Dört dörtlük mekanlar burada

Giriş Tarihi: 26.8.2014
İstanbul mekanları sürpriz yumurta gibi; içlerinden yenilikler, heyecan verici tecrübeler ve cazip fırsatlar çıkıyor. Bir yandan kokteylimizi yudumlayacağımız, diğer yandan dans edebileceğimiz, karnımız zil çaldığında ise büyük bir haz ile tabağımızı silip süpüreceğimiz mekanların hangileri olduğunu öğrenmek için hazır mısınız? Ben daha diyete girmiyorum ve bu ayımı da kalorisini hesaplamadığım lezzet avına ayırıyorum. İşte ağıma takılanlar...

Pop'lama zamanı

Tolga Sezgin ve Can Soylu'nun yarattığı Pop adlı mekan, başlarda Nupera'nın arkasında yer alan küçük bir odadan ibaretti. 'Yahu buradan ne olur?' dememe fırsat vermeden, kapılara kadar taşan kalabalığı ile hacimli kulüplere taş çıkartacak, çatır çatır çatlatacak bir performans sergiledi. Kışın kabına sığamayan muzır çocuk Pop; adı gibi yaşadığı patlamanın hemen ardından Türkbükü sahiline pimi çekilmiş bir bomba gibi bırakıldı. Sezon başından beri bir Pop doluyor, bir de Sess. Tatilci bavulunu odasına bırakır bırakmaz soluğu burada alıyor. Pop bugünlerde Bodrum'daki son günlerini yaşıyor. Ancak kışa özel sürprizler için kollar sıvanmış durumda. Bakalım bildiğimiz adresinde mi karşımıza çıkacak, yoksa hoplayıp başka bir adrese mi konacak... Tolga Sezgin'in 'Hobimi işe çevirdim sadece' dediği mekanın başarısı, hobisi olan birçok insana ilham kaynağı olsun. Sezgin; Beymen'deki Clark Kent yaşantısını, geceleri nasıl Supermen'e çevirip mekan işletiyor görün! Şimdi düşünelim bakalım, biz hobimizi nasıl işe çevirebiliriz?

Konsept kahve mekanlarını keşfedin


Özellikle Nişantaşı, Karaköy, Şişhane'de açılan ufak çaplı, çağımızın 'modern kahvehane'leri; ellerinde bilgisayarı ile dışarıda çalışmayı sevenlerin tercih ettiği mekanlar haline gelmeye başladı. 'İyi kahve benim için önemlidir ve dünyanın dört bir yanından gelen kahveleri yudumlaya bayılırım' diyorsanız, bu trend tam sizlik. Son günlerde en popüler konsept kahveciler arasında; Nişantaşı MOC, Petra Roasting Co., Karaköy Alles, Kronotrop, Cihangir Manuel ve Cup of Joy var. Bunlara şimdi Teşvikiye'de evimin tam köşesinde açılan Sunday de eklendi. Açıldığı günden bugüne geçerken uğrayıp kahvemi aldığım mekanın işletme politikası da enteresan; self servis olan mekanda kahve dışında başka bir şey yok! Her seferinde "Ne kadar ödeyeceğim?" diye sorduğumda "Ne kadar isterseniz" diyorlar. Evet mekanın bir fiyatlandırma politikası yok. Kahvenizin siparişini verin ve istediğiniz ücreti bırakın. Sunday tam bir parizyen; kendinizi Paris'te sakin, huzurlu bir mekanda hissettirirken, bir o kadar da bizden... Şehrin yükselen trendi olan kahve barlarında, baristaların elinden çıkma kahveleri yudumlamak harika. Özellikle 'Kahve benim için bir zevktir' diyorsanız; sırası ile keşfedin.

Geleneksel lezzetlerimizin peşine düşelim!


Benim gibi tatlı krizine girenlerden misiniz? O zaman burası tam sizlik. Karaköy'ün yenisi kendisi; en sahi lezzetler burada... Mekanda Gaziantep'te üretilen Antep baklavasından Diyarbakır'da üretilen enfes burma kadayıfına kadar birçok geleneksel lezzet var. Nerede mi? Tabii ki 'Sahi'de. Sahi Karaköy'de sadece pastane lezzetleri yok, alışveriş imkanı da var; Türk el sanatlarının en modern yorumlarını burada bulabilirsiniz. Online olarak web sitesi üzerinden de satış yapan mağazada, giyimden ev dekorasyonuna kadar birçok hediyelik eşya var. Hem alışveriş yapın, hem de demli çayınızın yanında tadabileceğiniz tatlılar ile tatlı krizinizi dindirin. Unutmadan; Sahi'nin terasından İstanbul'a kuş bakışı bakmak da oldukça keyifli. 'İçinden İstanbul geçen her hikaye, her tat, her renk ilgi alanımıza girer. Her şeyin gerçeğinin, sahicisinin peşine düşeriz' diyen Sahi'nin manifestosu da iç gıdıklayıcı; gidip hemen göresi geliyor insanın...

Amerikan rüyası


Wolf Junior; waffle'ını ve mac&cheese'ini es geçememeniz gereken bir yer... Mekandaki lezzetler; bildiğiniz, duyduğunuz türden değil... Buranın waffle'ı, o Bebek'te yediğiniz tatlılardan değil; ters köşe tuzlu olarak servis ediliyor. Yani ana yemek niyetine didiklenmiş tavuklu, salsa ve avokado yoğurt soslu waffle, sizi zevkten dört köşe yapacak. Bir de dana kıymalı hardal soslu mac&cheese'i var ki; Amerikan diner'larından çıkmış gibi... Hemen gidin ve Amerikan rüyasını tam yerinde yaşayın. 'Comfort food' olarak adlandırılan mutfağı ve modern Amerikan lezzetleri ile Wolf Junior sayesinde New York'a uçmanıza artık gerek yok. Unutmadan; Şişhane'de ki mekanın temelleri 2011 de New York Brooklyn'de atılmış. Oradakinin adı Waffle&Wolf; bu adresi de ajandanıza not edin. Yolunuz Brooklyn'e düşerse oraya da uğrarsınız. Waffle konseptini daha ileri boyutlara taşıdıkları Şişhane'deki Wolf Juniour ise 1 yaşında... Yediklerinizi eritmek için de Meşrutiyet Caddesi'nde yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin.

Bunları biliyor musunuz ?


Slovenya asıllı prodüktör Gramatik'in, 29 Ağustos'ta Türkiye'deki ilk canlı performansını, İstiklal Caddesi'nin en havadar, en büyük terası olan Topless'da sergileyeceğini biliyor musunuz? Gidin ve dans edin!
Nispetiye caddesi üzerindeki yeni Meksika lezzetleri tadabileceğiniz TacoFit'te, huysuz Meksika mutfağından çıkma tacoları mideye indirebileceğinizi biliyor musunuz? Gidin ve hemen çıtır mısır kabuğu içerisinde özel cheddar peyniri ve ekşi krema ile servis edilen, marine edilmiş bonfile etini mideye indirin.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Dört dörtlük mekanlar burada
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN