Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Son darbeci ceza alana kadar nöbetteyiz

darbe girişiminde tanklara karşı duran gaziler ve , 3 yıldır darbe davalarını takip ediyor. Gaziler, “Son darbeci ceza alana kadar bize rahat yok” diyor

Giriş Tarihi: 20.7.2019
Son darbeci ceza alana kadar nöbetteyiz

15 Temmuz gazileri arkeolog Erdem Sefa Doğan ve Cerrahpaşa Üniversitesi'nde bilgi işlem memuru İhsan Yıldız, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'da kalkıştığı darbe girişiminde Atatürk Havalimanı'nda darbecilere karşı durdu. İkisi de üzerine çıktıkları tanktan düşerek gazi oldu. Doğan'ın bacakları, Yıldız'ın ise hem kollaı hem bacakları kırıldı. Esenyurt'taki demokrasi nöbetlerinde tanışan iki gazi o günden sonra kendilerini darbe davalarını takip etmeye adadı. Silivri Cezaevi'ndeki darbe davalarını izlerken de arkadaşlıkları ilerledi. Üç yıldır hainlerin cezalandırılmasını bekleyen Doğan ve Yıldız, havalimanını işgal eden darbecilerin davasında müşteki olarak yer aldı. O davada çarşamba günü 159 sanıktan 10'u ağırlaştırılmış müebbet, 43'ü müebbet, 85'i de 12.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararı sevinçle karşılayan Doğan ve Yıldız, vatan nöbetinin ise devam ettiğini söylüyor. Kendi davaları dışında tüm darbe davalarını da takip eden iki arkadaş, duygularını, izlenimlerini ve hainlerin mahkeme hallerini anlattı. İşte söyledikleri:

BEDELİNİ KANLA ÖDEDİK
Erdem Sefa Doğan:
15 Temmuz'da Türk tarihinin en büyük ihanetiyle karşılaştık. Devletimizin, bizlerin, çocuklarımızın geleceğini çalmaya çalıştılar. Bedelini milletimiz kanıyla ödedi. Biz mahkemelerin darbecilere vereceği cezanın en yüksek ceza olmasını istiyoruz. Hemen hemen bütün davaları takip ediyorum. Hepsinin ortak özelliği, baştan sona hep bir yalan, hep bir inkâr içinde olmalarıydı. "Yapmadım, etmedim, beni kandırdılar tatbikat diye biliyordum, istemeden gittim" gibi savunmalar yaptılar. Zaten mahkemeler, masum gördükleri herkesi tahliye etti.
Bizim AHL davasında 144 tutuklu sanık vardı, 64'e düştü. Erlerin çoğunu mahkeme tahliye etti. Diğerleri elebaşlarıydı. Albaylar, generaller, diğer subaylar işin içindeler ve gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Tankla gelmişler, insanların üzerinden geçmişler ama masum olduklarını söylüyorlar. Mesela, Akıncı Üssü davasında Kemal Batmaz'a "Gece saat 23.00'te orada askeri üste ne işin vardı?" diyorlar. "Emlakçılarla sözleştim, arsa bakmaya gittim" diyor. Dalga geçer gibi cevaplar veriyorlar. İnsanın sinirleri bozuluyor.

KURTULMA ÜMİTLERİ KALMADI
Gazi Doğan, şöyle devam etti: "Duruşmalarda bazen sanıklara soru sordum. Albayın biri 'Beni kandıranlardan şikayetçiyim' dedi. Ben de söz alıp 'Seni kandıranlar arasında teröristbaşı Fetullah Gülen de var mı, ondan da şikâyetçi misin?' diye sordum. Sanıkların yarısı kafalarını önündeki sandalyeye koymuş uyuyordu. 'Fetullah Gülen' dediğimi duyunca hepsi uyandı. Yani hepsi yalan beyanda bulunuyorlar. Sincan'daki mahkemelerdeki de aynı yalanları söylüyor, Silivri'deki de. Bu bile onların organize olduklarını gösteriyor ama farkında değiller. Hâlâ içlerinde 'Gelip bizi kurtaracaklar' diye beklenti vardı. Ama o ümitleri de bitti."

BİTENE KADAR BEKLEYECEĞİZ
Gazi İhsan Yıldız ise şöyle konuştu: "15 Temmuz akşamı havalimanı kavşağındaki bir tanka müdahale ettik. Durdurabilmek için tankın üzerine çıktım. Darbeciler de bizi düşümek için sert manevra yaptılar ve itiş kakış yaşadık. Arbede sırasında tanktan düştüm. Kollarım ve bacaklarım kırıldı. Tedavi olduktan sonra İstanbul'daki hemen hemen bütün davaları takip ettim. FETÖ'cüler savunmalarını organize bir şekilde yapıyorlar. Bizim davamızda karar çıktı. Darbecilere verilen cezalar içimizi bir nebze olsun rahatlattı. Son dava bitene kadar bekliyoruz. Bu davaları da nöbet gibi düşünüyoruz. Son darbecinin cezalandırıldığını görmek istiyoruz. En ağır cezaları almalarını talep ediyoruz."

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Son darbeci ceza alana kadar nöbetteyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN