarşik ceberutlara geldi. Milli iradeyi bir patlattık hallice, ne olduklarını şaşırdılar. Hala sürmekte olan "kin" o kin işte...
Her devrimin öncüsü serttir, öyle olmalıdır ayrıyeten. Devrimler estağfirullah diyerekten başlamıyor çünkü!
Arkasından dünya çapında bir entelektüeli başbakan yaptık. Çıktı o, Alevilere doğru konuştu. Dedi ki yolumuz dedelerin, seyitlerin yoludur dedi. Çıktı, Dersim Kerbelâ'dır dedi. Gitti el öptü, gitti insanlara sarıldı.
İçimiz açıldı.
Askeri Cumhuriyet mağdurları birbirine düşman etmişti. Sünnileri, Alevilere, Müslümanları solculara, herkesi herkese...
Kan kusturup teslim olanları piyon etmişti kendine. Kürt demişti, Arap demişti, "irtica" demişti, "Alevi" demişti. Milleti boğmaca etmişti.
Hitler'e örnek olmuş, insanlık düşmanlarının methiyelerine mal olmuş bir kazuletti o cumhuriyet.
Tarihi olarak işi bitmiş, foyası akmıştı...
Aleviler bu ülkenin eşit vatandaşlarıydı. Düşünceleri, inançları, mabedleri eşitlenmeliydi. Onların ve başkalarının itikatlarına bilirkişi aramıyorduk biz. Gerek de yoktu. Hiç fazla lafa gerek yoktu Çekirge! Hz Ali'nin yolu bizim yolumuzdu. Kimin özde, kimin sözde olduğunu soran eski darbeci kafalara geri dönecek halimiz zinhar yoktu.
Biz kimsenin dinine, inancına karışmaz, imkân sağlar, karışanı engeller, insanlarımızı göz hizasında eşitlerdik.
Yeni Türkiye'nin yeniliği buydu...


Tuğçe'ye doğru yöneliyorum, dünyaya Anadolu ne demek öğretene, gittiği yer belli olana, salih amele, onu doğuran anaya babaya, o tadından yenmez toprağa...
Esmer, karakaşlı bir kız! 22 yaşında. Güldü mü gözlerinin içi gülerdi...
Bir lokantada, Bosna'nın Sancak tarafından Almanya'ya göçmüş Sırp çocukları, kafalar bin beş yüz, beyin yerine kas geliştirmiş çapulcular, 13-16 yaşlarında iki kız çocuğuna sırnaştılar. Laf attılar, taciz ettiler, her türlü hayvanlığı yaptılar.
Pıstı herkes!
Ama kalktı bizim kız karşı masadan -medeniyetini ve cesaretini ülkemden almış- kibarca ağızlarının payını verdi heriflere. Kapı dışarı ettirdi çakalları.
Ama çakal bu! Bekledi kızın yolunu, kafasına yumruk attı haince. Ana kuzusu düştü yere. Onun insanlık onuru kokan vakur bedeni yaşamı durdurdu. Çiçek yapraklarını kapadı...
Öyle bir rüzgar estiki fakat o anda!
On binlerce insan toplandı onu uğurlamaya.
Ve Almanya ve Avrupa ayağa kalktı 'kahraman Türk kızı' diye. Almanya'nın küfürbaz gazeteleri bile diz çöktüler Türkiye gülünün önünde.
Diz çöktük hepimiz.
Mekanın cennet olsun, şanın kalbimize bayrak olsun Tuğçe!
Her gece gökyüzüne baktığımda gördüğüm kandillerden biri de sensin.
Ülkemin güzeller güzeli yıldızına, erkek-kadın değil "insan" varoluşunun nadide timsaline Tebareke...
Nuru insin inşallah bizim de yüreğimize...


Türkiye sahada ne yapsa birileri kızıyor.
Bunların çoğu da TC vatandaşı! Enteresan..
Bu nasıl maçtır anlamadık?
FIFA'nın belirdiği kaideler neyse uyuyoruz ama hikaye.
Demokratik hukuk kuralları diyoruz, seçtiğimiz adamları beğenmiyorlar.
Faul çalıyorlar. Yeni bir cumhurbaşkanlığı sarayı yapıyoruz. Şöyle geniş, güvenli, küllerinden doğmaya çalışan o muhteşem kuşa yakışan bir saray! Halk olarak gidelim toplaşalım diye arada bir.
Gözü kalıyor namertlerin Çekirge!
Ne yapsak koro halinde küfürdeler. Taraftarlarını sahaya indiriyorlar. Şehirler yanıyor, sokaklar havaya uçuyor, canlar gidiyor. Seçim yapacağız, hakem kılığında bir Haşim Kılıç Bey mutlaka çıkıyor: Kuralları değiştirebiliriz diyor!
Gol atıyoruz. Öyle böyle değil 12-0 öndeyiz! Bir bakıyoruz aynı zevat mütemadiyen maçı tatil etme peşinde.
Herkesle görüşüyoruz, kavga ettiklerimizle bile. Takım oyunu yapalım, şu maçı adam gibi oynayalım diye. Aman diyoruz, uhulet ve suhuletle başaralım şu Barış işini. Yok, küfür devam...
Komşu kulüp başkanı geliyor. Elinde 100 milyar dolarlık hediye. Oturuyoruz bir mutabakat yapıyoruz. Dünyanın şımarıkları "Yalnızlar buluştu!" diye şey ediyor. Suratlar bir karış, bir haset, bir fesat, bir kıskançlık ki sorma gitsin.
Kardeşim sen ne biçim FIFA'sın be? Maç devam ederken kural değiştirip durmaktasın. Centilmence bir oyun mu derdin, yoksa ne?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.