Haşr Muhammed Şah

Benâres'te doğdu. Ağa Haşr adıyla tanınır. Amritsar'da şal ticaretiyle meşgul olan babası Ağa Ganî Şah ailenin bazı fertlerinin yaşadığı Benâres'e yerleşti. Ağa Haşr buradaki bir İngiliz okuluna girdi. Ancak öğrenimini tamamlayamadığından kendini özel olarak yetiştirmeye çalıştı. Benâres'e gelen bir tiyatro kumpanyasının sahnelediği oyun onda oyun yazmaya karşı bir ilgi uyandırdı. Seyrettiği bu eserden esinlenerek Âftâb-ı Muḥabbet (Benâres 1898) adlı bir piyes kaleme aldı. 1901'de Benâres'ten ayrılıp Bombay'a gitti. Burada bir tiyatro için beş oyun yazdı. Değişik şehirlerde birkaç tiyatroda oyun yazarı olarak çalıştıktan sonra yazdığı oyunlarını sahnelemek üzere kendi tiyatrosunu kurdu. Bu yıllarda sesli filmin yaygınlaşması tiyatro dünyası için bir darbe oldu. Ağa Haşr bu defa kendini bu alanda yetiştirmeye çalıştı. Film şirketlerine senaryo ve hikâyeler yazdı; senaryolarını yazdığı bazı filmler büyük başarı kazandı.

Haşr, 1907'de Ebü'l-Kelâm Âzâd'ın yardımcısı olarak aylık el-Belâġ dergisinde çalışmaya başladı. İslâm dinini kötülemeye çalışan hıristiyan rahiplere ve Hindular'a karşı Müslümanlığı savunmak üzere Ebü'l-Kelâm Âzâd ve Hâce Hasan Nizâmî ile birlikte Encümen-i Nusret-i İslâm adlı bir dernek kurdu. Bombay'da Encümen-i Ziyâü'l-İslâm, Lahor'da Encümen-i Himmetü'l-İslâm derneklerinde konferanslar verdi. Lahor'da Haşr Pictures adlı bir film şirketi kurdu. Kendi hayat hikâyesini filme alırken vefat etti.

Hindistan'ın Shakespeare'i unvanı verilen Ağa Haşr'dan önce tiyatroya eğitimle ilgili konular, danslı ve şarkılı oyunlar hâkimdi. Emânet Leknevî'nin 1853'te kaleme aldığı Inder Sabhâ bu tür eserlerin Urduca ilk örneğidir. Daha sonra yazılan eserlerde genellikle edebî özellikler üzerinde durulmuş, ancak bu eserler tiyatro tekniği açısından zayıf kalmıştır. Eserlerinde tiyatro tekniğine de önem veren Ağa Haşr, Batılı oyun yazarlarının eserlerini Urduca'ya uyarlamaya çalıştı. Haşr, bu eserlerde Avrupa güzelliğine Asya elbisesi giydirdiğini ve onları Hindistan zevkine uygun bir biçimde süslediğini söyler (Abdülalîm Nâmî, II, 239).

Ağa Haşr'ın otuzu aşkın oyunundan çoğu Urduca, birkaçı Hintçe ve Bengalce'dir. Turkî Ḥûr, Ḫâb-ı Hestî, ʿAvrat ka piyâr, Sîtâ Banbâs, Dil ki Piyâs, Rüstem ü Sührâb en tanınmış oyunlarıdır.

Şair olarak da tanınan Haşr, Ömer Hayyâm'ın seksen rubâîsini Urduca'ya çevirmiştir. Şiirlerinde daha çok vatanseverlik ve milliyetçilik konularını işlemiş, Şükriye Yûrıp ve Mevc-i Zemzem adlı uzun manzumelerinde Hint yarımadası müslüman toplumunun dayanışmasını sağlamaya çalışmıştır.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN