La Fontaine’den masallar

SABAH yazarları, Serbest Kürsü’de MHK’nın yaptığı VAR açıklamasına şu yorumu yaptı

Giriş Tarihi: 5.11.2019
La Fontaine’den masallar
LEVENT TÜZEMEN
MHK bize masal anlatıyor. Bildirideki maddelerin birebir aynı hataları sezon başından beri yaşanıyor. Ama hakemler VAR'a gitmeye korkuyor...
GÜRCAN BİLGİÇ
Komplo teorilerine inanan bu kadar çok kişi varken bir İngiliz veya Alman gibi davranılamaz. İnsanların adaleti hissetmesi prosedürden daha önemli.
BÜLENT TİMURLENK
Ortada verilmeyen penaltılar, kırmızı kartlar varken VAR monitörlerinin 'sahibinden az kullanılmış satılık' gibi kullanılmasının açıklaması yok.

LEVENT TÜZEMEN: VAR ile ilgili MHK'nin yaptığı açıklama şu tekerlemeye benziyor; "Komşu komşu hu / Oğlun geldi mi / Geldi / Ne getirdi / İncik Boncuk / Kime kime / Sana bana / Başka kime / Kara kediye / Kara kedi nerde / Ağaca çıktı / Ağaç nerde / Balta kesti / Balta nerde / Suya düştü / Su nerde / İnek İçti / İnek nerde / Dağa kaçtı / Dağ nerde / Yandı bitti kül oldu…" Bir başka deyişle MHK bize La Fontaine'den Masallar'anlatıyor.
Bildirideki tek tek anlatılan maddelerin birebir aynı hataları sezon başından beri sahalarda yaşanıyor. Açıklamadaki, 'Minimum müdahale, maksimum fayda' vurgusu, VAR'a gidilmediği için geçerliliğini yitirmiş gibi görünüyor. Hakemler protokole rağmen VAR'a gitmekten korkuyor.
Oysa VAR hakemin namusunu kurtaracak bir nimet. Hakem hatalı düdük çalabilir, penaltıyı görmeyebilir, kartlık olayda da tercihini yanlış yapabilir. Bütün bu olumsuzluklar VAR sayesinde çok rahat düzeltilebilir. Her hafta takımların ciddi şekilde canları yanıyor, ancak hakemler ofsayt ve kırmızı kartlık olay dışında maçları VAR yokmuş gibi yönetiyor.
Taraftar öfkeli, kulüpler öfkeli, futbolcular ve yöneticiler öfkeli, medya da her türlü hatayı gündeme getiriyor.
VAR konusunda maalesef TFF vicdanları rahatlatacak bir adım atmıyor. O zaman bir karar alın, sezon sonuna kadar VAR sisteminin kullanılmayacağını açıklayın.
BÜLENT TİMURLENK: İki hafta önce VAR'a gitmeyen hakemlere bu direktifi veren(ler)in Türk futbolu için tümör olduğunu bu sayfada dile getirmiştim. Penaltı şüphesi olan pozisyonlarda, kırmızı kart gerektiren yaralayıcı darbelerde VAR odası sessizliğe gömülüyor. VAR'a gidilmez, VAR sizi çağırır, hakem kararını değiştirirse yara alır fikri, takımları yaralıyor. Hakemler neden ilk 4 haftanın ardından video monitörü kullanmayı bıraktılar, bunun açıklanması gerekiyor...
Ortada verilmeyen penaltılar, çıkmayan kırmızı kartlar varken VAR monitörlerinin sahibinden az kullanılmış satılık gibi kullanılmasının mantıklı bir açıklaması yok.
GÜRCAN BİLGİÇ: Hakemler yeteneksiz veya beceriksiz olduğu sürece Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp'in de yapacağı bir şey yok. İstifa etse yerine geçecek yönetimin de yok.
Aslında VAR protokolü doğru uygulanıyor.
İngiltere'de penaltı kararını VAR hakemi veriyor, maçın hakemi seyretmeye bile gitmiyor.
Fakat burası başka bir iklim. Net prosedür, 'siyah-beyaz kadar farklı olacak' diyor. Sanıyorum, hakemlerin VAR'a çağrılmaması bu 'grilik' bakışından kaynaklanıyor.
Bizim burada bu görüş geçmez.
Yusuf Namoğlu'nun dediği gibi, 'Git bir bak kardeşim' olmalı ki kimsenin aklında bir şey kalmasın. Federasyonun argümanı da kendine göre haklı olabilir. Ama komplo teorilerine meraklı ve inanan bu kadar çok taraftar, yönetici, futbolcu veya teknik adam varken bir İngiliz veya Alman gibi davranılamaz.
İnsanların adaleti hissetmesi prosedürden daha önemli.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Ben kendimi bildim bileli Türkiye'de her MHK ağır eleştirilere maruz kalır. Bunun da her zaman vurguladığım gibi en önemli nedeni ülkemizde dünyada benzeri olmayan büyük takımlar olayıdır. VAR protokolü geçen sene yanlış uygulanıyordu. Dünyadaki örneklerine baktığımızda da VAR devreye az giriyor ama bizde de şimdi hiç girmiyor.
Bu da yanlış. İkisinin ortasını bir türlü bulamadık. Bence asıl sorun burada.

