Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda kadınların üretimde ve girişimcilik ekosistemindeki yeri her geçen gün güçleniyor. Bu dönüşümün en nitelikli örneklerinden biri de akademinin derinliklerinden çıkıp tarlada somut karşılık bulan teknoloji projelerinde karşımıza çıkıyor. Ege Üniversitesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenay Şanlıer, tam da bu akademisyen-girişimci profiline ilham veren bir isim. Uzun yıllardır yürüttüğü nanoteknoloji çalışmalarını laboratuvar duvarları arasına hapsetmek yerine, tarım sektörünün sürdürülebilirlik ihtiyacına yanıt vermek üzere NKAP girişimini kurdu. Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması'nda "Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci" kategorisinde birincilik ödülüne layık görülen Prof. Dr. Şanlıer, nanoteknoloji tabanlı sürdürülebilir tohum kaplama teknolojileriyle hem gıda güvenliğine hem de çevre dostu üretime katkı sunuyor. Biyokimya birikimini sürdürülebilir tarım teknolojilerine aktaran Şanlıer ile girişimcilik serüvenini, ticarileşme sürecini ve gelecek hedeflerini konuştuk.
Girişimcilik yolculuğunuz bir akademisyen olarak nasıl başladı? NKAP hangi ihtiyaçtan doğdu?
Benim yolculuğum bilimsel bir merakla başladı. Akademide uzun yıllar nanoteknoloji ve biyokimya alanında çalışırken, ürettiğimiz bilginin yalnızca makalelerde kalmaması, topluma ve sektöre dokunması gerektiğine inandım. NKAP da bu düşüncenin somut bir sonucu. Tarım bugün verimlilik ve çevre bilinci açısından büyük bir dönüşüm yaşıyor. Biz nanoteknoloji temelli sürdürülebilir tohum kaplama teknolojileri geliştiriyoruz. Tohumun çimlenme ve fide gelişimini güçlendirirken toprakta kalıntı bırakmayan formülasyonlarla sıfır atık yaklaşımını destekliyoruz. Benim için girişimcilik, bilimden kopmak değil; bilimin etki alanını katlayarak büyütmektir.
Bilimsel bir araştırmayı pazarda satılabilir bir ürüne dönüştürmenin en zor tarafı neydi?
Akademide odağınız tamamen "bilimsel doğruluk" iken, girişimcilik dünyasında buna ölçeklenebilirlik, maliyet, pazar ihtiyacı ve kullanıcı beklentisi gibi başlıklar ekleniyor. Laboratuvarda mükemmel çalışan bir çözümün sahada da aynı başarıyı göstermesi geniş bir süreç. Bir bilim insanı "Bu teknoloji çalışıyor mu?" derken; girişimci olarak "Üretilebilir mi, erişilebilir mi ve ekonomik mi?" sorularına cevap vermelisiniz. Bu iki dünyayı aynı potada eritmek zordu ama geliştirdiğiniz teknolojinin tarlada karşılık bulduğunu görmek tüm zahmete değiyor.
Bir bilim insanı olarak ne zaman "Artık bu çalışma laboratuvardan çıkmalı" dediniz?
Bir teknoloji geliştirdiğinizde laboratuvarda başarılı olduğunu görmek çok kıymetli. Ancak bir noktada kendinize "Bu bilgi insanların günlük hayatına nasıl dokunacak?" sorusunu soruyorsunuz. Bizim dönüm noktamız da bu oldu. Teknolojimizin tarımsal üretimde somut bir ihtiyacı karşılayacağını gördüğümüzde bunu sahaya taşımaya karar verdik. Bilim ancak paylaşıldığında ve uygulamaya dönüştüğünde etkisini büyütebilir.
Bilim insanı ile girişimci kimliğini nasıl dengeliyorsunuz?
Bilim sabır, derinlik ve kanıt ister. Girişimcilik ise bunlara ek olarak hız, risk yönetimi ve pazar vizyonu gerektirir. İki alanın da ortak noktası sorun çözmek. Bilimsel yaklaşımım girişimcilikte sağlam adımlar atmamı sağlıyor; girişimcilik ise araştırmalarımın gerçek dünya ihtiyaçlarıyla bağ kurmasına imkân veriyor. Bu iki kimliği birbirini besleyen unsurlar olarak görüyorum.
HALKBANK'IN DESTEĞİYLE HEDEF BÜYÜTTÜ
Akademik bir çalışmayı ticari başarıya dönüştürmek, doğru insanlarla buluşturmak ve daha geniş kitlelere tanıtmak Şanlıer için büyük önem taşıyor. Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması'nda kazandığı Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci ödülü de NKAP'ın büyüme ve uluslararası pazarlara açılma hedeflerine güç kattı. Ödülün kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Şanlıer, "Bilimsel yaklaşımımızın ve ticarileşme vizyonumuzun takdir görmesi son derece kıymetli" diyor.
İLK ADIMI ATMAKTAN KORKMAYIN
Bir fikri hayata geçirmek için bütün koşulların hazır olmasını beklemeyen Şanlıer, bilim ve teknoloji alanında girişimciliğin belirsizliklerle başa çıkmayı ve zaman zaman risk almayı gerektirdiğini söylüyor. Nanoteknoloji alanındaki birikimini tarım sektörüne taşıyan ve NKAP'ı uluslararası pazarlara açmayı hedefleyen Şanlıer, kadın girişimcilere şu mesajı veriyor:"Cesaret hiç korkmamak değil, tüm yanıtları bilmeden de ilk adımı atabilmektir. Bir bilim insanı olarak şunu çok iyi biliyorum: Her sonuç ilk denemede ortaya çıkmıyor. Deniyorsunuz, öğreniyorsunuz, yeniden değerlendiriyor ve devam ediyorsunuz. Girişimcilik de bundan çok farklı değil. Mükemmel zamanı beklemek yerine, doğru olduğuna inandığınız bir fikir için ilk adımı atmak gerekiyor."