X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kamunun tatil israfına neşter
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kamunun tatil israfına neşter

  • Giriş Tarihi: 17.1.2013 12:46 Güncelleme Tarihi: 17.1.2013 13:32

Başbakan Erdoğan, kamu personelinin yaz kamplarına yeni düzenleme getirileceğinin işaretini verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ekmek israfının karşılığı olan 1,5 milyar lira ile 162 bin asgari ücretliye maaş ödenebileceğini, 500 okul, 500 yurt ya da 500 kilometre bölünmüş yol yapılabileceğini belirterek, ''Milletçe bir öz eleştiri yapmak durumundayız, ekmeği alırken, ekmeği bölerken, ekmeği sofrada, masada öylece bırakırken artık bir değil, bin defa düşünmek zorundayız'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, ''Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası''nın başlaması dolayısıyla TOBB İkiz Kuleler'de düzenlenen törendeki konuşmasında, ülke olarak israf edenlerin değil tasarruf edenlerin yanında bulunmak zorunda olduklarını söyledi.

İktidarda oldukları 10 senede tasarrufun çok büyük faydalarını gördüklerini, tasarruf edilmesi gerek çok ciddi kalemler, başlıklar bulunduğunu belirten Erdoğan, son Bakanlar Kurulu toplantısında Türkiye'de kamu ve kuruluşlarının gayrimenkullerin israfı konusu üzerinde önemle durduklarını bildirdi.

Kamu kurum ve kuruluşlarının sosyal tesis adı altında gayrimenkul israfı yaptıklarını ifade eden Erdoğan, ''Buralarda da çok ciddi israf var, neden? Senede 1 ay gidecekler veya 2 ay gidecekler, oralarda kamp yapacaklar, ondan sonra ne olacak? Ondan sonra 10 ay buraları çıplak, çürümeye yüz tutacak. Neymiş? 'Kamu mensuplarının oralarda yazın tatillerinin geçirmesine fırsat vermek' illa devlet böyle bir şey yapacaksa belli otellerle anlaşırsın, yazın giderler oralarda tatillerini yaparlar. İşin sevki idaresi budur, anlayış budur ama bu tür anlayışlar bize maalesef yerleşmiyor'' dedi.

Somali'den Myanmar'a, Haiti'den Nijer'e kadar dünya üzerinde ulaştıkları her yerde bu tür yanlışları ve bunları düzeltme yönündeki çabaları muhataplarına anlattıklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Şunu da burada samimiyetle ifade etmek durumundayım; her ne kadar bu tablo çok vahim olmasa da artan zenginlikle birlikte Türkiye'de de israfın boyutları hiç arzu etmediğimiz seviyede büyüyor. Bu israfı daha fazla büyümeden önleyebilmek için çabalarımızı sürdürüyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) israf konusunda son derece anlamlı bir araştırma yaptığını, Türkiye'deki durumu ortaya koyduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Bu araştırmadan bazı önemli detayları sizlere açıklamak istiyorum. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yaptırdığı araştırmasına göre; Türkiye'de günde 25 bin 300 ton ekmek üretiliyor, yıllık ekmek üretimi ise 9,2 milyon ton, 250 gramlık standart ekmek büyüklüğü dikkate alındığında günde 101 milyon, yılda ise 37 milyar adet ekmek üretimi gerçekleşiyor. Bir yılda üretilen ekmeğin parasal karşılığı 26 milyar lira, yani bunu eski rakama vuracak olursak 26 katrilyon. Tüketime baktığımız da günde 24 bin, yılda 8,7 milyon ton, yani günde 95 milyon, yılda ise 35 milyar adet ekmek tüketiliyor. Bunun da parasal karşılığı 24,3 milyar lira, buradan israfın boyutu ortaya çıkıyor. Ülkemizde günde bin 500 ton, yılda 550 bin ton ekmek israf ediliyor, çöpe atılıyor. Adet olarak günde 6 milyon adet, yılda 2 milyar adet ekmek maalesef çöpe gidiyor. Bu israfın ekonomik büyüklüğü ise yıllık 1,5 milyar lira, eski rakam 1,5 katrilyon. Araştırmada ekmeğin nerelerde israf edildiği de ölçüldü. Evlerde alınan ekmeğin yüzde 2,9'u israf ediliyor, lokanta, otel ve benzeri yerlerde alınan ekmeğin yüzde 3'ü israf ediliyor, öğrenci yemekhanelerinde ise israf oranı maalesef yüzde 7'ye kadar yükseliyor. Zenginleşme israfı artırıyor, zenginleşen ülkelerde ekmek çeşitliliği artıyor, ekmek tüketimi azalıyor ama ekmek israfı büyüyor.''


''BEYAZ EKMEK DENİLEN EKMEĞİ SOFRALARIMIZDAN KALDIRALIM''

Başbakan Erdoğan, beyaz ekmeğin artık sofralarda kaldırılması gerektiğine işaret ederek, geçen günlerde ilgili bakana ''Artık ekmek işinde farklı bir döneme girmeliyiz. Beyaz ekmek denilen ekmeği sofralarımızdan kaldıralım, artık has, samimi buğday unundan ekmek üretelim, bunun yanında kepek oranı yüksek ekmeği sofralarımıza getirelim'' dediğini söyledi.

Erdoğan ''Yani gıda bunda, güç bunda, kuvvet bunda. Her şeyinden arındırılmış hatta zararlı beyaz ekmek... Niçin biz bunu yapıyoruz? Bizim dedelerimiz, ninelerimiz bu beyaz ekmeği mi yiyordu? Tam aksine buğdayı alıyordu değirmende öğütüyordu oradan elde ettiği unla ekmeği üretiyordu. Şimdi onun adımlarını atıyoruz, inşallah bunu başlatıyoruz, başladı, hızla da bunu yaygınlaştıracağız'' diye konuştu.

Türkiye'de ekonominin büyümesine paralel olarak ekmek çeşitliliğinin arttığına, ekmek tüketiminin azaldığına ancak israfın da büyüdüğüne dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''2008 yılında günde 5 milyon ekmek israf edilirken, 2012 yılında bu rakam 6 milyon adete çıkmış durumda. Bunlar gerçekten acı rakamlar, bunlar daha fazla büyümeden mutlaka önlemi alınması gereken rakamlar. Çünkü ekmek israfı sadece ekmek israfı anlamına gelmiyor. Tohum, gübre, mazot, su, tuz, elektrik ve benzeri daha birçok israf da ekmekle gerçekleşmiş oluyor. Bir hesaplamaya göre, 1 kilo ekmek için 1,6 litre su harcanıyor. Buna göre, yılda israf edilen 6 milyon ekmek için maalesef 880 milyar litre su boşa harcanmış oluyor. Tabii bir de ekonomik kaybımız var. Yılda ekonomik olarak söylüyorum, ekmek israfının karşılığı olan 1,5 milyar lira ile 162 bin asgari ücretliye maaş ödenebilir, 500 okul, okul eksiğimiz var ya veya 500 yurt veya 500 kilometre bölünmüş yol yapılabilir. İsraf yoluyla ne yazık ki biz bu ekonomik kaynağı çöpe atmış oluyoruz. Bu noktada milletçe bir öz eleştiri yapmak durumundayız, ekmeği alırken, ekmeği bölerken, ekmeği sofrada, masada öylece bırakırken artık bir değil bin defa düşünmek zorundayız.''

Milletin sahip olduğu medeniyetin, kültürün ve inançların büyüdükçe israf eden bir millet olmaya asla izin vermeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizler bir akarsudan abdest alsak dahi o suyu israf etmekten imtina eden bir geleneğe, bir anlayışa, bir inanca sahibiz. Bu kadar hassas. 'Nasıl olsa akarsu, akıp gidiyor, bol bol al' hayır, orada bile dikkat edeceğiz. Bir yerlerde dostlarımız, kardeşlerimiz açlıkla imtihan edilirken bizim ekmeği çöpe atmamız asla kabul edilebilir bir şey değildir. Biz hiçbir zaman o çöp konteynerlerinin içerisinde ekmek arayan insanları görerek yücelen bir ülke olamayız, güçlenen bir ülke olamayız, tam aksine onlar bizi zillet imtihanıyla imtihan etmelidir. Biz 'bu hale nasıl düştük' bu soruyu kendimize sormamız lazım. Onların olmaması lazım, olmaması için de sadece o insanların karnının doyması meselesi değil atıklar oralarda bulunmaz bilmeleri lazım. Bunu başardığımız anda çok şey hallolacaktır, onun için bu kampanya çok önemli. Bizim muhatabı olduğumuz emir son derece net, yüce Rabbimizden bize gelen bu emir: Ey iman edenler yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz.''


''ALLAH HİÇBİRİMİZİ BİR DİLİM KURU EKMEĞE MUHTAÇ ETMESİN''

Başbakan Erdoğan, bugün başlatılan kampanyayı çok önemsediğini vurgulayarak, kampanyanın ciddiyetle, kararlılıkla takip edilmesi ve yürütülmesi gerektiğine işaret etti. Erdoğan, ''Aziz milletimizden, vatandaşlarımızdan tüm kurumlarımızdan bu konuda daha duyarlı olmalarını ayrıca rica ediyorum. Zira biz büyüdükçe dejenere olan, bozulan, zenginleştikçe özünden, ruh kökünden uzaklaşan bir millet olamayız, olmamalıyız'' dedi.

''Mağluptur bu yolda galip olan'' sözünü anımsatan Başbakan Erdoğan, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olurken, dünyanın en büyük israfçısı haline gelinmesi durumunda galip değil mağlup olunacağını kaydetti. Erdoğan, ''Biz inşallah farklı büyüyeceğiz, değerlerimizle büyüyeceğiz. Şunu da asla unutmayalım müsrifliğin sonu, müflis olmaktır, buna dikkat edeceğiz. İsraf iflasa sürükler'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''Allah hiçbirimizi bir dilim kuru ekmeğe muhtaç etmesin'' diyerek konuşmasını bitirdi. Erdoğan, daha sonra fuayede bayat ekmeklerden hazırlanan ikramlıkların tadına baktı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.