BU GENÇLER EURO 2020'NİN YILDIZI OLUR

MURAT ÖZBOSTAN: Avrupa'daki oyuncularımız bu hafta başarılı işlere imza attılar. Çağlar, Cenk, Ozan ve Enes gol attılar. Yusuf ve Kaan asist yaptı. Cengiz sahalara dönerken, 11'de oynayan Mert de alkış aldı. Bu performansları nasıl değerlendiriyorsunuz?
BÜLENT TİMURLENK: Euro 2020'ye iki maç kala Avrupa'daki futbolcularımızın yüksek formu elbette ki Şenol Güneş'in yüzünü güldürüyor.
Burak'ın sakatlıkla boğuştuğu dönemde Cenk'e çok ihtiyacımız var. Çağlar, Premier Lig'de sezon sonunda en iyi 11'e girecek kadar iddialı ve kusursuz. Yusuf Yazıcı çıkışta...
Cengiz sakatlıktan döndü. Bu jenerasyon gittikleri ülkelerde adaptasyon problemi çekmeyecek kadar aydın ve kültürlü bir jenerasyon. Gerisi çok çalışmak ve vazgeçmemek.
Yüreğinizin götürdüğü yere gideceksiniz!
Genç yaşta yetenekleriyle Avrupa kulüplerinin kadrosuna kattığı bu oyuncular da sahaya yüreklerini koydukları futbolla İzlanda ve Andorra maçları öncesinde Türk milletini gururlandırdı. Bu oyuncular bize EURO 2020 umudunu aşılıyor ve orada da büyük başarılara imza atacağımıza inandırıyor.
LEVENT TÜZEMEN: Avrupa'da gururumuzu okşayan olaylara tanık olduk. 4 Türk oyuncusunun gol atması, ikisinin asist yapıp, ikisinin de mükemmel oynaması bizleri çok mutlu etti. Bu başarıda sadece oyuncuların performansı yok, Şenol Güneş'in de çok büyük katkısı var. Bu isimleri Şenol hoca göreve geldiğinden beri Milli Takım'a çağırıyor, onlara güveniyor ve destek oluyor. Milli Takım'da yakalanan motivasyon ve enerji milli oyuncularımızın performansını yükseltiyor.
GÜRCAN BİLGİÇ: Arda Turan dahil Avrupa'ya giden tüm oyuncularımız bulundukları takımın antrenman kalitesinden bahsettiler. 'Burası bambaşka' dediler.
Ülkemizin yetenek değil organizasyon sorunu var. Gençlerimiz doğru organizasyona kavuştuklarında ön plana da çıkıyorlar, skor da yapıyorlar.
Milli maçların yaklaştığı günlerde bu performanslar hepimizi çok sevindirdi.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Bizim futbolcularımızın dışarıdaki başarısı gerçekten gurur verici. Çağlar mükemmel oynuyor. Merih forma şansı bulamıyor ama Milli Takımımızın da temel direklerinden. Ben en çok Everton'da yedeğe düşen Cenk'in son dakikalarda attığı golle moral bulmasına sevindim.

