Son dönemde KOBİ'lerin finansmana erişimi en çok konuşulan başlıklardan biri. Akbank olarak KOBİ'lerin bu alandaki ihtiyaçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de bugün 3,9 milyon KOBİ bulunuyor. Toplam istihdamın %68,5'ini, cironun %44,1'ini, ihracatın %29,6'sını ve ithalatın %15,9'unu KOBİ'ler gerçekleştiriyor. Dolayısıyla KOBİ'lerin finansmana erişimi yalnızca işletmelerin büyümesi açısından değil, Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesinin güçlenmesi açısından da kritik önem taşıyor.
İşletmelerin finansman ihtiyacı artarken bankacılık sistemi de reel sektörü desteklemeyi sürdürüyor. Mayıs 2025-Mayıs 2026 döneminde toplam TL krediler %38 artarken, TL KOBİ kredilerindeki artış % 49'a ulaştı. Bu tablo, KOBİ'lerin finansman talebinin güçlü seyrini ortaya koyuyor ve önümüzdeki dönemde de bu ihtiyacın devam edeceğine işaret ediyor.
Ancak burada asıl mesele yalnızca kredi hacmini büyütmek değil. KOBİ'lerin ihtiyaç duydukları kaynağa doğru zamanda, uygun vadeyle ve sürdürülebilir koşullarla ulaşabilmesini sağlamak gerekiyor. Çünkü her işletmenin ölçeği, faaliyet alanı, nakit döngüsü ve büyüme yolculuğu birbirinden farklı.
Akbank olarak bu nedenle KOBİ finansmanına sadece kredi yaklaşımıyla bakmıyoruz. İşletmelerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun finansman çözümleri geliştirirken; danışmanlık, teknoloji, eğitim ve iş ağlarına erişim gibi alanları da KOBİ'lere sunduğumuz değer önerisinin bir parçası olarak görüyoruz. Amacımız yalnızca bugünkü finansman ihtiyacını karşılamak değil, işletmelerimizin rekabet güçlerini ve geleceğe hazırlanma kapasitelerini de desteklemek.
Dijital dönüşüm KOBİ Bankacılığını nasıl değiştiriyor? Akbank bu dönüşümün neresinde duruyor?
Dijital dönüşüm, KOBİ bankacılığının tanımını değiştiriyor. Bankacılık artık yalnızca ihtiyaç olduğunda başvurulan bir finansal hizmet sağlayıcısı olmaktan çıkıyor; işletmenin günlük faaliyetlerinin içine yerleşen, hız kazandıran, operasyon yükünü azaltan ve daha sağlıklı karar almasını destekleyen bir iş ortağına dönüşüyor. KOBİ'ler de finansal hizmetlere hızlı, kolay ve bulundukları yerden erişebilmeyi artık temel bir beklenti olarak görüyor.
Akbank'taki kullanım oranları da bu değişimi açık biçimde gösteriyor. Bugün her 10 KOBİ müşterimizin 9'u dijital kanallarımızı aktif olarak kullanıyor. Kredi kullanan müşterilerimizin de büyük bölümü işlemlerini dijital kanallar üzerinden tamamlıyor.
Biz ise dijitalleşmeyi mevcut bankacılık işlemlerini yalnızca mobil ekrana taşımaktan çok daha geniş bir dönüşüm olarak ele alıyoruz. Hedefimiz, bankacılığı işletmelerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirmek; KOBİ'lerimizin ihtiyaç duydukları finansal çözümlere mümkün olduğunca hızlı, kolay ve kesintisiz ulaşmalarını sağlamak.
Akbank ve Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle hayata geçirilen Dijital KGF Kredisi neden önemli bir adım? Bu uygulama sektörde nasıl bir fark yaratıyor?
Bugüne kadar Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletli krediden yararlanmak için KOBİ'lerin şubeye giderek başvuru ve fiziki imza süreçlerini tamamlaması gerekiyordu.
KGF ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde bu süreci tamamen değiştirdik. Türkiye'de ilk kez KGF kefaletli kredi başvuru ve kullanım sürecini uçtan uca dijital ortama taşıdık. Artık müşterilerimiz Akbank Mobil üzerinden başvurularını yapabiliyor, süreci anlık takip edebiliyor ve kredilerini sadece dakikalar içinde kullanabiliyor. Bu yalnızca yeni bir dijital hizmet sunmak anlamına gelmiyor; KOBİ'lerin finansmana erişim deneyimini de önemli ölçüde değiştiriyor. İşletmelere zaman kazandırırken operasyonel süreçleri sadeleştiriyor ve finansmana erişimi daha pratik hale getiriyor.
Dijital KGF Kredisinden hangi işletmeler, hangi koşullarla yararlanabilecek?
Yeni uygulamamız, özellikle finansmana erişimde teminat desteğine ihtiyaç duyan işletmeler için önemli bir kolaylık sağlıyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon TL'ye, tüzel firmalar ise 5 milyon TL'ye kadar KGF kefaletli krediden 36 aya varan vadelerle yararlanabiliyor.
Başvurudan kredi kullanımına kadar tüm süreç Akbank Mobil üzerinden tamamlanabiliyor.
Dijital KGF Kredisi'nin sektör açısından nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz?
KGF ile hayata geçirdiğimiz bu model, kamu ve özel sektör iş birliğinin teknolojiyle buluşmasıyla ortaya çıkabilecek güçlü sonuçlara iyi bir örnek oluşturuyor. KGF kefaletli kredi sürecinin ilk kez uçtan uca dijital hale gelmesi, sektör açısından da önemli bir eşik. Dijital KGF ile daha fazla KOBİ'nin mobil üzerinden finansmana erişimini sağlamayı amaçlıyoruz.
Bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde farklı finansman modellerine de ilham vereceğine inanıyoruz. Çünkü müşterilerin beklentisi artık daha az işlem, daha fazla hız ve daha iyi deneyim.
Akbank'ın Değer Zinciri Yönetimi yaklaşımıyla geliştirdiği DijiOrtak şirketlere nasıl bir fayda sağlıyor?
Bugün şirketlerin başarısı yalnızca kendi performanslarına değil; birlikte çalıştıkları bayi, tedarikçi ve iş ortaklarıyla kurdukları ticari yapının gücüne de bağlı.
DijiOrtak'ı da bu bakış açısıyla geliştirdik. Platform sayesinde şirketler, ticari ilişkilerini tek bir dijital yapı üzerinden daha kolay yönetebiliyor; ödeme ve tahsilat süreçlerini takip edebiliyor, finansmana erişimlerini kolaylaştırabiliyor ve iş ortaklarıyla daha verimli bir çalışma modeli oluşturabiliyor.
Platformun kısa sürede gördüğü ilgi de şirketlerin entegre ve pratik dijital çözümlere duyduğu ihtiyacı ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin ödeme ve tahsilat alışkanlıklarını daha iyi analiz ederek ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmeyi, ticari süreçlerde verimliliği artırmayı ve değer zincirlerinin finansal dayanıklılığını güçlendirmeyi hedefliyoruz.
DijiOrtak'ın merkezinde yer alan Ödemen Güvende çözümü, ödeme ve tahsilat süreçlerini nasıl değiştiriyor?
Ticarette güven, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri. Şirketlerin ticarette ödeme ve tahsilat süreçlerini güvenli ve öngörülebilir şekilde yönetme ihtiyacı hızla artıyor.
Ödemen Güvende çözümü tam da bu ihtiyaca cevap veriyor. Ödeme yapacak müşteriler kendilerine tanımlanan limit üzerinden finansman sağlayabilirken, tahsilat yapacak müşteriler de alacaklarını Akbank güvencesiyle yönetebiliyor.
Bunun yanında alacakların vadesi gelmeden iskonto edilmesi ya da üçüncü kişilere devredilebilmesi, şirketlere nakit akışlarını daha esnek yönetme imkânı sunuyor.
Tüm işlemlerin Akbank Mobil ve Kurumsal İnternet üzerinden dijital olarak gerçekleştirilebilmesi de operasyonel yükü azaltıyor; ödeme ve tahsilat süreçlerine hız, şeffaflık ve verimlilik kazandırıyor.

Ekosistemde kapsayıcılığı artırmaya yönelik adımlarınızdan biri de Akbank Genç KOBİ Paketi. Bu paketi tasarlarken hangi ihtiyaçlardan yola çıktınız?
