Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dila seferberliği

Giriş Tarihi: 14.9.2009 17:02 Güncelleme Tarihi: 15.9.2009 09:45
İstanbul'u vuran sel felaketi sırasında sulara kapılarak kaybolan Dila'yı arama çalışmaları sürüyor.
Dila Manav'ın, annesi ve ablasıyla birlikte bindikleri otomobilleri 8 Eylül'de sele Kapılmıştı. Araç sel sularında ilerleyerek Marmara Denizi'ne ulaşırken, çevredekilerin yardım eli uzattığı anne, büyük kızı Azra ile birlikte araçtan çıkmayı başarmıştı. Anne, arka koltuktaki kızı Dila'yı ise kurtaramamıştı. Aradan geçen 6 güne rağmen küçük Dila'ya hala ulaşılamadı.

VALİ GÜLER'İN AÇIKLAMALARI

İstanbul Valisi Muammer Güler, sel baskınlarının yaşandığı yerlerde hasar tespit çalışmalarında yüzde 75 seviyesine gelindiğini belirterek, ''Şu ana kadar yapılan hasar tespit çalışmalarında 1039 iş yeri toplam 3 bin 401 binanın selden etkilendiği belirlenmiştir'' dedi.

Güler, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nde düzenlediği basın toplantısında, 8 Eylülde Çatalca ve Silivri'nin, 9 Eylülde ise Başakşehir ve Küçükçekmece Basın Ekspres yolu bölgesinin yoğun yağış aldığını hatırlattı.
Yağışlar sonucunda doğal bir felaketin yaşandığını kaydeden Güler, ''Ölçüm yapılan yerlerin tarihinde ilk defa rastlanan miktarda yağış aldığını gördük. Geçtiğimiz hafta sonunda Kilyos'ta bir günde metre kareye 179,4 metreküp yağış düştü. Kilogram olarak bakıldığında orada ölçülen en yüksek rakam. Çatalca'da ölçülen 235 kilogramlık yağış da yine o bölgenin tarihinde alınan en yüksek yağış miktarıdır'' diye konuştu.



Muammer Güler, İstanbul'un Eylül ayında aldığı yağış ortalamasının metre kareye 50 kilogram olduğunu, ancak bu sene ise Eylülün ilk 14 gününde bir ayda alınan yağışın bazı bölgelerde 4, bazılarında ise 2 misline şimdiden ulaşmış durumda olduğunu vurguladı.

Yağışların bazı yerlerde 1-2 günde, bazı bölgelere de 5-6 saatte düştüğünü ifade eden Güler, bunun neticesinde çok büyük bir sel afetine maruz kalındığını kaydetti.

Sel olaylarının hemen ardından acil müdahale ve arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığını anlatan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:


''Zamanında etkin bir müdahale yapılmıştır. 3 binin üzerinde personel 1300'e yakın araç, 74 bot ve acil sağlık personeli ile müdahale edilmiştir. Ayrıca, 17 helikopterle acil müdahale sağlanmıştır. Gerçekten de daha büyük çaptaki can kayıplarına mani olunmuştur. 1484 kişi havadan ve karadan yapılan müdahalelerle kurtarılmıştır. Bu çok önemli bir rakamdır. Sel afeti sırasında bazı vatandaşlarımız da hayatını kaybetmiştir. Kimlikleri tespit edilen şu anda 27 kişi hayatlarını kaybetmiştir.''





ÖLÜ SAYISI 31

Selimpaşa ve Silivri'de toplam 4 kişinin sele kapıldığını belirten Güler, kayıpların bulunması için bölgedeki çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

İki kişinin ise hastanedeki tedavisinin devam ettiğini bildiren Güler, ''Kayıp cesetlere ulaşıldığında ölü sayısının 31 olması söz konusudur. Böylesine bir acı felaket yaşanmış olmaktadır'' dedi.
Güler, sel baskınlarının yaşandığı yerlerde yoğun bir temizleme çalışması başlattıklarını, yaraların sarılması için ekiplerin gerekeni yaptıklarını kaydetti.Olayın hemen ardından oluşturulan 44 ekibin hasar tespit çalışmalarını yürüttüklerini kaydeden Güler, şöyle devam etti:



