Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kutsal Savunma Hakkı'nı gerçekleştiren Avukatlar, Adliye girişlerinde aranma şekilleri konusundaki itiraz ve isteklerini, yasal kurumları Barolar vasıtası ile dile getirdiler.. "Çantalarımız x-ray'den, bizler de güvenlik kapılarından geçelim.
Kontrol edilelim, ama elle arama yapılmasın" dediler.
İstekleri de şuydu..
"Yargıç, Savcı ve Avukat, Yargı Gücü'nün saç ayaklarıdır.
Bunlardan biri, ötekilerden ayrı muamele göremez, görmemeli.."
Her ikisi de tartışılır. Dünyada "Tartışılmaz" fikir mi var?.
Yargıçların Derneği Yarsav ve Yargıçlar Sendikası da devreye girdi.
Onlar da kendi görüşlerini açıkladılar.
Baştan sona okudum. O da tartışılır.
Ama bir bitiş cümlesi var ki..
Önce okuyun.. "Ayrıca, bir meslek örgütü olan İstanbul Barosu'nun, ya da Türkiye Barolar Birliği'nin, kendi meslek mensuplarının yasal hak ve özgürlüklerini koşulsuz savunmak yerine, yargıç ve savcılarla sefalette eşitlik üzerinden savunuyor olmasının, varlık nedenlerini sorgulatacak biçimde, popülist bir tutum ve yaklaşım olduğunu da not ediyoruz."
Yani, bu ülkede, her hangi kritik bir yere girerken arananlar, yani bu ülkenin 76 milyon insanından 75 milyon 900 bin bilmem kaçı, avukatlar dahil, sefil. Bir tek yargıçlar ve savcılar, asil.. Yani ayrıcalıklı.. Pes!.
Biri açıklasın n'olur?. Bu metni kimin kaleme alıp, kimin onayladığını ve kamuya açıklanmasına izin verdiğini biri açıklasın..
Her güvenlik kapısına koşarak giden bana kim "Sefil" diyor, bilmek hakkımdır..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER