YAZARA MAİL GÖNDER Şehreküstü’yü Yaşar Kemal anlatıyor..

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Emre Aköz'de okudumdu geçen hafta.. Bizim Antep'in ünlü semti Şehreküstü'nün adının acemce "Şahrah Üstü"den geldiğini anlatıyordu. Şah, büyük, şenlikli, neşeli demek. Rah da yol.. Türkçeye geçerken, "a" harfleri olmuş, "e!." En sondaki "h" de olmuş, "k."
Yani acemin neşeli yolu, Şahrah, bizde olmuş Şekrek.. Üstüne yapılan mahalleye de Şekrek Üstü demişler zamanında.. Gel zaman, git zaman, olmuş, Şehreküstü..
Biz çocukken başka bilirdik. Necati Dayım yazları okuduğu Hukuk Fakültesi tatile girince Kilis'e gelir ve gene tatile gelen Kilisli öğrencilerden kendi kurduğu Karataşspor'u canlandırırdı. Antep'e maça giderdik, zamanın yöredeki en büyük takımı Şehreküstü ile oynamaya.. Bizi hem yenerler, hem döverlerdi, anlatmıştım.
O zamandan aklımda kalan efsane.. Bir kız isteme, vermeme meselesi yüzünden, bir aşiret şehirden ayrılmış, uzağa bir mahalle kurmuşlar. Antepliler de "Ne oldu bunlara şehreküstükler mi" demişler.. İsim ordan..
Emre Aköz'ü okuyunca, dostum Celal Doğan'ı aradım. Antep'in efsane belediye başkanı..
Emre'nin yazdığını ve benim bildiğimi anlattım, telefonda.. "Galiba Emre haklı" dedi önce.. "Ama sen Yaşar Kemal'in "Bu Diyar Baştan Başa" adlı kitaplarında Antep'i bul.. Ordan Usta'yı oku" dedi..
Yaşar Kemal, Fikret Otyam ile birlikte zamanın en büyük röportaj yazarları
.. Anadolu'yu adım adım dolaşıp yazmışlar.
Bugün röportaj yazdıklarını sananlar, alsınlar "Bu Diyar Baştan Başa" kitaplarını da bizahmet okusunlar. Röportajın bir edebiyat türü olduğunu anlasınlar.. Koy teybi, sor, çöz kolaycılığı değil.
Sevgili dostum, acısı hala içimde Yaşar Ağabey'in kitabına, Antep'e ve Şehreküstü'ye ulaştım.
Şehreküstü üzerine bin efsane duyan Yaşar Kemal, işin peşine düşer. Antep'e gider. Sora sora mahalleyi bulur.. Bu kısım ayrı güzellik.. Ben, esasa atlıyorum. Siz google, moogle, kitaba ulaşın ve tüm Antep bölümünü okuyun ve insan niye durup dururken Yaşar Kemal olmaz, görün.
Kelimesine dokunmadan naklediyorum ki, hem o devirleri yaşamamış gençler, hem de, bugün röportaj yaptığını sananlar, hem lezzetle, hem de öğrenerek okusunlar.

***

Şehreküstünün küçük meydanında beş altı ayağı çıplak çocuk oynuyor. Kan tere batmışlar. Bacaklarını gün yakmış. Yüzleri esmer. Yüzlerinde pare pare gün yanığı. çocuklardan birini çağırdım.
"Bana kahveyi göstersene arkadaş" dedim.
"Gösteririm" dedi.
Önüme düştü.
Kahveyi buldum. On kadar adam oturmuş, sohbet ediyorlardı. Selâm verdim. Yer gösterdiler. Hal hatır sordular. Oradan buradan konuştuk. Ne için geldiğimi öğrenince güldüler.
"Eskiden kalmadır" dediler. Sonra türlü hikâyeler söylediler. Bir tanesi şu:
"Doğru bir adam varmış. Hiç yalan söylemezmiş. Yanında babası adam kesse, sorduklarında söylermiş... Bunun doğruluğundan herkes rahatsız olurmuş. Ne görse, ne duysa olduğu gibi söylermiş. Bu yüzden birbiriyle kötü olanlar çok olmuş. Bu yüzden adam şehirden, şehir de adamdan usanmış. Doğru adam başın almış buraya gelmiş. burada ev kurmuş. Onu sevenler de... Doğruyu kim sevmez, namussuzlardan gayri! Onu sevenler de gelmişler yanına ev tutmuşlar. Burası olmuş şehre küsmüşler mahallesi."
Sonra Antep'te bizim Kahraman'ın babası Şehreküstüye ait bir hikâye söyledi. Belki de doğrusu budur, en akla yakını budur.
"O zamanlar şehir kalenin içindeymiş. Kalenin çok zalim bir beyi varmış. Zalim mi zalim. Önüne geleni asar, önüne geleni kesermiş. Halktan son meteliğine kadar vergi toplarmış. Son yiyeceklerine kadar ellerinden alırmış. Beyin de üç oğlu varmış. İkisi babaları gibiymiş. En küçüğü aksineymiş. Bu kadar zulme dayanamamış. Önce gitmiş babasına, halka zulmetmemesi için yalvarmış. Baba terslemiş onu. O, durmamış yıllar yılı yalvarmış. Baba onu zindana atmış. Epey yattıktan sonra çıkarmış. Çocuk babasına çok içerliyormuş. Bunun üstüne ona yalvarmayı kesmiş. Halkla anlaşmaya bakmış. Geceleri ev ev dolaşır babası aleyhine isyan hazırlamak için onları yola getirmeğe çalışırmış. Halk korkusundan ona yanaşamazmış. Bu beyin bir hilesi derler, korkarlarmış.
Gene yanına epey arkadaş bulup babasına isyan bayrağını açmış. İçlerinden birinin ihaneti yüzünden galip gelecekken mağlûp olmuşlar. Oğlan adamlarıyla kaçmış, eşkiya olmuş. Yıllarca dağlarda eşkiya gezmiş. Babası ölmüş, yerine büyük kardeşi geçmiş. Bunu da meşakkat, eşkiyalık ihtiyarlatmış. Kardeşi de affetmiş. Ama o kaleye bir daha gitmemiş. Gitse gene zulüm görecek. Adamlarıyla buraya yerleşmiş. Burada bir şehir kurmuş. adına "Şehreküstü" demişler. Rivayet ederler ki sonunda Şehreküstülüler, kaleyi zaptetmişler, âdil bir idare kurmuşlar."
Kaç hikâyesi varsa Şehreküstü'nün, hepsi iyi. Hepsi iyilik üstüne. Tatlı bir küsme bu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.