YAZARA MAİL GÖNDER Minare, gökdelen, İstanbul ve Üstat!..

YAZARLAR

Tevfik Yener'le, Dünden Bugünden..

HÂl dillerden düşmeyen şarkısı Kalamış'ta Münir Nurettin ne güzel söyler, "İstanbul'u sevmezse gönül aşkı ne anlar?."
Kutsaldır İstanbulum. Manevi dünyanın gerçekliğini kanıtlayan "dışavurumcu" kubbeleriyle muhteşem camileri, insanın yaradılışındaki erdemi anlatarak yükselen "varoluşçu" minareleriyle İstanbul silueti insanı mistik bir âleme çeker, aşka düşürür. O aşk, Allah aşkıdır.
İstanbul Allah'a yaklaştırır, ateisti bile meraklandırır. "Aşkı anlamayanlar" İstanbul'un kutsal siluetini bozan gökdelenleri dikenler. Ulvi cami kubbelerine karşı, para vurucular...
Bir de "Allah'ın izniyle" diyerek temel atmıyorlar mı?. "İstanbul" denilince dağıtıyorum.
Konum aslında Üstat Münir Nurettin idi. "Sana bir gün tepeden baktım Aziz İstanbul"u hem de nasıl diyen Münir Usta!..
Gazinoların altın çağında, 60'larda organizatör Hayri Küçük, Bebek Gazinosu sahibi İslam Beye, "Baba bir fikrim var. Üstadı çıkaralım!" dedi.
İslam Bey, "Münir Bey içkili gazinoya çıkmaz" dediyse de Hayri Küçük her zamanki esprisiyle, "Allah büyük, Hayri küçük" diyerek astronomik bir teklifle üstadın kapısına dayandı.
Israr, servet teklifiyle daha çok ısrar. Ve sevinçle gazinoya döndü. "Münir Bey sadece 20 günlük programa razı oldu."
Üstat, yaşlanmış.. O güne dek içkili gazinoya adım atmamış, iş yapar mı endişesi var. Gazete ilanları yayınlanıyor ve şok! 20 günlük rezervasyon ful. Görülmemiş rağbet. "Ne kadar hayranı varmış" diyor patron.
Gala gecesi. Saat 21.00 ve gazinoda boş masa yok.
Herkes memnun da, şef patronun odasına dalıyor.. "İslam Bey, felaket. Müşterinin yaş ortalaması 60, sofra kurdurmuyor, yemek içki istemiyorlar. 'Perhizdeyiz, şekerim var' falan diyorlar. Sadece adaçayı, ıhlamur filan ısmarlıyorlar. Biz bunlardan çay kahve parası alırsak battık!" "Vayyy!" diyor patron..
Hayri Küçük limon sarısı... Az sonra şef yine geliyor, "Müşteri, 'Şampanya içsek, istakoz yesek ne öderdik, işte bizden o hesabı alacaksınız' diyor ve peşinen ödüyorlar!"
Patron bir "Vayy!" daha çekiyor.
O görgülü dinleyicilerine üstat, Nihavend Kalamış'ı, Uşşak gazel Aheste Çek Kürekleri Mehtap Uyanmasın'ı, Segah Rindlerin Akşamı'nı kimsenin okuyamayacağı güzellikte söyledi.
Ben de adaçayı içerek bu konseri dinledim.
Münir Nurettin Selçuk (1900-
1981) çıtayı en yükseğe dikmiş Türk Sanat Musikisi'nde devrim yapmış üstattı. Batılı olsa tenor Caruso kadar iz bırakırdı. Klasik batı ve jazz tutkunuyum, ama üstadın hastasıyım.
twitter@Tevfik_Yener 19191938a@gmail.com

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.