Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Rijkaard'ı ipten aldı!

Giriş Tarihi: 22.9.2009 09:06 Güncelleme Tarihi: 22.9.2009 09:48
Turkcell Süper Lig'in 6. hafta kapanış karşılaşmasında Galatasaray, deplasmanda 1-0 yenik duruma düştüğü Kasımpaşa'yı 3-1 yendi.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...

ÖMER ÜRÜNDÜL: Rijkaard'ın doğruları (SABAH)

Çok kötü bir ilk yarı oynayan Galatasaray, ikinci yarıda Frank Rijkaard'ın doğru oyuncu değişiklikleri ve işin ciddiyetine varıp hırslanmaları sonucu zor da olsa 3 puanı aldı.

Galatasaraylı futbolcuların maç başladıktan hemen sonraki saha içi görüntüleri, rakibi küçümsedikleri yönündeydi.

Kasımpaşa hırslı ve atak bir futbol sergilerken, ileride kaybettiği toplardan sonra geniş alanda az adamla yakalanıyordu. Motivasyonsuz Galatasaray hem bu avantajlı ofansif ortamı değerlendiremedi, hem de takım savunmasında ciddi arızalar gösterdi.

Bu sezonun alışılmış görüntüsüyle 6 kişiyle savunma yapılıyor, ilerideki 4 oyuncu katkı vermiyordu. Sabri ve Caner'e hiç yardım gelmiyordu. Caner'in defansif yönü Hakan Balta gibi iyi olmadığından tehlike çanları çalıyordu. Ve skor dezavantajına düşüldü.

Bundan sonra Galatasaray toparlandı, hareketlendi. Ancak Kasımpaşa golü attıktan sonra riski bırakıp geride kalabalıklaşınca Galatasaray'ın hücum girişimlerinde alan daraldı.

İkinci devre Rijkaard çok doğru iki hamle yaptı. Hem Keita ve Nonda oyuna iyi başladılar, hem de takım olarak hırs ve tempo üst düzeye çıktı. Pozisyon zenginliği yaşanan bir ikinci yarı geçti. Ama son dakikalarda da olsa galibiyet geldi Nonda da hattrick yaparak maça damgasını vurdu. Bu maç bir kere daha gösterdi ki futbolda rakip küçümsemek her zaman başa dert açabilir.

EBRU KILIÇOĞLU: Kulübeden gelen kara büyü (SABAH)

Kasımpaşa önünde ilk yarıyı geride kapatan G.Saray, Keita ve Nonda'nın oyuna girmesiyle coştu. Nonda 3 golle Paşa'yı bitirirken, Aslan ligde 6'da 6 yaptı; liderliğini sürdürdü.

Galatasaray tarifeyi hep 3'ten açtığı için, Kasımpaşa'nın hocasının "Galatasaray'ı yeneceğiz" beyanatını kimse ciddiye almıyor önce. Ama ilk düdük çalıp takımlar koşturmaya başlayınca pek de boş olmadığı anlaşılıyor bu iddianın. Nitekim bir kere Kasımpaşa Judo Takımı var Galatasaray'ın karşısında. Üstüne yorgun bir Galatasaray ekleniyor: Arda durgun, Sabri bitkin, Hakan Balta'nın yerine oynayan Caner'se bu maçta 'hiç ama hiç olmamış'lar hanesine yazılıyor. Yük göbeğe binince anlıyoruz ki ne Topal ne de Sarp'ın öyle bir yük kaldırma kabiliyeti yok. Buna rağmen çok mu uzak Galatasaray golden? Değil. Hatta 8'de Baros'un asistini Elano bomboş kalan kaleye yollarken Ali Güneş'in eli sahne almasa golü bulacak. Hakem hatta yan hakem Altı Nokta Körler Derneği'ne değil de 'iyi hakemler cemiyeti'ne üye olsa kırmızı kart üstü penaltıyla farka erken koşacak. Ama öyle olmuyor. Devamında bir de Kewell'ın yakaladığı nete Koray elle müdahale edip hakem yine 'yürüyelim arkadaşlar!' kararında bulununca gazı kaçık Galatasaray'ın cevabı 26'da Moritz'in attığı golü yemek oluyor. Galatasaray'ın bundan sonraki her zorlaması Kasımpaşa'nın sert oyununa takılıyor. Oyunun temposu ikinci yarıda Nonda ve Keita 'taze kan' olarak girince değişiyor. Kapanan Kasımpaşa'nın sahasına yığılan oyunda peş peşe gelen pozisyonlar 62'de Keita'nın asistiyle kaleciyi de çalımlayan Nonda tarafından ağlara yollanıyor. Gittikçe gerilen oyunda Galatasaray atmak, Kasımpaşa kaçmak isterken futbol karateye dönüşüyor. Galatasaray'ın zorlayıp da çözemediği kör düğümü 89'da Arda'nın asistiyle Nonda 'ilmek' haline getiriyor. Gerisi 90'da bu kez Keita'nın yardımıyla yine Nonda'nın ayağından geliyor. Oyun kalitesi olarak pek bir şey söylenemez ama uzun zamandır ilk defa hırsı bu kadar yüksek bir maç izletiyor iki takım da seyirciye. Kasımpaşa'nın 'elini kolunu sallaya sallaya' almaya niyetlendiği 1 puanı Galatasaray yine 3'le çarpıp 'altıda altı için lazım' diyerek evine götürüyor.

LEVENT TÜZEMEN: Rijkaard'ı ipten aldı (SABAH)

Rijkaard'ın "Rotasyon" yapmasına saygı duyuyorum. Rijkaard, rotasyonu yaparken yorgun oyuncularının yıpranmasını engelliyor. Bir oyuncuyu tükeninceye kadar kullanmıyor. Hatta, Panathiakos maçı öncesi Rijkaard şöyle demişti: "Yedek kulübem zengin. Rotasyonu yapabilmemiz için akıllı oyuncularımızın olması lazım."

Hollandalı hoca bugüne kadar rotasyonu uygularken doğru ve oyun aklı zengin oyuncuları seçti. Kasımpaşa maçına çıkan kadronun yapısı Rijkaard'ın söylemleriyle eylemlerinin tutmadığını bize gösterdi. Nasıl mı?

1- Elano-Arda-Kewell üçlüsü birlikte oynadığında Galatasaray kanatlardan hızlı hücum yapamadı. Çünkü Kewell ile Elano patlama sürati yüksek oyuncular değil. Baros yorgundu. Rotasyonu Nonda haketmişti.

2- Elano ile Arda birlikte oynayınca Galatasaray'ın oyun zekası yükseliyor ama oyun temposu düşüyor. Çünkü ikisi de oyun liderliğine soyunuyor ve birbirini bozuyor.

3- Panathinakos maçında kulübede sol ayaklı Caner, Alpaslan otururken, Emre Güngör'ün yerine Hakan Balta geçmiş, solbekte de Uğur görev yapmıştı. Caner tercihi yanlıştı. Caner hücuma çıkamadığı gibi çok pas hatası yaptı. Kademe anlayışı yüksek Hakan Balta, Galatasaray savunmasının olmazsa olmaz oyuncusudur. Kulübede oturmaz. Sadece sakatsa oynamaz.

İSMET TONGO: Kör hakemle: 3-1 (FOTOMAÇ)

MHK şimdi ne diyecek bilmiyorum ama hemen bugün yapacağı tek bir şey var. O da şu: Dünkü maçı yöneten İlker Meral denen hakemin kesinlikle profesörlerden kurulu beş kişilik bir heyete göz muayenesi yaptırmak. Çıkacak rapor inanın bana "İlker Meral kördür" olacaktır. "Hayır, olmaz böyle şey!" derseniz. O zaman da ben sizlere şunu sorarım. Hakem İlker Meral, Ali Güneş'in kale çizgisi üstünde bir kaleci gibi uçarak elle kestiği topa neden penaltı vermedi? Evet, hakem İlker Meral, Galatasaray'ın resmen bir penaltısını vermedi. Sadece o mu? 90 dakika boyunca verdiği ters kararlar ise futbolcuları adeta sinir küpü haline getirdi, Umarım MHK Başkanı Sayın Sarvan bir açıklama yapar. Maçtan iki gün önce bu maçla ilgili güzel bir haber okumuştum. Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu Süha Sidal, "Galatasaray'dan bir eksiğimiz yok. İkimiz de beşte beş yaptık. Galatasaray beş galibiyet, biz ise beş mağlubiyet aldık" demişti.

BÜLENT TULUN: Meral sınıfta kaldı (FOTOMAÇ)

Saat 19.00 civarı Kasımpaşa'ya geldiğimizde Galatasaraylı taraftarların çok haklı isyanları ile karşılaştık. En ucuz yer Galatasaray taraftarları için 120 TL (80 dolar) imiş. Kasımpaşa kulübü sezon başında kombineleri ise numaralıda 100 TL'den satmış. Bunu protesto eden taraftarlar maça girmedi. Adnan Polat ve yönetim kurulu, haklı olarak şeref tribününü terk ederek, maçı az sayıda olan Galatasaray taraftarının yanında izledi. Maça Kasımpaşa beklenmedik şekilde açık oynayarak başladı. Orta sahada öne basan ve usta oyuncuları ile ayağa oynayıp beklentilerin aksine bir oyun ortaya koydu. İlk yarıda Galatasaray'da skora etki edebilecek oyuncular, başta Elano olmak üzere, yürümekle yetindiler. Sol kanatta oynayan Caner Erkin ise Hakan Balta'yı mumla arattı. Yaptığı sayısız pas hatası ile saç baş yoldurttu.