''Arnavutköy, Başakşehir, Büyükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde hasar tespit çalışmaları tamamlanmıştır. Silivri, Selimpaşa ve Çatalca ile köylerinde, Küçükçekmece, Esenyurt ve Bahçelievler ilçelerinde hasar tespit çalışmaları devam etmektedir. Şu ana kadar yapılan hasar tespit çalışmalarında 1039 iş yeri, toplam 3 bin 401 bina selden etkilendiği belirlenmiştir. Bu çerçevede 60 binanın yıkıldığı, 74 binanın ağır, 17 binada orta, 225 binada da az hasarın meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu arada 2 bin 857 konutta da ev eşyası çeşitli şekillerde zarar görmüştür. Yaptığımız hasar tespit çalışmaları yüzde 75 seviyesine gelmiştir. Hemen önümüzdeki 1-2 iki gün içerisinde bu tespit çalışmalarını sonlandırmayı düşünüyoruz.''

ZARAR GÖRENLERE YARDIM


Yapılan hasar tespit çalışmaları sırasında hazırlanan tutanaklar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'na gönderildiğini kaydeden Güler, şunları kaydetti:
''Daha sonra ilgili yasa kapsamında binaları ağır ve orta hasar görenlere konut yardımı ve uzun süreli kredi ya da onarım kredisi verilecek. İş yerleri zarar görenler için iş yeri kredisi verilecek. Az hasarlı iş yerleri için de yine Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca belirlenecek yardımlar sağlanacaktır.
Ayrıca, konut ve iş yerlerinde eşyaları hasar görenlere de Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek miktarlarda ödemelerde yapılacaktır. Ölüm ve sakatlıkla ilgili şimdiden gerekli ödemeler yapılmaktadır. Çiftçilerimize tarımsal ve hayvancılık yardımları yapılacaktır. Sanayicimize de değişik yardımlar yapılacaktır.''

OKULLARIN DURUMU

Sel baskınlarının yaşandığı yerlerde okul binalarının da hasar gördüğünü anlatan Güler, ''Çatalca'da 10, Küçükçekmece'de 12 ve Silivri'deki 11 olmak üzere toplam 33 okulumuzda orta ve hafif hasarlar medyana geldi. Binaların bodrumları sular altında kaldı. Bu arada maalesef elektrik ısınma sistemleri zarar gördü. Onunla ilgili bugün bir çalışma yapıldı'' dedi.

Bu okullarda öğrencilere dağıtılmak için tutulan 16 bine yakın kitabın da hasar gördüğünü ifade eden Güler, Milli Eğitim Bakanlığı'nca en kısa sürede yeni kitapların gönderileceğini bildirdi.
''Kamu İhale Kanunu'nun 21. Maddesi'ndeki istisnadan faydalanarak hiçbir formaliteye gerek kalmadan derhal binaların onarımı için en acil ihalenin yapılacaktır'' diyen Güler, 28 Eylül itibariyle bütün okulların açılacağını, açılamayacak durumdaki okullardaki öğrencilerin ise başka okullara geçici olarak gönderileceğini ifade etti.

Güler, Silivri ve Çatalca devlet hastaneleri ile Selimpaşa Acil Yardım Hastanesi'nde özellikle teknik donanımın çok büyük hasar gördüğünü, söz konusu hastanelerde klinik hizmetlerin verildiğini ancak laboratuvar çalışmalarının çevredeki hastanelerde yapılabildiğini kaydetti.


TEKİRDAĞ'DA HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI

Öte yandan Tekirdağ'da etkili olan kuvvetli yağış ve sel nedeniyle zarar gören tarımsal araziler ile şahıslara ait mülk ve araçlar için hasar tespit çalışması sürüyor.Tekirdağ genelinde hasar tespit çalışmalarının hafta içinde bitirilmesi bekleniyor.

Bu arada, geçen hafta Saray ilçesi ve civar köylerini vuran sel nedeniyle ortaya çıkan hasarın karşılanabilmesi için Tekirdağ Valiliği emrine 250 bin TL ödenek çıkartıldığı bildirilmişti.
Merkeze bağlı Kumbağ beldesi ve civarındaki yerleşim yerlerinde hafta sonu etkili olan sağanak ve su taşkınlarının yol açtığı zararın karşılanabilmesi için de ek ödenek çıkartılmasının beklendiği kaydedildi.

BELEDİYE BAŞKANI: ''YARALAR SARILACAK''

Öte yandan, Tekirdağ Belediye Başkanı Adem Dalgıç, selden etkilenen Naip köyünde incelemelerde bulunarak, afet mağdurlarına, yaralarının sarılacağı sözünü verdi.
Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, selin ardından Naip köyünde incelemelerde bulunan Dalgıç, muhtar ve köylülerle görüşerek, sıkıntılarını dinledi.