Türkiye'nin girişimcilik potansiyelini en çok besleyen unsurlardan biri gençlerin yenilikçi bakış açısı ve iş kurma motivasyonu. Ancak güçlü fikirlerin hayata geçebilmesi için yalnızca cesaret yetmiyor; finansmana erişim, teminat, doğru bilgi ve güçlü iş bağlantıları da büyük önem taşıyor.
Akbank Genç KOBİ Paketi'ni tam da bu ihtiyaçlardan hareketle geliştirdik. Amacımız yalnızca uygun koşullu finansman sunmak değil, genç girişimcilerin ve genç işletme sahiplerinin büyüme yolculuğunda ihtiyaç duyabilecekleri farklı destekleri tek çatı altında buluşturmak.
18-34 yaş arasındaki girişimci, işletme sahibi ve yöneticilere yönelik hazırladığımız paket kapsamında, uygun finansman çözümlerinin yanı sıra KOBİ'lerin desteğe ihtiyaç duyduğu alanlara yönelik iş birliklerimiz ile bankacılık dışı destekler de sunuyoruz.
Finansman tarafında ise Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle, Avrupa Birliği ve Türkiye destekli Türkiye Youth in Business Programı kapsamında sağlanan 50 milyon ABD doları tutarındaki kaynağı işletmelerimizin kullanımına sunuyoruz. KGF kefaletli çözümlerimizle de teminat desteği sağlayarak krediye erişimi kolaylaştırıyoruz.
Genç işletmelerin sadece bugünkü ihtiyaçlarına değil, uzun vadeli büyüme hedeflerine de katkı sunmayı amaçlıyoruz.
Girişim Bankacılığı, geleneksel KOBİ bankacılığından farklı bir uzmanlık gerektiriyor. Akbank bu alanda nasıl bir yaklaşım benimsiyor?
Girişimlerin ihtiyaçları, geleneksel işletmelerden farklılaşıyor. Bu nedenle onlara standart bankacılık ürünleri sunmanın ötesinde, iş modellerini anlayan ve büyüme yolculuklarına eşlik eden özel bir yaklaşım gerekiyor.
Biz de girişimlerin kuruluş aşamasından yatırım almalarına, yurt dışına açılmalarından ölçeklenmelerine kadar farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz.
Teknogirişim Paketimiz kapsamında bankacılık ürünlerinin yanı sıra büyümeyi destekleyen avantajlar sunuyor; girişimlere özel müşteri temsilcileriyle hizmet veriyoruz. Kredi değerlendirme süreçlerimizi de girişimlerin dinamiklerine uygun şekilde, iş modeli potansiyeline göre esnek seçenekler ile yeniden tasarlıyoruz.
Bunun yanında girişimlerin yalnızca finansmana değil, güçlü bir iş ağına da ihtiyaç duyduğunu biliyoruz. Bu nedenle Ak Portföy ve Arya Yatırım Platformu ile gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde girişimcileri yatırımcılar, mentorlar ve yeni iş fırsatlarıyla buluşturuyoruz.
Bizim için girişim bankacılığı yalnızca finansman sağlamak değil; girişimlerin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak bir ekosistem oluşturmak anlamına geliyor.
Önümüzdeki dönemde KOBİ bankacılığında hangi başlıklar öne çıkacak? Akbank'ın öncelikleri neler olacak?
Ticaret bugün çok hızlı değişiyor. Dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve değişen rekabet koşulları, işletmelerin beklentilerini de yeniden şekillendiriyor.
Önümüzdeki dönemde KOBİ'lerin yalnızca finansmana değil; doğru veriye, güvenli ödeme sistemlerine, dijital çözümlere, dış ticaret desteklerine ve işlerini büyütecek bütünleşik hizmetlere daha fazla ihtiyaç duyacağını düşünüyoruz.
Biz de KOBİ bankacılığını klasik ürün sunumunun ötesinde bir çözüm ortaklığı modeliyle geliştirmeye devam edeceğiz. Müşterilerimizin nakit akışını, ticari ilişkilerini, dijitalleşme süreçlerini ve büyüme hedeflerini birlikte ele alan bir anlayışla hareket ediyoruz.
Önceliğimiz, KOBİ'lerin bugünkü ihtiyaçlarına hızlı çözümler sunarken onları geleceğin rekabet koşullarına da hazırlamak. Teknolojiyi, veriyi ve bankacılık deneyimimizi bu hedef doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz.