YAZARA MAİL GÖNDER Bana söven küçük hanım!..

YAZARLAR

34 ZB 199 plakalı lüks arabayı kullanan küçük hanım!.. Salı akşam üzeri bana sövdünüz.. Yok, öyle "Estağfurullah" demeye falan kalkmayın.
Hem de fena sövdünüz..
"Eşşoğlueşşek" dediniz.. Tabii lafla değil.. Bana eşek muamelesi yaparak.. Daha doğrusu bize, uygar insanlara..
Tarlabaşı Caddesinden iniyoruz. Ben Pera Müzesinde Graffiti/ Sokak Sanatı Sergisi açılmış ona gideceğim. Pera sapağında sola döneceğim için sola yanaştım. Pera'ya döneceklerin hepsi solda uzun bir şerit oluşturmuş, bekliyoruz. Siz Unkapanı Köprüsü'ne devam edecek gibi sağdan geldiniz, geldiniz. Tam kavşakta sola üstümüze sürdünüz ve biz bir yığın uygar, kurallara ve başkalarının haklarına saygılı eşek, orda beklerken, en önde basıp basıp döndünüz ve gittiniz..
Malı tabakhaneye yetiştirdiniz mi acaba?..

***

Türkiye'de muhalefet liderleri durmadan "Diktatörlük" lafı ediyorlar.. Bu ülkeye gelen bir yabancı, İstanbul'da iki saat araba kullasın, "Türkiye dünyanın en özgür ülkesi" der.. Bu ülkede kural yoktur.
Bu ülkede insanlık yoktur. Bu ülkede başkasının haklarına saygı yoktur. Bu ülkede sadece herkesin kendi keyfi vardır.
Özgürlüğün son aşaması..
"Keyfim nasıl isterse.."
Bu ülkede düzeni sağlamakla görevli polis ya ortada görünmez, ya da uygar vatandaşı cezalandırıp uyanığı ödüllendirir.. Mesela siz en solda 100 metre sıra olmuş, dördüncü yeşil ışığı beklerken, en sağdan gelip en öne geçen, ileri akan şeridi de tıkayan "Özgür vatandaş"a "Dön" işareti yapar.. "Ne yapıyorsun, adamı bir de ödüllendiriyorsun" diyene de saf saf yanıt verir.. "Trafiği tıkamasın" diye.. "Dön" diyeceğine "Madem o şeritten geldin, doğru devam et" dese oysa.. Ama demez. Trafik polisinin kafası uyanıklara hizmet için çalışır çünkü..
İşte ayni günden bir örnek daha..
Büyükdere Caddesi'nden sağa çıktım. Bu yol iki şerit. Sağ dümdüz, Levent'e gider. Sol Gültepe'ye döner.. Gültepe kavşağı hep dolu, hep tıkalıdır.
Gültepe'ye giden bu tek yolu tıkayan sebepler yıllardır öylece durduğu halde, bir Allahın Kulu Vali, Emniyet Müdürü, Trafik Müdürü, Gültepe halkını adam yerine koyup oralara gitmemiş, sıkıntının sebebini merak etmemiş, çözüm aramamıştır. Mesela ben, bin defa yazdığım halde.. Çünkü onların işi, gecekondu halkına çare olmak değil, kente gelen devlet büyüklerine yol açmaktan ibarettir. Onu yapar, geri kalan zamanda sırt üstü yatarlar..
Neyse.. Levent'e giden sağ şeridin önü açık.. Levent'e giden pek yok çünkü.. Bir ben, bir de önüm deki minibüs.. Gültepe dönüşü ise kalabalık.. Sıra Büyükdere Caddesi'nden başlıyor.. Gültepe'ye dönen kavşağa geldik. Durduk.. Niye?. Çünkü o sıraya girip bekleyenleri eşek yerine koyan önümdeki minibüs de, sola, Gültepe'ye dönecekmiş meğer.. Hıyar mı herif.. Sağ boş. Daldı gidiyor.. Bu kent halkı minibüslerden niye nefret ediyor sanıyorsunuz.. 34 M 4679 plakalı minibüs tam kavşağın içinde, serbest akan sağ şeridi tıkadığına da zerre aldırmadan durdu ve sola dönüş için yeşil ışık yanmasını bekledi. Yani sola dönüş sırasında bekleyen onlarca insanı hiçe sayıp, biz Levent'e gideceklerin boş olan yollarını da kesen o uyanıklığı pervasızca yaptı.. Çünkü bu ülkede trafik polisi denen görevlinin göstermelik olduğunu biliyor..
Bu kentte trafik yoktur. Kural yoktur. Hak yoktur.. Bu İstanbul /Teksas, "Uyanıkların, vicdansızların ve saygısızların" kentidir..
Teşekkürler, Teksas Valisi!.. Bizi dünyanın en özgür kentinde yaşattığın için..
Geceleri başını yastığa koyunca uyuyabiliyor musun?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.