Türkiye-İsrail hattında adım adım normalleşme
Türkiye ile İsrail arasında 2008'deki Gazze saldırıları ve sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2009'da 'One Minute' diyerek Davos'u terk etmesi, son olarak da ABD Başkanı Trump'un Kudüs'ü İsrail'in başkenti tanımasıyla büyükelçilerin karşılıklı çekilmesiyle bozulan ikili ilişkiler, yeniden düzelmeye başladı. İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'un 9-10 Mart'ta Ankara'ya yaptığı ziyaret, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun 24-25 Mayıs'taki temasları iki ülke arasındaki yeni normalleşme sürecini hızlandırdı.
Türkiye-İsrail ilişkileri, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002'den 2008'deki Gazze'ye yönelik saldırılara kadar olumlu ilerledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan olduğu 2005'te İsrail'i ziyaret etti ve Holokost anıtına çelenk bıraktıktan sonra anti-semitizmi 'insanlığa karşı işlenen suç' olarak tanımladı. 2008'de saldırıların ardından Erdoğan, Ocak 2009'da Davos Ekonomi Forumu'nu 'One Minute' çıkışıyla terk etti. Sonrasında ise birtakım konular nedeniyle gerilen ipler, 2010'daki Mavi Marmara baskınıyla tamamen koptu. Sancılı geçen yılların ardından Mayıs 2018'de ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasıyla yapılan protestolarda çok sayıda Filistinli hayatını kaybetti. İlişkiler yine gerildi. İsrail büyükelçisi bir kez daha sınır dışı edildi ve Türk büyükelçisi de geri çekildi. Sonraki yıllarda karşılıklı sert açıklamalar ve kararlar da birbirini izledi. O tarihten bu yana, iki ülke arasında diplomatik ilişkiler maslahatgüzar seviyesinde sürdürülüyor.
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'un mart ayında Ankara'ya ziyareti sadece Ortadoğu'da değil tüm dünyada sürpriz oldu. Geçen ay ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail ve Filistin'i kapsayan iki günlük temaslarda bulundu.
Türk gazeteciler de geçen hafta bu ülkede yoğun bir programa katılarak iki ülkenin yakınlaşmasına yerinde tanıklık etti. Aralarında SABAH'ın da bulunduğu medya temsilcilerinin İsrail'deki ilk durağı Dışişleri Bakanlığı oldu. İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lior Hayat, iki ülke arasındaki normalleşme sürecini yeni bir aşamaya taşıyacak büyükelçilerin karşılıklı olarak atanması konusunda "Şartların olgunlaşmasını" beklediklerini söyledi. Hayat, "Güvenli bir şekilde ve adım adım ilerlemekte fayda var. İsrail, öncelikli olarak ilişkilerde istikrarın sağlanmasından yana. Türkiye'nin de aynı görüşte olduğunu düşünüyoruz" dedi. Lior Hayat, "Biz, Türkiye'yi Ortadoğu'nun istikrarı için önemli bir ülke olarak görüyoruz. İsrail, Türkiye'yle ilişkilere büyük önem atfediyor. Türkiye'yle konuştuğumuz konular arasında Hamas konusundaki genel endişemiz ile İsrailli sivillere karşı Türkiye'de vuku bulabilecek Hamas etkinlikleri de bulunuyor" diye konuştu.
"YUNANİSTAN VE GKRY İLE ENERJİ İŞBİRLİĞİ SÜRECEK"
Hayat, İsrail'le normalleşme sürecinde Türkiye'nin büyük önem verdiği enerji işbirliğine ilişkin de değerlendirmede bulundu. Halihazırda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) mevcut olan enerji konusundaki yakın işbirliğinin, İsrail ile Türkiye arasındaki olası enerji işbirliğini nasıl etkileyeceği sorusu üzerine Hayat, "Türkiye'yle ilişkilerimizin gelişmesi, Yunanistan ve Kıbrıs (Rum Kesimi) ile var olan iyi ilişkilerimiz pahasına olmayacaktır. Enerji konusunda işbirliğimizin geliştirilmesi, uzun vadeli hedefleri olan yüksek bütçeli projelere dayanıyor. Daha önce de söylediğim gibi belli konularda daha yakın ve daha uzun vadeli işbirliği yapabilmemiz için ilişkilerde belli bir istikrarı sağlamamız gerekiyor. Tekrar vurgulamak gerekirse Türkiye'yle ilişkilerimizin yakınlaşması, Yunanistan ve Kıbrıs'la (Rum Kesimi) olan iyi ilişkilerimiz pahasına olmayacak" ifadelerini kullandı.