YAZARA MAİL GÖNDER Prandelli, inadından vazgeç!..

YAZARLAR

Galatasaray bu gece Anderlecht ile oynuyor.. Ve de sezonun en kritik maçını oynuyor..
Niye?.
Şampiyonlar Ligi gurup aşamasında Galatasaray'ın rakipleri Arsenal, Dortmund ve Arsenal.. Bu üç rakiple karşılıklı altı maç yapacak. İlk ikiye girebilirse Şampiyonlar Ligi'ne devam edecek. Üçüncü olursa, Avrupa Ligine ayrılacak. Sonuncu olursa, annesinin ligine dönecek..
Şimdi bu üç rakiple oynayacağı altı maçın kağıt üzerinde en kolayı hangisi?.
Kendi evindeki Anderlecht maçı..
İşte o maç bu gece..
Yani Galatasaray bu yıl Avrupa'da devam edecek mi, edemeyecek mi, anahtar maç bu, nerdeyse..
Yani Galatasaray bu gece kazanmak zorunda..
Seyircisiz bile olsa, kendi evinde, kendi sahasında, geri dörtlüsünün dört adamı ilk defa yan yana oynayan, göbekteki iki adamın ikisi de, ikinci ligden gelen yedeklerden oluşan Eskişehir önünde doğru dürüst akın yapamayan, pozisyona giremeyen, Eskişehir beraberliğe dünden razı olduğu ve onun için oynadığından yenilmemeyi başaran (!) Galatasaray, o umut vermez görüntüdeki takım, şu anda Belçika Lig Lideri.
Anderlecht, bu hafta liginde 7. maçını oynadı. Son 4 maçta, 3 galibiyeti, 1 beraberliği var. 7 haftada 13 gol atmış, 7 gol yemiş.
Bu gol durumunun Galatasaray'a yansıması nasıl olacak? Anderlecht, Arena'daki maçtan beraberlik çıkarırsa; büyük başarı kendisi için...
Bunun için golcü yanını sahaya fazla yansıtmayacak. Savunmaya ağırlık veren, gol yememeye ağırlık veren bir oyun oynayacak.
Öyle oynadığı zaman son 4 maçta 6 gol yiyen savunması, Galatasaray için cazip hale geliyor. Son 4 haftada 7 gol atan forvetinin korkutuculuğu değil. Bu önemli de, gol pozisyonuna girebilirsek..
Galatasaray, bu sezona Soma için oynanan "Hatıra" Atletico Madrid maçını bir yana bırakırsak, dandik rakiplerle, dandik maçlar oynayarak, yani ciddi bir hazırlık yaşamadan girdi.
Oysa, takımın Terim ve Mancini döneminde oynadığı ve alıştığı 4-4-2'den cayıp, üçlü orta saha ve tek forvete dönen Prandelli'nin çok fazla ve çok ciddi maçlara ihtiyacı vardı, ağustos ayında.. Şampiyonlar Ligi'nin eylülde başladığını bilerek.
Ligde kayıpları telafi için 34 hafta vardı ama, Şampiyonlar Ligi, hatta Avrupa Liginden elenmek Galatasaray'a çok pahalıya mal olurdu. Galatasaray'da geçen yıllarda olduğu gibi bir Futbol Sorumlu Yöneticisi olmadığından, her şeyi, televizyon ekranı ve spor sayfaları manşetlerinde görünmekten başka merakı olmayan Ünal Aysal yönettiğinden, bu dönemin resmen ziyan edildiğini gören ve söyleyen de olmadı.
Takımın nasıl hazırlıksız olduğu, başlayan ligle ortaya çıktı.
Galatasaray oyun kuramıyor, hücum edemiyor, pozisyona giremiyordu.
Sebep, Prandelli'nin kanat akınlarını adeta yok eden 3'lü orta sahalı ve Burak'ı sahada hayalete çeviren "Tek santrforlu" yeni taktiğiydi.
Galatasaray 4-4-2 oynarken, sağ ve sol bekler, orta sahada önlerindeki açık özelliklerine sahip yan adamlarla ikili ve çok etkili kanat akınları yapıyor, rakip savunmayı kanatlardan dağıtıyor, bu akınlar ortadaki çift santrforda bitiyordu bir..
Galatasaray 4-4-2 oynarken, ilerdeki çift santrfor çapraz koşular yapıp rakip savunmasının ortasında boşluklar yaratıyor, bu boşluklara orta sahadan uzatılan toplarla, ikinci bir hücum gücünü bu defa ortadan yaratıyorlardı. Yani 4-4-2'de Galatasaray hem ortadan, hem kanatlardan etkili oluyordu.
3'lü orta saha kanat akınlarını, tek santrfor ortadan pozisyona girme gücünü sıfırladı. Galatasaray'ın gol şansı, tesadüflere ve rakip savunmanın hatalarına kaldı.
Şimdi Prandelli'nin bu gece radikal bir karar alıp, üçlü orta saha ve tek forvetten vazgeçmesi gerek..
Oyun gene 4-4-2 üzerine kurulmalı..
Mevcut form durumlarına göre, bugün için aklıma gelen en iyi 11 şöyle..
Kalede Muslera..
Geri dörtlü.. Tarık (Veysel) Chedjou, Semih, Telles..
Orta dörtlü.. Pandev, Cemali (Selçuk) Melo, Sneijder.
İleri ikili.. Burak, Umut!..
Pandev ve Sneijder kanatlarda oynayacak ve orta saha ve ileri ikili, zaten pek ileri çıkma niyetinde olmayacak Anderlecht'i ilerde basacak..

***

Okurlara bir notum var. Bu görüşlere katılır katılmazsınız o ayrı.. Ama gazeteciliğe başladığım yıllarda, önemli, kritik maçların öncesinde böylesi analizler yapılırdı.. Fikirlerini, görüşlerini, testi kırılmadan açıklardı, yorumcular..
Şimdi soruyorum.. Son on yılda mesela, herhangi bir gazetede böylesi bir analiz okudunuz mu?.
Bu yok.. Ne var?.
Maç sonu, skora göre yazılmış palavralar!..
Spor yazarlığı bitti, skor yazarlığı var artık!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.