ERSUN YANAL ARTIK KAZA YAPMAKTAN VAZGEÇMELİ!

ÖZBOSTAN: F.Bahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, "Kurguyla şampiyon olur diyenlere selam olsun.
Sezon bittiğinde herkesi arkamızda göreceğiz" dedi. Bu sözlere ne diyorsunuz?
BİLGİÇ: Enteresan bir durum yaşandı.
Trabzonspor-Göztepe maçında Sörloth'a çalınmayan penaltının bedeli, ertesi gün F.Bahçe'ye kesildi. Sosyal medya ve birçok yorumcu, 'Trabzonspor'a operasyon yapıldı'ya hükmederek bu sonucun F.Bahçe'ye avantaj sağlayacağını söyledi.
Normalde Trabzonspor'un puan kaybetmesini takip eden takımlar ister, üstündekiler değil. Yanal bunun farkında ve bu algı yönetiminin bedelini de Kayseri maçında verilmeyen penaltı, rakibe gösterilmeyen sarı kartlarla ödedi. Yanal şunun da farkında; bu takım her rakibi yenecek güçte. Zaten 'Tek eksiğimiz gol becerisi' ifadesini de bundan kullanıyor.
ÜRÜNDÜL: Eğer Beşiktaş, G.Saray ve Trabzonspor'dan bir tanesi seri galibiyetler alsa, F.Bahçe bugün lige havlu atmış olurdu. F.Bahçe'de takım savunması arızalar gösteriyor. F.Bahçe, Kayseri karşısında çok gol kaçırdı ama Kayseri de çok fırsatı harcadı. Bir sorun da şu; Yanal'ın orta alanda görevlendirmeyi düşündüğü 4 tane oyuncu var. Emre, Gustavo, Ozan ve Tolga… Dördünün de yapısı ön libero. Bir diğer görüşüm de Emre kesinlikle 10 numara pozisyonunda beklenen katkıyı veremez. Kruse oynadığı zaman da orta saha 2 kişi oluyor. 4 forvetli bir görüntü çıkıyor.
F.Bahçe, rakiplerinin de düşük performansını göz önüne alırsak şampiyonluk yarışında olacaktır ama puan kaybedilen her maçtan sonra, 'Bu kazaydı' diyerek bir yere varamazsınız.

MHK'DEN SAVUNMA: BARİZ DEĞİL!

VAR, hakemlerin 'VAR yokmuş gibi maç yönetmesi' üzerine kurulmuştur. Sistemdeki önemli nokta 'açık' ve 'bariz' kavramlarıdır
MERKEZ Hakem Kurulu (MHK), son haftalarda Video Yardımcı Hakem Uygulamasına (VAR) başvurulmaması hakkındaki eleştirilere bir bildiriyle yanıt verdi. Açıklamadan öne çıkan detaylar şöyle:
VAR protokolü hakemlerin 'VAR yokmuş gibi maç yönetmesi' gerekliliği üzerine kurulmuştur.
ÇOĞU karar hakemin kanaatine göre verilmektedir.
Protokolün ana felsefesi, minimum müdahale ve maksimum faydadır.
SISTEM 4 konuda müdahil olur. Goller (Atak başlangıç fazında kurallara göre açık ve bariz hata var mı, Ofsayt, vb.), penaltılar (Penaltılarda hakemin açık ve bariz bir hata yaptığı durumlarda ya da temas içeride mi dışarıda mı kararlarında), direkt kırmızı kartlar (İkinci sarı kartlar incelenemez.
Sadece direkt kırımızı olan ve hakemin açık ve bariz hata yaptığı pozisyonlar), yanlış kişiye gösterilen kartlar.
SISTEMDEKI önemli nokta 'açık' ve 'bariz' kavramlarıdır. Ceza sahasında oyuncunun formasının çekilmesi ve bırakılması:
Bu tip pozisyonlar açıktır, yani açık şekilde tespit edilebilir. Ancak bariz olmayabilir, yani yorumsuz bir şekilde cezalandırılması gereken bir ihlal oluşmamış olabilir. Çekmenin hızı ve şiddeti, diğer oyuncunun hareketini ve oyun oynamasını engelleme gibi kriterler, bariz olması konusunda hakemleri yönlendirmektedir.

HATA YAPAN CEZA ALIYOR!

CEZA sahasında defans oyuncusunun kolunu açması ve topun elle teması: Topun ele teması olabilir ancak bariz olması için topun ele net temasının kanıtlanabilmesi (kamera görüntülerinden), temasın olduğu anda ve pozisyonun akışında ekran görüntüsünden alınan verilerin elle oynama pozisyonları için dikkate alınan kriterlerle değerlendirildiğinde hakemin bariz bir hata yaptığının anlaşılması gerekmektedir.
Fotoğraf olarak elle temas net belgelendiğinde, pozisyonun bariz, yani kriterlerle tartışmasız penaltı olarak nitelendirilmesi durumunda, VAR hakemi pozisyona müdahil olabilir.
Ceza sahasında defans oyuncusunun rakip oyuncuya teması sonrası gerçekleşen ve penaltı beklenen pozisyonlar:
Temas net olabilir. Görüntülerden temas kanıtlanabilir. Ancak bariz olması için VAR hakeminin maçı yöneten hakemin ilgili pozisyonda yorum gerektirmeyecek bir hata yaptığını tespit etmesi gerekir.
HAKEM hata yaptığında, puanı düşmektedir.
Ayrıca hakem hata yaptığında eğer VAR müdahil olmazsa, onun da puanı düşer.

ANADOLU TAKIMLARININ AŞARISI TESADÜF DEĞİL

ÖZBOSTAN: Anadolu takımları ligde ilk üçteler (Alanya, Sivas, Yeni Malatya). Adeta büyüklere ders veriyorlar. Bu tablo için yorumunuz nedir?
BİLGİÇ: 3 takımın da ortak özelliği bir oyunları olması. Hem rakibe göre şablonları var hem de kazanmak üzerine bir planları. 3 teknik adam da oyuncularından maksimum performansı almak istiyor ve bunu başarıyor. 10 haftalık süreç bulundukları yerin tesadüf olmadığını gösterdi. Çünkü şampiyonluk adayı takımlarla da oynayıp kazandılar. Kışın gelmesiyle birlikte ağırlaşan sahalar ve sakatlık sorunuyla en iyi boğuşan takım yarışı sürdürür.
TİMURLENK: Alanya ve Malatya taktik zekası yüksek teknik adamlarıyla İstanbul'a mesaj yolluyorlar. Yabancılardan çok daha iyi verim alıyorlar ve kondisyonları da klasik zirve adaylarından çok daha iyi. Zirvede kalabilmeleri için ligin 4 ağabeyini deplasmanlarda devirmeleri gerekiyor.
TÜZEMEN: Üç kulübün de başında hedefleri olan teknik adamlar var. Sergen Yalçın ve Erol Bulut, başarılarıyla göz kamaştırıyorlar. Bu başarının temelinde kulüplerin ayaklarını yorganlarına göre uzatmaları var.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
La Fontaine’den masallar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN