YAZARA MAİL GÖNDER Maçtan notlar!..

YAZARLAR

Bizim zamanımızda, büyük maçlardan sonra, sekiz kalemden palavra yorumlar yapılmaz, muhabirler ön plana çıkar, her biri önceden verilen görevleri yaparlardı. "Maçtan notlar" çok okunurdu. Gözden kaçan, altı çizilmesi gereken şeyleri kısa kısa anlatan, güldüren, düşündüren sütun olurdu bu..
O aklıma geldi, Juve maçını izlerken..

***

Maç günü, Antalya'dan gelen sevgili dostum Özer (Saraçoğlu) beni akşam üzeri Rumeli Hisarı İskele Lokantası'na davet etti.. Gittim ki, eski Ali Sami Yen'in ordaki Meşale restoranın yerini burası almış. Galatasaraylılar maçtan dört beş saat evvelinden başlayarak burada toplanıyorlar. Formalar, kaşkollar, şarkılar, marşlarla havaya giriyorlar. Balta Limanı yoluyla TEM ve Arena en fazla 15 dakika..
Özer bize geniş bir masa hazırlatmış.. Kapıdan girerken ilk gördüğüm Alper ve çetesi oldu.. Hani 1996'da Fener'e Ali Sami Yen'de 4-0 yenilirken, tribünlerin koro halinde sövdüğü Hakan'ı savunduğum için beni çok seven (!) gurup.. Alper'le sarılırken, Fatih Hocamı gördüm.. Yanında Ali Dürüst.. Az sonra Faruk Süren, Fatih Altaylı da katıldılar..
***

Fatih Hocam bir başka yere daha davetli olduğu için erken kalkarken, birisi sordu..
"Hocam umutlu musun?."
Fatih Hocamın cevabını Arena Tribünlerine yazıp asmak gerek..
"Galatasaray'ın olduğu yerde umut hep vardır!.."
***

Dünyanın en kötü maç yayınlarından birini daha izledik. Onu ayrı yazı konusu yapacağım.. Bir şey sormak isterim..
Önüne gelene "Ne düşünüyorsun, ne hissediyorsun" dışında soru sorma yeteneği olmayan birisini maç sonu için röportajlara çıkarıyorsun madem, bari dil bilen birini seçsene..
Mancini'ye "Ne düşünüyorsun" sorusunu İngilizce sormayı bilen tek kişi yok mu, Doğuş Gurubu'nda..
Bu sorular tercümanla sorulur.. Eğer soran futbol uzmanıysa.. Sorularını her muhatabının maçta yaptıkları ve yapamadıkları üzerine sorabilme yeteneği varsa.. Ne bileyim mesela Burak'a "O iki boş topa nasıl vuramadın" diyebiliyorsa..
Umut'a "O uzun topu sallarken ne düşündün" diyorsa.. Bizim muhabirler, önce kendi fikirlerini söylüyor. Klişe ha.. Fikir sanmayın.. "Harika maç, harika sonuç.." Nokta koyuyor, sonra müthiş soru geliyor.
"Ne düşünüyorsun?. Ne hissediyorsun?.."
Bunun için para alıyorlar, iyi mi?.
***

Bir kere, tek bir kere Altın Golü atan Sneijder'e değişik (!) bir soru sordu, muhterem..
"Şimdi Galatasaray'ı yeni turlar bekliyor. Onlar için ne düşünüyorsun?."
Yanında olsam, Sneijder'i öyle bir kutlardım ki.. Adamı hayatım boyunca bu kadar sevmedim..
"Şöyle bir maç kazanmışız, izin verin, bir gece hiç bir şey düşünmeden sevinelim, kutlayalım yahu.. Sonra düşünürüz.."
"Ne düşünüyorsun"dan başka şey sormayı bilmeyenlere milyonla seyirci önünde attığı gol, maçtaki golü kadar güzeldi, Sneijder'in..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.