YAZARA MAİL GÖNDER "Diktatör" diyen, "Demokrat" olsa..

YAZARLAR

Yani tüm bir seçim kampanyası boyunca, başbakan ve AKP Liderine "Diktatör" diye saldıranların hallerine bir bakar mısınız?.
Yani, Erdoğan "Dinime küfreden Müslüman olsa.." demiyorsa, nezaketindendir..
Yahu biriniz arka arkaya beş, ötekiniz 10 seçim kaybetmişsiniz muhalefet liderleri olarak, hala yerinize zamkla yapışmış gibi oturuyorsunuz.. Tek başına iktidar olabilecek kadar hızlı bir gelişme içindeki MHP'yi tamamen yanlış kararları yüzünden barajın da altına düşüren Bahçeli'nin hala, inatla ve ısrarla o partinin başında kalmaya devam etmesinin, demokratik teamüllerle uzaktan yakından ilgisi var mı?.
Onun kadar yanlış hesaplar yaparak gemisini batıran bir kaptan daha var mı acaba, dünya siyasal tarihinde?. Ama hala tam pişkinlik içinde orda..
Kaybettiği on seçime rağmen orda..
Onu bir kenara koyup, Ana Muhalefete geliyorum şimdi..
Gene koltuğuna zamkla yapışmış, kendi istemedikçe değişmesine imkan olmayan Deniz Hocamı bir kaset bir anda silince, gökten zembille CHP'nin başına inen Kemal Kılıçdaroğlu, Ana Muhalefet Lideri olarak, Recep Tayyip Erdoğan'a karşı beş defa yarıştı. Beşinde de hezimete uğradı..
Rakibini ikide birde "Diktatör" olmakla suçlayan bir demokrat lider "Ben artık bu partinin başında kalmayı hak etmiyorum" der ve daha ilk yenilgisinde ayrılır giderdi..
Dünyada böyle oluyor çünkü..
Bizimki oturdu.. Çünkü açık söyleyeyim, seçim kazanmak, iktidar olmak gibi bir hesabı ve beklentisi yoktu.
Ana muhalefet liderliği, onun hayat boyu rüyasını bile görmediği bir makamdı zaten..
Devlet protokolünde yeri başbakandan sonra geliyordu. Forsu yerindeydi.
Her salı Türkiye'nin 40 kanalında naklen yayınlanan konuşmaları, her adımında karşısında gördüğü kameralar ve muhabirler, onu beklenmedik bir şöhrete ulaştırmışlardı.
Her haberde görüntüleri, her gazetede resimleri yayınlanıyor ve bu ona müthiş bir manevi tatmin sağlıyordu. Devletin, ana muhalefet partisine yasal sağladığı milyonlarca liralık ödenek işin cabasıydı.
Nesine gerekti, Başbakanlık..
CHP Başkanı kalmak ona yetiyor ve artıyordu bile..
Zamanında "Aman beni kimse değiştirmesin" diyen bir iktidar liderinin hazırladığı Siyasal Partiler yasası da ekmeğine yağ sürüyordu zaten.
Kendisine muhalif olduğunu sezdiği il yönetimini feshetmesi ve yeni seçimi kontrol etmesi işten değildi. Bir kez başkan oldun mu, kendi teşkilatını kurabiliyordun..
Beşinci kez yenildiği seçimden sonra kendisini eleştiren CHP'liler için söyledikleri tam da bunun itirafı değilse nedir?.
"Hiç biri siyasetçi değildi. Onları CHP'ye ben aldım.."
Yani canının istediğini hiç adı hiç ortada bile yokken alıp milletvekili yapabiliyordu başkan.. Güce bakar mısınız?. Ve de demokrasiye.. "Ben istediğimi milletvekili yaparım" itirafında bulunan adam, "Demokrat" olduğunu iddia ediyor.. "Ben iktidara gelirsem, demokrasi getireceğim" diyordu sıkılmadan, kızarmadan..
Güler misiniz, ağlar mısınız?.
CHP'de bir gurup, Kılıçdaroğlu'nun istifasını ve kongreye gidilmesini istedi.
Aslında böyle bir isteğe gerek bile yoktu.
Başbakan Balkon Konuşmasını yaparken, Kılıçdaroğlu'nun istifası Genel Merkeze ulaşmış olmalıydı.
Ama Recep Tayyip Erdoğan'ı "Diktatör" olmakla itham eden, demokrat (Sevsinler) Kılıçdaroğlu, istifa isteklerine çok demokrat, örnek, tarihe geçecek bir yanıt verdi.. "Bulsunlar 538 oy, kongre toplasınlar..
Kazansınlar.. Saygı duyarım!.."
Sıkıysa duyma o zaman.. Tüzük gereği istenen imza toplanır, kongre yapılır da kaybedersen, saygı duymayıp ne yapacaksın..
Tıpış tıpış gidersin.. 3 aya da kalmaz, adın unutulur..
Ama eğer gerçekten bu ülkeye demokrasiyi tüm unsurları ile yerleştirmek isteyen bir lidersen, bunca yenilgiden sonra imza mimza beklemez, "Ben yenildim. Kalma hakkım yok" der, istifa eder ve örnek olarak bu ülke siyasi tarihine geçersin..
Kılıçdaroğlu kalacak.. Bahçeli de kalacak.. Cumhurbaşkanı olarak 2015 Millet Meclisi seçimlerine katılamayacağı için, bu defa Recep Tayyip Erdoğan'ın gölgesi, bu ikisini bir daha devirecek.
Ben de bir gün kendime izin verme imkanı bulacağım.
Bu yazımı aynen, nokta virgül, 2015 seçimlerinin ertesi günü yayınlayarak!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.