Köylülere, geçmiş olsun diyen Dalgıç, köyde hayatı normale döndürmek için yapılan çalışmalara Tekirdağ Belediyesi ekiplerinin de katıldığını belirtti.

Dalgıç, ''Tekirdağ Belediyesi olarak tüm ekiplerimizle Naip köyündeyiz. Naip halkına ve selden zarar gören tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Sel felaketinin en çok zarar gördüğü Naip'e elimizden gelen her türlü yardımı yapacağız'' dedi.

Köy muhtarı Ferhat Ataç ise, Naip'te büyük bir felaket yaşandığını söyledi.

CHP'DEN SORU ÖNERGESİ

Bu arada CHP, İstanbul'da yaşanan sel felaketinin nedenleri ile yapılan yanlışlıkların tespiti, sorumlularının belirlenmesi ve bu tür vahim olayların tekrar yaşanmaması için gerekli her türlü önlemin alınması amacıyla TBMM'de Genel Görüşme yapılmasına ilişkin önergesini Meclis Başkanlığına sundu.
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Suha Okay'ın imzasını taşıyan önergede, 8-9 Eylülde İstanbul'da aşırı yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinde, 32 vatandaşın yaşamını yitirdiği, bazı kayıp vatandaşlar bulunduğu, ayrıca yüz milyonlarca dolarlık maddi kayıp oluştuğu belirtildi. Meteorolojinin, bu kadar önemli oranda yağış beklendiğini günler Öncesinden bildirdiği İstanbul'da herhangi bir önlem alınmadığının somut bir şekilde ortaya çıktığı kaydedilen önergede, şöyle denildi:
''Can ve mal kaybına yol açan sel felaketi, İstanbul'daki çarpık ve plansız yapılaşmanın, hangi sonuçları doğuracağını bir kez daha göstermiştir. 16 yıldır İstanbul'u yöneten Başbakan ve ekibi aşırı yağışı, dereleri ve vatandaşı suçlayarak kendisini ve ekibini bu sorumluluktan kurtarmaya çalışmıştır.
Oysa Başbakan ve ardılı belediye başkanları, CHP'nin, ilgili meslek odalarının ve bilim insanlarının uyarılarını gözardı etmişlerdir.

İstanbul gibi bir kentte dere yataklarının toprak döküm ve yerleşim alanı olarak kullanılması, yaşanan felaketin nedenlerinden biridir. Dere yataklarının imara açılması, yapılaşmanın kesinlikle olmaması gereken bu alanlara binaların dikilmesine izin verilmiştir.CHP, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisince yapılan dere yataklarını ve su havzalarını imara açan her türlü imar değişikliğine karşı çıkmıştır.''


Önergede, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olan ve yönetim kurulu başkanı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan İSKİ Genel Müdürlüğünün, su havzalarında ve dere yataklarındaki kaçak yapılarla ilgili olarak 7 bine yakın tutanak tuttuğu bildirildi. İSKİ'nin, dere yatakları ve su havzalarındaki yapılaşmaya yönelik plan tadilatlarının iptali için İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine iptal davaları açtığı görüşüne yer verilen önergede, şöyle denildi:


''Kadir Topbaş'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, Ayamama Deresi yatağında ruhsat vererek yapılaşmasına izin verdiği okul, otel ve iş merkezleri sular altında kalmıştır.
Dünya Bankası'nın verdiği ve dere ıslah çalışmaları için kullanılması gereken kredi bugüne kadar amacı dâhilinde kullanılmamıştır.


Silivri Devlet Hastanesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası da dere yatağına yapıldığı için Halk Ekmek Fabrikası yerle bir olmuş, Devlet Hastanesi ise sular altında kalmıştır.
16 yıldır İstanbul'u yöneten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin yönetim anlayışı ve tarzı, rant üzerine kurulduğu için ne su havzası ne dere yatağı tanımışlardır. Başbakan ve ekibi, rant olan her yeri imara açarak bu vahim sonuca neden olmuşlardır.Bu genel görüşme talebinin amacı, yaşanan sel felaketinin nedenleri ile yapılan yanlışlıkların tespiti ve sorumlularının belirlenmesi ve böylesi vahim olayların tekrar yaşanmaması için gerekli her türlü önlemin alınarak, gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır.''
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Dila seferberliği
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN