YAZARA MAİL GÖNDER Aman askere güvenmeyin ha!..

YAZARLAR

Her yıl yapılır, benzeri anketler.. Bu yıl Kadir Has Üniversitesi yapmış. Türkiye'nin En Güvenilen Kurumları..
Sıralamada Silahlı Kuvvetler yüzde 56.3 ile birinci..
Anayasal güçlerimiz, Yasama, Yürütme, Yargı hep yüzde 50'nin altında.. Dördüncü güç, medya felaket.. Nerdeyse hiç güvenilmeyenler arasında..
Millet zaten ülkede basın özgürlüğü olduğuna da inanmıyormuş.
Demokrasinin temel taşları, siyasal partilere güven, dörtte birin de altında..
Sevgili Dostum Hasan Bülent Kahraman, bu anket üzerine, fevkalade ilginç bir yorum yazmış dünkü sütununda.. "Ne demokratız, ne kimseye güveniyoruz" başlığı altında..
Hepsi iyi hoş da, Hasan Bülent'in sanırım nereye gideceğini pek düşünmeden yazdığı bir satır, onu çok iyi tanımama rağmen, beni ürpertti.
"Askere, orduya güvenenlerin sayısı oranı yüzde 56. Belki tek sevindirici gelişme var bu işte. Orduya güven oranı 2010'da yüzde 63'müş. Aradan geçen sürede bir parça da olsa gerilemiş bu 'güven.' "
Orduya duyulan güvenin azalmasının sevindirici olması ne demek, Sevgili Hasan Bülent..
Askerine, Ordusuna güvenmeyen bir ülkede yaşamak nasıl olur bir düşünsene..
Ordunun görevi ne?..
Cumhuriyeti "İç ve Dış Düşmanlar"a karşı savunmak..
Yani, mesela iç isyancılarla savaşmak.. Bir bölgeyi ayırıp orada ayrı bir devlet kurmak amacındakileri yok etmek.
Yani mesela, fırsattan istifade, Türk kıyılarına yüz metre mesafedeki adacıkları işgal ederek, Türkiye'yi sarmala almak isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak..
Şimdi bu güvende azalma var..
PKK ile kahramanca savaşıp "Devlet Üstün Hizmet Madalyası" alan subaylarımız şu anda Silivri'de tutuklu.. Ondan mı acaba?..
Kardak'a çekilen Yunan bayraklarını indirip, Türk Bayrağı çeken SAT Komandoları da tutuklu.. Ondan mı acaba?.
Güven, komuta kademesinde nerdeyse general rütbesinde adam kalmadığı, Deniz Kuvvetlerinde komutan yapılacak oramiral bırakılmadığı için azalmış olmasın sakın?..
Bu ülkede Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın seçim ve imzaları ile Genel Kurmay Başkanlığı'na atanan, onlarla iki sene çalışan ve her ikisinin de güvenini kazanan komutan, o Cumhurbaşkanı ve o Başbakan "Biz ona kefiliz" dedikten sonra bile, hala tutuklu kalıyorsa.. Ondan mı azalıyor güven acaba, Sevgili Dostum..


***
Başkan Obama, geçen hafta Afganistan'da savaşan bir astsubay baş çavuşa Beyaz Saray'da yapılan bir törenle, Amerika Birleşik Devletleri Onur Madalyası verdi. Ertesi gece, o başçavuşu bir talk şovda izledim.
Salona girince, yüzlerce seyirci ayağa fırladı ve çavuşu on dakika ayakta alkışladı.
Çavuş öyküsünü anlattı. Afganistan'da kentten, uygarlıktan uzak, dağlar arasındaki bir vadideki dandik bir karakolda, 50 kişi görevliymişler.. 400 kişilik bir terörist gurubunun saldırısına uğramışlar. "Ben sadece görevimi yaptım" dedi, çavuş. Nasıl yaptığına bir kaç yıla kalmaz, Oscarlık bir Amerikan filminde izlersiniz.
Oysa hikaye size ne tanıdık geliyor değil mi?. 30 yıldır, böyle kaç bin kahramanımız oldu.. Şehit.. Gazi.. Yaşayan..
Bizde tüm televizyonların yayınladığı bir törende, Cumhurbaşkanından "Devlet Onur Madalyası" alan bir çavuş gördünüz mü?.
..Ve de bu çavuşun bir canlı programa davet edilip, ayakta alkışlandığını göz yaşlarıyla izlediniz mi?.
Ben de neler söylüyorum canım..
Amerika faşist.. Biz demokratız..
Ama ben de faşistim ya..Bırakın da bu kadar özeneyim, artık..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.