ŞÜKRÜ KANBER: Acı çekmek (FOTOMAÇ)

Yılmaz Vural emir verdi: "Urun uşaklar, koman. Sarı-kırmızılı birilerinin ayağında topu gördünüz mü kol, bacak, dirsek, kafa neyiniz varsa kullanın ve onlara top oynatmayın." Hakkını teslim edelim, bu bir taktik anlayışsa, Kasımpaşa ligin en taktiksel takımı! Onlara hak vermemek de mümkün değil, karşılarında ezeli rakibine bile üç çeken bir takım var. Yapacakları, hakemin sınırlarını zorlayarak fizik mücadele ile karşı koyabilmek. Hatta o kadar abarttılar ki el-kol mevzunu, Ali Güneş kaleciliğe özenip plonjon yaptı ama sanırım hakem de o sıralar tatile çıktığından göremedi. G.Saray, "Misafir, umduğunu değil bulduğunu yer" misali dayak atması karşısında özellikle ilk yarı gereken fiziksel karşılığı vermedi. Sonuç, bu sezonun ilk geriye düşülen maçı.

HAKAN DİLEK: Paşalılar&liseliler (FOTOMAÇ)

Gece yağmur dindi ama önyargı ve husumet dinmemiş halde. Yağmurlarda, çamurlarda ve de bu yollarda beraber yürüyenler yok stadyumda. -Bilet fiyatlarını zıplattırmış Kasımpaşalılar- Neyse mevzuu derin. Rakip beş maçtır gün yüzü görmemiş, teknik direktör değiştirmiş, kadro yenilemiş ve ligin dibinde Galatasaray yürüye duracak belli ki ama daha maçın başında arızalı orta sahanın içinde Sabri ve Caner aksıyor, Elano ve Arda etkisiz, Avustralyalı dökülüyor. Alt mahallenin Kasımpaşalıları yukarı mahallenin liselilerine kafa tutuyor iyiden iyiye. Sahada iki tür gerilim var; Kasımpaşa'nın ligin son yıllarına 'ikinci kötü giren' takımı imajından 'kurtulma isteği-paniği' Galatasaray'ın da bu panikten bir yara almadan çıkmak için sakin kalma isteği... Bu gerilim daha ilk 5 geçilirken Kewell'ın içeri 'dürttüğü' topu Kasımpaşalı savunma oyuncusunun eliyle çelmesinde ve hakemin 'o komik devam' kararında uç verdi.

ZAFER ERTEM: Meral'e gözlük! (FOTOMAÇ)

Rijkaard'ın dün geceki sürprizi Keita ile Hakan Balta'yı kulübeye çekip Caner'le oyuna başlamasıydı. Maç öncesinde G.Saray'ın üzerinde inanılmaz bir baskı vardı. G.Saray düşeş atacak mı? Yani 6'da 6 yapacak mıydı? Önceki 5 maçını da yitiren Kasımpaşa ise yeni hocaları Yılmaz Vural yönetiminde bir mucizeye imza atmak için sahaya çıkmıştı. İlk 45'te G.Saray'ın yıldızlarını tanımak zordu. Kewell, Elano, Arda, Sabri ve ilk 11'de forma şansı yakalayan Caner çok kötüydü. Hele Caner inanılmaz top kayıpları yaşadı, pozisyon alamadı ondaki bu aksaklık defans kurgusunu da bozdu. Sabri'nin gereksiz geri pasında Franco'nun topu elle alması onun tecrübesine yakışmadı. G.Saray'ın bu dağınıklığını fırsat bilen Kasımpaşa ilk yarı boyunca akıllı paslarla yüklendi. Kasımpaşa'yı öne geçiren Moritz'in golü akıllıcaydı. Ama onun öncesinde Elano'nun vuruşunda kaleciyi geçen topa Ali Güneş'in uçarak elle çıkarmasına korner kararı veren İlker Meral'i gönülden kutluyorum. Pozizyona bu kadar yakın olmasına rağmen doğru karar verememesi şaka gibiydi. Ali Güneş'e kırmızı göstermeli, G.Saray da penaltı kullanmalıydı. Meral'e bundan sonra maçlara gözlükle çıkmasını öneriyorum.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Rijkaard'ı ipten aldı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN