Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) yapılan yazılı açıklamaya göre kurum, konferans alanında kullanılacak jeneratörlerde tüketilmek üzere azami 3 milyon litre B100 biyodizelin lisanslı üreticilerden doğrudan temin edilmesine izin verdi.
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, COP31'in Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek organizasyon kapsamında yerli biyodizel kullanımının enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayacağını belirtti.
COP31'in yalnızca ülkelerin iklim politikalarını ve hedeflerini değerlendireceği bir diplomasi platformu olmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için somut adımların ve uygulamaların sergileneceği önemli bir organizasyon olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
"İklim değişikliği, sınırları aşan etkileri nedeniyle bütün dünyanın ortak hareket etmesini gerektiren en önemli meselelerden biri. COP31'in Türkiye'de gerçekleştirilecek olması, ülkemizin küresel iklim mücadelesindeki sorumluluğunu ve katkısını ortaya koyması bakımından son derece kıymetli. Antalya'da dünyanın dört bir yanından gelecek temsilcileri ağırlarken sürdürülebilirlik alanındaki hedeflerimizi yalnızca sözlerle değil, somut uygulamalarla da ortaya koymalıyız. Bu anlayışla, konferans kapsamında elektrik üretiminde yerli biyodizel kullanılmasını önemsiyoruz."
Yılmaz, COP31 kapsamında kurulacak jeneratörlerde kullanılmak üzere azami 3 milyon litre B100 biyodizelin yurt içindeki lisanslı üreticilerden doğrudan temin edilmesine izin verildiğini belirterek "Biyodizel, özellikle atık bitkisel yağların değerlendirilmesi yoluyla hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli kazanımlar sağlayan yenilenebilir yakıt seçeneklerinden biri. Kullanılmış bitkisel yağların çevreye ve su kaynaklarına zarar vermek yerine enerji üretiminde değerlendirilebilmesi, döngüsel ekonomi anlayışının da önemli bir örneğini oluşturuyor. Bu sayede atık olarak görülen bir kaynak ekonomiye kazandırılırken yerli üretim ve tedarik imkanları da destekleniyor." ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilir ham maddelerden uygun üretim süreçleriyle elde edilen biyodizelin yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirten Yılmaz, "Yerli biyodizel kullanımının böylesine önemli bir uluslararası organizasyonda hayata geçirilecek olması, ülkemizin yenilenebilir yakıt alanındaki üretim ve uygulama kapasitesinin tanıtılması açısından da değer taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
EPDK tarafından verilen özel iznin yalnızca COP31'de elektrik üretimi amacıyla kullanılacak jeneratörleri kapsadığını kaydeden Yılmaz, uygulamanın belirli şartlara tabi olduğunu ifade etti. Buna göre temin edilecek biyodizel başka yakıtlarla karıştırılamayacak, üçüncü kişilere satılamayacak veya devredilemeyecek. Tedarik, kullanım ve iade süreçleri kayıt altına alınarak izlenebilirlik sağlanacak.
Yılmaz, COP31 kapsamında hayata geçirilecek uygulamanın sürdürülebilir enerji çözümlerinin yaygınlaştırılması ve yerli yenilenebilir yakıt üretiminin desteklenmesi bakımından önemli bir örnek oluşturacağını belirterek, Türkiye'nin enerji dönüşümüne yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.