YAZARA MAİL GÖNDER İsmail Baha Sürelsan!..

YAZARLAR

MURAT Bardakçı gözlerimi nemlendirdi pazartesi gecesi.. Haydar Saltık'ın ölümü üzerine yazmış. Onunla hayatında bir kez, telefonla konuşmuş.. Onu naklediyor.
1998 Nisan'ında, İsmail Baha Sürelsan'ın ölümü üzerine Hürriyet'te bir yazı yazmış, üstadı anan. Medyanın bu büyük ustanın ölümüne sessiz kalışına da kızarak.. "Sandalları ve gönülleri oynattı ama, medyayı kımıldatamadı" demiş. Haydar Saltık aramış.. Teşekkür etmek için. "İsmail Baha Bey yakın dostumdu. Onu bir siz hatırladınız" demiş.. Bardakçı, Haydar Saltık'ın kanun çaldığını, ünlü cumartesi öğleden sonra meşklerine zaman zaman katıldığını biliyormuş. İsmail Baha üzerine sohbet etmişler.. "O güzel eserler artık neden çalınmaz" demiş, Saltık.. Örnek vermiş.. "Eğerçi köhne metaız, revacımız yoktur.." Bardakçı ikinci satırı söylemiş anında.. "Revaca da ol kadar ihtiyacımız yoktur."
Yani, Nabi "Yani öyle eskimişiz ki, ilgi gösteren yok, ama bizim de ilgiye ihtiyacımız yok zaten" diyor bugünün diliyle..
Haydar Saltık'ın ölümü üzerine yazdığı satırları şöyle bitiriyor Bardakçı..
"1950'lerden sonra aruzla yazmaya devam eden şairlerin önde gelenlerinden bir albay, Nabi'nin bu muhteşem beytine "Yalnızlık sarayını kendimize vatan edinmemiz boşuna değildir, zira mizacımız artık bu zamana uygun düşmüyor" manasında "Saray-ı uzleti bihude kılmadık me'va/ Zeman- ı hale muvafık miz'acımız yoktur" diye çok şık bir beyit ilave etmişti.. Şair Albay, Hıncal Ağabey'in babası rahmetli Fuad Uluç idi."
Yazıyı okuyup yattım. Her sabah beni alaturka musiki ile uyandıran TRT Nağme'yi duydum yatağımın baş ucunda.. "Bugün İsmail Baha Sürelsan'ın ölüm yıldönümü" diyordu, spiker. 12 Nisan!..
Babamın hayattaki en iyi dostuydu. Her cumartesi üstada giderdi babam.. Her gece telefonla konuşurlardı..
Ankara hastanesinde kalp hastası yatarken sabaha karşı kaybettik babamı.. Baş sağlığı için ilk arayan İsmail Baha Bey'di.. Gece yarısı aramış babam, Antalya'da yaşayan üstadı.. "Kapadığımızda saat ikiyi geçiyordu" dedi..
Babamın hayatta son konuştuğu kişiydi, İsmail Baha Bey..
Hepsi nur içinde yatıyorlardır şimdi!..


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.