Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

Emniyet'in internet sitesi: Zaman kaybı!

Mayıs'ın 11'inde, metrobüsten inip 19.00 sularında Söğütlüçeşme'den taksiye bindim. Öne oturdum.
Baktım şoför sigara içiyor. Söndürmesini istemek yerine camı açtım. Üşümüş, kapatmamı istedi. "Sen sigaranı söndür, ben de camı kapatayım" dedim.
Tartışma başladı. Ama gerginlik çok değildi. Derken işi tehdide vardırdı. "Ben 14 yıl hapis yattım. Ama 10 kişinin de canına okudum. Hiç pişman değilim. Bir 14 yıl daha yatarım" dedi.
Söylediği uydurma da olsa, düpedüz tehdit ediyordu. Araçtan indiğimde plakasını ve kapısında yazan taksi şirketini not ettim.
Normal olarak bu tip atışmaları eve varınca unuturum. Ama bu adam fazla ileri gitmişti. Eminim başkalarına da aynı şekilde davranıyordur.
Hiç denememiştim. Emniyet'in internet sitesini açtım. "Şikâyet" bölümüne hatırladığım her şeyi yazdım.
Derken geçen hafta bir polis aradı. Karakola gidip şikâyet etmeliymişim. Prosedür böyleymiş. "Peki, ben internetteki o formu niye doldurdum... Demek ki hepsi boşunaymış" dedim.
Boşuna değilmiş. Neymiş peki? Bir işe yaramıyorsa, boşunadır.
Ben Emniyet'teki modernleşmeyi destekliyorum. Bununla ilgili sürüyle yazı yazdım. İzin verin de yanlışa, yanlış diyeyim.
Madem gayet ayrıntılı biçimde doldurduğum o form bir işe yaramıyor... Madem karakola gidip şikâyetimi tekrarlamam gerekiyor... O şikâyet formunu internete niye koyuyorsunuz? "Şikâyetinizi en yakın karakola bizzat bildiriniz" deyin olsun, bitsin.
Bizi ne diye uğraştırıyorsunuz? Telefon ederek, e-mail göndererek, siz niye boşuna emek ve vakit harcıyorsunuz?
Ben karakola gidip şikayette bulunmayacağım. Ne yaparsanız yapın.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA